Kürdistan 13 yıldır Suriye'de kayıp

Şam (Rûdaw) - Suriye’nin başkenti Şam, binlerce acı hikayeyi bağrında saklıyor. Bu hikayelerden biri de, 13 yıl önce yalnızca ismi nedeniyle tutuklanan ve Suriye zindanlarında kaybolan “Kürdistan”a ait.

İnsan hakları örgütlerinin raporlarına göre, Suriye iç savaşı boyunca en az 150 bin kişi zorla alıkonularak kayboldu. Bu kayıpların binlercesini Kürtler oluşturuyor. “Kürdistan”ın hikayesi ise bu trajedinin en çarpıcı örneklerinden biri olarak hafızalarda yer ediniyor.

“Kürt davasına inancımdan dolayı adını Kürdistan koydum”

Aslen Efrin’in Bülbül nahiyesinden olan 60 yaşındaki anne Hanife Halil, Kürdistan’daki gelişmelerden etkilenerek ve Kürt davasına olan sevgisi nedeniyle kızına “Kürdistan” adını verdiğini söylüyor.

Kızının hikayesini Rûdaw muhabiri Viviyan Fettah’a anlatan Halil, şunları dile getirdi:

“Ben 14 yaşındayken Kürdistan'da savaş vardı. Mesud (Başkan Mesud Barzani) ve Büyük Baba Barzani (Molla Mustafa Barzani) hakkında çok şey duyardım. Kızımın adını Kürdistan koydum. Kızım da büyüyünce, ‘Benim adımı Kürdistan koydunuz, ben de Peşmerge kıyafetlerini giymek istiyorum’ derdi.”

Kontrol noktasında alıkonuldu, 13 yıldır akıbeti bilinmiyor

1988 yılında Şam’da doğan ve nüfusu Efrin’in Bülbül ilçesine kayıtlı olan Kürdistan, 2012 yılında henüz 24 yaşındayken Şam’daki bir hükümet kontrol noktasında durduruldu. Rejim güçleri, kimliğinde yazan ismi gerekçe göstererek genç kadını gözaltına aldı.

Anne Hanife Halil, kızının yaşadığı ayrımcılığı şöyle anlattı:

“Okulda çok zeki ve yetenekli bir öğrenciydi ancak ismi nedeniyle hakkını yiyorlar, onu başarılı saymıyorlardı.”

“Sednaya’da 800 ila 1000 Kürt tutuklu vardı”

Ailesi, Kürdistan’ın Suriye’nin en kötü şöhretli hapishanesi olarak bilinen Sednaya’da tutulduğuna dair duyumlar aldı. Ancak yetkililer, kadın tutukluların genellikle farklı merkezlerde tutulduğuna dikkat çekiyor.

Sednaya Hapishanesi'nde beş yıl kaldıktan sonra kurtulan Sednaya Tutuklu ve Kayıplar Derneği Yöneticisi Diyab Siri, Rûdaw’a yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Ben Sednaya Hapishanesi'nde beş yıl kaldım. Elimizdeki istatistiklere göre 2011–2021 yılları arasında yaklaşık 30 bin kişi Sednaya’ya girdi. Tahminlerimize göre sağ kurtulanların sayısı 5 bini geçmedi. Bunların arasında yaklaşık 800 ila 1000 kişi Kürt'tü. Sednaya’da kadınlar bulunmuyordu; orası erkek tutuklulara özgü bir hapishaneydi. Kadınlar genellikle Hava İstihbarat, Askeri Güvenlik, Siyasi Güvenlik ve Devlet Güvenliği merkezlerinde ya da Adra Hapishanesi’nde tutuluyorlardı.”

Anne Hanife Halil hâlâ umutlu

Şam’da rejim güçlerince alıkonulan 1988 doğumlu Kürdistan’ın akıbeti hâlâ bilinmiyor.
Anne Hanife Halil, kızının bir gün çıkıp geleceği umuduyla yaşamını sürdürüyor.