Sêmêl'de Koçer Kültürü ve 'Süt Ürünleri Festivali'

Duhok (Rûdaw) - Duhok'un Sêmêl ilçesinde, Kürdistan Bölgesi'nin otantik lezzetlerinin sergilendiği ve koçerlik yaşam kültürünün tanıtıldığı Yöresel Süt Ürünleri Festivali kapılarını açtı.

Kürdistan Bölgesi'nde yüzyıllardır nesilden nesile aktarılan koçerlik kültürü ve hayvancılık mirası, Sêmêl'de düzenlenen özel bir festivalle yeniden hayat buluyor. "Girê Gewrê" yerleşkesinde düzenlenen ve hazırlıkları büyük bir titizlikle yürütülen festivalde, bölgenin en kaliteli yöresel ürünleri ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor.

Rûdaw Duhok Ofisi Sorumlusu Nasır Ali'nin aktardığı bilgilere göre; festival alanında bölgenin akil insanları ve uzmanları, misafirlere ikram edilecek en seçkin ürünleri belirlemek için yoğun bir mesai harcıyor.

Pazarda bulunmayan yöresel lezzetler

Sêmêl'deki etkinliği sıradan gıda festivallerinden ayıran en temel özellik, günlük pazarlarda kolay kolay bulunmayan nadir Kürt lezzetlerinin bir arada sunulması. Festival masalarını süsleyen başlıca ürünler şunlar:

Festivalde; geleneksel yöntemlerle elde edilen yoğun kıvamlı yöresel kaymak "Sertu", bahar aylarında toplanan kenger otuyla hazırlanan özel yoğurt "Kengirmast" ve taze semizotundan yapılan bir diğer yöresel yoğurt çeşidi "Pirpînemast" öne çıkan lezzetler oldu. Bunların yanı sıra doğal yöntemlerle üretilen yöresel çökelek "Nanseg" ile "Lor", meşhur Kürt sade yağı ve doğal pekmez çeşitleri de festival tezgahlarındaki yerini aldı.

"Amacımız yeni nesillere köklerini hatırlatmak"

Festivalin öne çıkan isimlerinden ve Sêmêl'in tanınmış simalarından Heso Ağa, hayvancılığın bölge halkı için taşıdığı tarihi anlama dikkat çekti. Festivalin sadece bir gıda sergisi olmadığını belirten Heso Ağa, şunları kaydetti:

"Burada, Sêmêl'de göçebeler olarak bizim temel mesleğimiz her zaman hayvancılık olmuştur. Bu festival sadece yiyeceklerin sergilenmesi değil, atalarımızın mirasının korunması anlamına geliyor. Yeni neslin köklerinin nerede olduğunu, nereden geldiklerini bilmesini istiyoruz."

Geçmişte hayvancılığın bir zenginlik sembolü olduğunu hatırlatan Ağa, "Eskiden hayvanınız varsa yoksulluk nedir bilmezdiniz. Cebinizde paranız olmasa bile, elinizdeki süt ürünleri her yerde geçer akçeydi, kolayca paraya çevrilirdi" diye konuştu.

İşgücü eksikliği: Çobanlar Türkiye'den getiriliyor

Süt ürünlerinin ekonomik değerine rağmen bölge halkı, gençlerin hayvancılığa ilgisizliğinden şikayetçi. Yaşam tarzının değişmesi, kentleşme ve çocukların eğitime yönelmesiyle birlikte tarım ve hayvancılık sektöründe ciddi bir işgücü kaybı yaşanıyor. Bu durum, sürü sahiplerini yüksek maliyetlerle komşu ülkelerden, özellikle de Türkiye'den çoban getirmeye mecbur bırakıyor.

Organizatörlerden Nesreddin Ali ise festivalin bu gidişatı değiştirmek için bir fırsat olduğu görüşünde:

"Bu festival hepimiz için bir uyanış zili niteliğinde. Yöresel ürünlerimize olan talebin hala çok yüksek olduğunu ve bu sektörün bölge halkı için ne kadar büyük bir gelir kaynağı olabileceğini herkese göstermek istiyoruz."

Bugün başlayan ve toplam üç gün sürecek olan festival, Sêmêl koçerlerinin ellerinden çıkan doğal lezzetleri deneyimlemek isteyen tüm ziyaretçilerini bekliyor.