Kürtler ve Irak: İşte Bağdat'ı sarsan 24 saatin öyküsü

Erbil (Rûdaw) - Bağdat'ta, olayların tam ortasında Irak için yeni bir tarih yazılıyor.

14 Mayıs 2026; bugün, Irak Parlamentosu'nun yeni bir hükümete güvenoyu verdiği gün.

Rûdaw  TV’de yayınlanan "Hîn jî Maye" (Daha Var) programının son bölümü Bağdat’ın kalbinde kaydedildi.

Yeni Irak Başbakanı Ali Zeydi hükümetinin güvenoyu almasından sadece 24 saat önce, "Hîn jî Maye" ekibi müzakerelerin tam merkezindeydi.

Burada, Yeşil Bölge’nin devasa kapılarının ardında siyasetçiler sadece hükümeti değil; kararları, makamları, rütbeleri, gelirleri ve yetki sınırlarını da paylaşıyorlar.

Temel soru şu: Bu hükümette Kürtlerin hakkı nedir? Bağdat güçlü bir bölge mi istiyor, yoksa söz dinleyen ve zayıf bir bölge mi?

“Sorunların yüzde 60’ı Kürdistan Bölgesi’nin hatasıdır”

Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB/YNK) Grubu içerisinde Bağdat’a yönelik görüşler farklılık gösteriyor. KYB Grubu Yazmanı Sirwa Muhammed, Kürtlerin haklarını korumak için kurumlar içinde güçlü bir şekilde yer alması gerektiğini belirtiyor.

Grup Başkanı Herêm Kemal Ağa ise bölge siyaseti merkeziyetçiliğe doğru evrilse de anayasa nedeniyle Irak’ta bir "darbe" yaşanmayacağı görüşünde.

KYB Grubu Sözcüsü Dilan Gafur ise farklı bir noktaya değinerek, "Sorunların yüzde 60’ı, hatta belki daha fazlası Erbil'in hatasıdır" diyor.

“Kürtlerin kimsesi yok”

Mazin Garib ise iddialı bir söz vererek, "Bu sefer 140. Madde’yi uygulama planımız var, bu söz bizim sorumluluğumuzda olsun" açıklamasında bulunuyor.

Diğer yandan Pola Sirwan, Kürtlerin "yalnızlığına" dikkat çekiyor ve tüm bileşenlerin uluslararası desteği olduğunu belirterek, "Ancak Kürtlerin kimsesi yok" diye ekliyor.

KDP Grubu: KDP, Kürtlerin varlık mücadelesini veriyor

Kürdistan Demokrat Partisi’nden (KDP) Hakim Faruk ise "Bağdat’ın şeffaflığından" bahsediyor. KDP Grubu Sözcüsü Dr. Daner Abdulgaffar, "KDP Kürtlerin varlık mücadelesini veriyor; biz Şiiler içinde erimek için çabalamadık" ifadelerini kullanıyor.

Cotyar Hıdır da Bağdat’ın zihniyetinin 2003’ten beri değişmediğini ve ekonomik baskı yoluyla Kürdistan Bölgesi’nin gelişimini engellemek istediklerini vurguluyor.

KDP Grup Başkanvekili Dr. Rebiwar Hadi önemli bir denkleme işaret ediyor:

"Irak’ın istikrarı Kürtlerin haklarına bağlıdır."

Hadi, iki tarihi örnek veriyor: Birincisi, IŞİD döneminde Kürdistan Bölgesi’nin kapılarını Iraklı göçmenlere açması. İkincisi, İran’ın ABD ve İsrail ile olan savaşı sırasında Irak’ın petrol ihracatında sorunlar yaşandığında, Irak’ın petrolünü Kürdistan Bölgesi hattı üzerinden ihraç etmesi.

Sipan Şirvani de dertli; Erbil ile Bağdat arasında güvenin kalmadığını ifade ediyor.

Kanun Devleti’nden söz: Sorunların yüzde 90’ını çözeceğiz

Kürt fraksiyonların dışında, Nuri el-Maliki’nin Kanun Devleti Koalisyonu’ndan Ali Şelan Deraci, Kürtlere büyük bir vaatte bulunuyor:

"Bu sefer Kürdistan halkının maaş sorunlarının yüzde 90’ını çözeceğiz, bu bizim sözümüz olsun."

“İçeride demokrasi, dışarıda silah”

Saat akşam dördü geçti. Parlamento içinde demokratik süreç işliyor ancak dışarıda askeri güçler silahlarıyla konuşlandırılmış durumda.

Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani, etkili bir aktör olarak parlamentoya ulaştı.

Güvenoyu süreci olaysız geçmedi.

Aralarında bir KDP adayının da bulunduğu bazı bakanlar yeterli oyu alamadı. KDP kanadı sessiz kalmayı tercih etse de bu durum üyeler arasında tepkiye yol açtı.

Sert tartışmaların üzerinden altı ay geçti ve taraflar bir anlaşmaya vardı. Ancak her zamanki gibi Bağdat’ta sadece anayasa yetmiyor; haklarını almak için güce sahip olman da gerekiyor.

Yeni hükümet; yolsuzluk ve krizlerle dolu bir devleti devraldı. Burada haklar, kapalı kapılar ardında ve büyük güçlerin rızasıyla netleşiyor.

Eski korkular hala yerli yerinde duruyor ve sorunlar çözülmek yerine sadece erteleniyor.