Rojava’da gözler yarınki parlamento seçimlerinde: Kürtlerin sandalye sayısı tartışılıyor
Erbil (Rûdaw) - Rojava kentlerinde yarın yapılacak Suriye Parlamentosu seçimleri öncesi Kürtlerin parlamentodaki temsili yeniden tartışma konusu oldu. Kürtlerin nüfus oranına rağmen parlamentoda çok sınırlı sayıda sandalyeyle temsil ediliyor. Yorumculara göre Kürtlerin Suriye Parlamentosu’nda nüfusuna göre en az 35 sandalye ile temsil edilmesi gerekiyor.
Yarın Rojava’daki kent merkezlerinde Suriye’deki yeni kurulan rejimin parlamentosu için sbir seçim yapılması planlanıyor.
Rûdaw Rojava muhabiri Vivyan Fetah, mevcut tabloda Kürtlerin Suriye Parlamentosu’nda yaklaşık 9 milletvekiliyle temsil edilmesinin beklendiğini belirterek, bunun Kürt nüfusuna kıyasla yetersiz olduğuna dair tepkilerin olduğunu ifade etti.
Rojava’nın Haseke, Kobani, Kamışlo ve Efrin gibi kentlerde Kürt nüfusu yoğunlukta.
Haseke’de 15 sandalye var, sadece bir kısmı Kürtlere gidiyor
Vivyan Fetah, Suriye hükümetinin seçim sisteminde Kürtleri ayrı bir toplumsal blok olarak tanımadığını belirterek, Haseke vilayetine ayrılan 15 sandalyenin Kürtler ve Araplar arasında paylaştırıldığını söyledi.
Fetah’ın aktardığına göre:
Kamışlo’da 4 sandalye için 7 aday yarışıyor.
Haseke kent merkezinde 3 sandalye için 13 aday bulunuyor.
Derik’te 2 sandalye için 2 aday yarışıyor.
Kobani’de de seçim yapılacak.
Fetah, seçimlerin yalnızca hükümet kontrolündeki bölgelerde değil, daha önce seçim yapılmayan Özerk Yönetim bölgelerinde de gerçekleştirileceğini ifade etti.
PYD ve ENKS’nin tutumu
Demokratik Birlik Partisi’nin (PYD)seçimlere doğrudan katılmadığı ancak partiye yakın isimlerin bağımsız ya da farklı listeler üzerinden aday gösterildiği belirtildi.
Fetah, bazı adayların Özerk Yönetim kurumlarında daha önce görev aldığını ve PYD’ye yakın isimler olarak değerlendirildiğini söyledi.
Öte yandan Suriye Kürt Ulusal Konseyi’nin(ENKS) adaylarına ilişkin tartışmaların da sürdüğünü ifade eden Fetah, seçim sisteminin karmaşık yapısı nedeniyle aday dağılımının net biçimde ayrıştırılmasının zor olduğunu kaydetti.
Oy kullanacak seçmen sayısı sınırlı
Ayrıca Vivyan Fetah’ın verdiği bilgilere göre seçimlerde herkes oy kullanamayacak. Oy verme hakkı, önceden belirlenmiş seçici kurul üyeleriyle sınırlı olacak.
Haseke vilayetinde yaklaşık 2 milyonluk nüfusa rağmen yalnızca yaklaşık 210 kişinin oy kullanma hakkına sahip olduğu belirtildi.
Rûdaw muhabiri, bu sistemin demokratik temsil açısından eleştirildiği ve Kürtlerin parlamentodaki gerçek ağırlığını yansıtmadığı değerlendirmesi yapıldı.
Prof. Dr. Elî Mîranî: Kürtlerin Suriye Parlamentosu’nda en az 35 sandalyesi olmalı
Öte yandan Duhok Üniversitesi Yeni Tarih ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Elî Mîranî, Suriye’de Kürt nüfusunun yüzde 15 ila 20 arasında olduğunu belirterek, Kürtlerin parlamentoda en az 25 ila 35 sandalye ile temsil edilmesi gerektiğini söyledi.
Rûdaw bültenine konuk olan Mîranî, Dilbixwîn Dara’nın sorularını yanıtladı ve Kürtlerin Suriye Parlamentosu’ndaki temsil oranını değerlendirdi.
“Kürt nüfusu yüzde 15’in üzerinde”
Mîranî, Rojava ve Suriye’deki Kürt nüfusunun sanıldığından çok daha yüksek olduğunu belirterek, özellikle Halep’teki Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahalleleriyle Kobani ve Afrin’de yaşayan Kürtlerin sayısının Cizîre bölgesindeki Kürtlerden daha fazla olduğunu ifade etti.
Ayrıca Şam ve Hama’da da önemli bir Kürt nüfusunun bulunduğunu söyleyen Mîranî, “Kürtlerin nüfusu yüzde 15’in üzerindedir” dedi.
“250 sandalyeden Kürtlere yalnızca 6 ya da 9 sandalye verilmesi kabul edilemez”
Mîranî, 250 sandalyeli Suriye Parlamentosu’nda Kürtlere yalnızca 6 ya da 9 sandalye ayrılmasının gerçek temsil anlamına gelmediğini belirtti.
“Kürtlere sadece yüzde 6’lık temsil verilmesi kabul edilemez” diyen Mîranî, bunun ileride daha da düşük bir temsile zemin hazırlayabileceği uyarısında bulundu.
Mîranî, “Yarın Kürtlere ‘Demokrasi sürecindeki payınız budur’ denebilir. Hatta ileride bu sayı daha da azaltılabilir” ifadelerini kullandı.
“Kürtlere kota verilmeliydi”
Suriye’de ulusal uzlaşının sağlanması için Kürtlerin parlamentoda blok halinde temsil edilmesi gerektiğini savunan Mîranî, Şam yönetiminin Kürtler için özel bir kota belirlemesi gerektiğini söyledi.
“Kürtlerin bu ülkenin kendi ülkeleri olduğunu hissedebilmesi için parlamentoda en az 25, 30 ya da 35 sandalye verilmeliydi” dedi.
Mîranî, mevcut yaklaşımın geçmişteki Baas yönetiminin zihniyetini sürdürdüğünü savunarak, Kürtlere yönelik bakış açısının değişmesi gerektiğini ifade etti.
“Boykot çözüm değil”
Röportajda seçimlerin boykot edilmesi tartışmalarına da değinen Mîranî, boykotun Kürtler açısından doğru bir yöntem olmadığını söyledi.
Kuzey Kürdistan örneğini veren Mîranî, tüm baskılara rağmen Kürtlerin seçimlere katıldığını ve parlamentoda temsil edilmeye devam ettiğini belirtti.
“Her yerde bulunmalı ve sesinizi duyurmalısınız” diyen Mîranî, ancak Kürtlerin düşük temsil oranını kolayca kabul etmemesi gerektiğini vurguladı.
“Kürtler hakları konusunda ısrarcı olmalı”
Mîranî, Kürt siyasi hareketlerinin hak talebinde kararlı olması gerektiğini ifade ederek, Kürtlerin parlamentodaki temsil oranı konusunda müzakereleri sürdürmesi çağrısında bulundu.
Kürtlerin Suriye’deki siyasi geleceğinin, yürütülecek müzakereler ve temsil gücüyle doğrudan bağlantılı olduğunu söyleyen Mîranî, “Kürtler hak ettiklerinden daha azını kabul etmemeli” dedi.
Ne olmuştu?
Suriye geçici hükümeti, bölgeyi yöneten Rojava Özerk Yönetimi ve Rojava'nın fiili askeri gücü olan Demokratik Suriye Güçleri (DSG) ile o dönemde yaşanan gerilimler nedeniyle 2025’in Ekim ayındaki yasama seçimlerinde Rojava'yı kapsam dışı bırakmıştı.
Aralık ayı sonunda patlak veren ve haftalarca süren şiddetli çatışmaların ardından Şam ve DSG 29 Ocak'ta Rojava'nın tüm sivil ve askeri kurumlarını devlet kontrolü altında birleştirmek (entegre etmek) için dönüm noktası niteliğinde bir anlaşma imzalamıştı.
Bu anlaşma, 70 milletvekilinin geçici cumhurbaşkanı Ahmed Şara tarafından atandığı 210 üyeli ülke meclisinde Kürt temsiliyetine yönelik çabaların ilerlemesine de yardımcı oldu.
Dolaylı seçim sistemi uygulamaya konulmuştu
Şam yönetimi, komitelerin alt komiteleri atadığı, bunların da uzmanlar ve toplum liderlerinden oluşan bir seçiciler kurulunu belirlediği dolaylı bir seçim sistemi uygulamaya koymuştu. Yerel alt bölge komiteleri 6 bin üyeli bir seçiciler kurulu seçmiş; bu kurul ise ekim seçimlerinde yaklaşık bin 500 aday arasından meclisin 140 üyesinden 121'ini belirlemişti.
Bu adaylar komiteler aracılığıyla önerilmiş ve seçim otoritesi tarafından onaylanmıştı. Geriye kalan 19 koltuk ise kuzeydoğudaki Haseke ve Rakka vilayetleri ile güneydeki Dürzi çoğunluklu Süveyda vilayetine ayrılmıştı.