ROJAVA’DA ARAP KEMERİ- Ehmed Sofi: İthal Araplar, Kürtlerin arazilerini satıyor

1 saat önce
Rûdaw Grafik
Rûdaw Grafik
Etiketler Ehmed Sofi Rojava İthal Araplar Derik Suriye Araplaştırma
A+ A-

Bazı çevrelerin "Arap Koridoru" olarak da adlandırdığı Arap Kemeri (Zinara Erebî), Baas rejiminin 52 yıl önce, 1974 yılında Rojava’da hayata geçirdiği ırkçı bir proje. Planlaması 1965 yılına dayanan bu proje, Suriye’nin modern tarihinde Kürtlere karşı yürütülen en kapsamlı mülksüzleştirme ve asimilasyon operasyonu olarak biliniyor.

Baas rejiminin bu projedeki temel amacı, Rojava topraklarını işgal ederek Kürt halkının atalarından kalma topraklardaki varlığını sona erdirmekti.

Arap Kemeri, 1962 yılında yapılan ve 120 binden fazla Kürt’ün vatandaşlık hakkından mahrum bırakıldığı Haseke nüfus sayımının bir devamı niteliğindeydi.

Rejim, Rakka ve Tabka’daki Arap aşiretlerine mensup 4 bin aileyi; Derik’ten Serê Kaniyê’ye kadar uzanan hat üzerindeki 41 Kürt köyüne yerleştirdi. Bu Araplara bölgede "Erebên Xemir" (Gamir Arapları), "Mexmûrî" veya "ithal Araplar" gibi isimler veriliyor.

Son dönemde bu Araplar, aslında Kürtlere ait olan bu arazileri satmaya başladı.

Derik’te 800 dönüm arazisine el konulan Suriye Kürt Demokrat Partisi (PDK-S) Yerel Komite Üyesi Ehmed Sofi, Rûdaw’da Dilbixwin Dara’nın sunduğu Rojava bültenine konuk olarak bu satışların yarattığı tehlikeleri anlattı.

Rûdaw: İthal Araplar arazi satmaya devam ediyor mu?

Ehmed Sofi: Arap Kemeri Arapları tarafından Kürt arazilerinin satılma süreci devam ediyor. Kürtlerin atalarından kalma tarlaları şu an bu Arapların elinde. Bu araziler Kürdistan’ın bir parçasıdır ve Kürt halkının iradesi dışında Suriye topraklarına dahil edilmiştir. Bu sürecin amacı Kürdistan’ı parçalamaktı; biz eskiden Bakur ve Rojava demez, "Serxet ve Binxet" (Hattın altı ve üstü) derdik. Şu an bu Arapların elindeki Kürt arazilerinin yüzde 90’ının satıldığını söyleyebilirim. Bu arazileri savaş tüccarları satın alıyor.

Rûdaw: Bu arazileri satın alanlar Kürt mü?

Ehmed Sofi: Bu arazileri satın alanların çoğu Kürtlerdir. Ayrıca kara para aklamak isteyenler de bu işe giriyor. Bu kişilerin birer savaş tüccarı olduğu bilinmelidir. Aracı tüccarlar vasıtasıyla bu toprakları mülkiyetine geçirenlerin çoğu maalesef Kürt.

Rûdaw: Özerk Yönetim bu satışlara izin veriyor mu?

Ehmed Sofi: Özerk Yönetim birkaç yıl önce bu arazilerin satışının yasak olduğuna dair bir karar almıştı ancak maalesef şu an bu sürece göz yumuyorlar. Bu yüzden satışlar sürüyor. Bu Araplar 1974’ten beri bölgemizde yaşıyorlar ama Rojava toplumuna asla entegre olmadılar. Onlar da bir gün bu topraklardan çıkacaklarını ve arazilerin asıl sahiplerine iade edileceğini çok iyi biliyorlar.

Rûdaw: Yarın asıl sahipler gelip "Burası bizimdir" dediğinde, satın alanlarla aralarında sorun çıkmayacak mı?

Ehmed Sofi: Bu süreç 1973’te başladığında, PDK-S bir bildiri yayımlayarak buna karşı çıktı. O dönem partimizin yöneticileri olan Hacı Deham, Kenanê Egîr, Muhammed Nezir Mustafa, Muhammed Emin, Muhammed Fahri, Abdullah Mele Ali ve Hamid Sino bu projeye karşı mücadele ettikleri için 8 yıl hapis yattılar. Benim arazilerim de şu an o Arapların elinde. Bazı kişiler arazilerimi onlardan satın almak istedi; yanlarına gidip "Topraklarımızı satın almanızı kabul etmiyoruz" dedim.

Rûdaw: Sizin ne kadar araziniz onların elinde?

Ehmed Sofi: Babamdan kalma 800 dönümden fazla arazi şu an onların elinde.

Rûdaw: Arazisini satan Araplar bölgeden ayrılıyor mu?

Ehmed Sofi: Hayır, satanlar gitmiyor. Aileleri de çok genişledi. Her biri 4 kadınla evlendi, çocuk sayıları çok arttı. 2011 öncesinde köyümüzde 50 aile vardı, şimdi 150’den fazla aile var. Yerlerini iyice sağlamlaştırdılar.

Rûdaw: Sizin arazinizi almak isteyenlerle ileride karşı karşıya gelmeyecek misiniz?

Ehmed Sofi: 10 yıl önce arazilerimizi almaya çalışanlar olduğunu duyduk; Deriklilerdi ve birbirimizi tanıyoruz. Yanlarına gidip "Bu babamın toprağıdır, babam bu topraklar için zindanlara girdi, burayı alamazsınız" dedim. "Bizden tek bir kişi bile hayatta kaldığı sürece toprağımızı kimseye vermeyiz" diye uyardım.

Bugün de söylüyoruz; o Araplardan alınan tapular ve belgeler sahtedir, hiçbirine güvenmiyoruz. Topraklarımızı elimizden aldıklarında Baas rejimi bize "Size Ebu Menasib köyünde toprak vereceğiz" demişti. Biz de "Neden köyümüzün çevresinde bizi tazmin etmiyorsunuz?" diye sorduk. Rejim ise "Gidin sizi Barzani tazmin etsin" diyordu. Bizi Kezwan Dağı’nın güneyine sürmek istiyorlardı.

Rûdaw: Neden o uzak arazileri Araplara vermediler? Kendi toprağınızın başkalarının elinde olması çok zor bir durum. Çıkmalarını istemediniz mi?

Ehmed Sofi: 1974’ten beri bu Araplarla çok kez karşı karşıya geldik. Ben çocukken aramızda kavga çıktığında eski rejimin polisleri köyümüz Bana Qesrê’ye gelir, sadece kadın ve çocukları bırakıp tüm erkekleri tutuklardı. Bu mücadele hep sürdü. Topraklarımıza el konulması sadece 1973 ile sınırlı kalmadı.

Daha sonra Araplar, elimizde kalan tek yer olan köyün bayırını da almak için rejime başvurdu. Atalarımız o bayırı kendi elleriyle taşlardan temizlemişti ama orayı da elimizden aldılar. Baas hükümeti her zaman onların arkasındaydı, büyük zararlar gördük. Rojava genelinde Kürtler ile bu Araplar arasında defalarca çatışmalar yaşandı.

Yorumlar

Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın

Yorum yazın

Gerekli
Gerekli
 

Son paylaşılanlar

Foto: Avrupa Haber Değişimi Birliği (ENEX) İcra Direktörü Adrian Wells

Adrian Wells: Şifa Gerdi Ödülü, dünyadaki kadın muhabirlerin yeteneklerini onurlandırmaktır

Avrupa Haber Değişimi Birliği (ENEX) İcra Direktörü Adrian Wells, Şifa Gerdi Ödülü'nün yalnızca cesur bir gazetecinin mirasını yaşatmakla kalmadığını; aynı zamanda dünya çapındaki en yetenekli kadın muhabirleri onurlandıran umut dolu bir an olduğunu belirtti.