Erbil (Rûdaw) – Matematiğin Nobeli olarak bilinen Fields Madalyası sahibi Kürt bilim insanı Koçer Birkar, yaratıcı düşüncelere sahip olmanın önemli olduğunu, Kürt halkının birden çok Koçer Birkar’a ihtiyaç duyduğunu söyledi.
Selahaddin Üniversitesi tarafından bugün başkent Erbil’de düzenlenen törenle Kürt bilim insanı Koçer Birkar’a fahri doktora ünvanı verildi. Törende Başbakan Neçirvan Barzani, Başbakan Yardımcısı Kubad Talbani, bakanlar, öğretim üyeleri ve çok sayıda akademisyen de hazır bulundu.
Törende bir konuşma yapan Birkar hayatından kesitler anlatarak önerilerde bulundu.
Merivan’da sıradan bir ailenin çocuğu olarak doğdu
Kürdistan Bölgesi'nde bilimsel projeler üzerine çalışacağını belirten Birkar Koçer, başarılarla dolu hayat hikayesini şu şekilde anlattı:
"40 yıl önce, 1978’de Merivan şehrine yakın Ney Köyü'nde doğdum. Doğduğum köyde bugünkü gibi eğitim imkanları yoktu. İnsanların ancak birkaç yıl okuyabilecek imkanları vardı. Ekonomik durum daha fazla okumaya el vermiyordu. Çünkü o dönem okumaya devam etmek isteyenler başka şehre gitmek zorundaydı.
Doğduğum yıl İran’da devrimi gerçekleşti ve durum iyice kötüleşti. Devrim öncesinde de durum iyi değildi. Doğduğumda hem siyasi ve idari olarak durumlar pek iyi değildi. O yıllarda İran ve Rojhılat’tra yaşam tarzı da değişmeye başladı. Aynı zamanda insanlar üzerindeki baskılar artmaya başladı. Kısacası endişe verici bir ortam vardı.
6 yaşında okula başladım. O dönem İran-Irak savaşı vardı. Savaş, bombalaman ve savaş uçaklarının her an tepemizde gezdiği bir çocukluk geçirdim. Köyümüzde okul vardı ama nasıl bir okul; şimdiki okullar veya Avrupa'dakiler gibi değildi. Bir kaç odadan oluşan ev, okul olarak kullanılıyordu.
Ailesi okumasına destek verdi
Öyle bir ortamda beni ve arkadaşlarımı eğittikleri için öğretmenlerime teşekkür ediyorum. Sadece onlara değil, yaşamım boyunca beni eğiten, bir şeyler öğreten tüm öğretmenlerime buradan teşekkür ediyorum. Aynı şekilde o kötü ortamda biz çocuklarını yetiştirdikleri, okula gönderdikleri için anne ve babama teşekkür ediyorum. Sadece birimiz değil, hepimizin okuması için üstün bir çaba gösterdiler. Bir kız kardeşim ve dört erkek kardeşim var. Anne ve babam hepimizin okuması için çok çaba gösterdi.
10 yaşımda, 5'inci sınıftayken Matematik dersinde yetenekli olduğumu farkettim. Sebebini bilmesem de o zaman üzerinde fazla durmadım. Öyle görünüyor ki Matematik, tabiatım ve yapıma uyuyordu. İki yıl sonra abim Haydar, matematiği daha fazla geliştirmem için bana çok yardımcı oldu. Sadece Matematik değil Fizik dersinde de bana yardımcı oldu. Bu şekilde örnek alacağım bir abimin olması benim için büyük bir şanstı. Haydar abim, sadece matematik ve fizik alanında bilgi sahibi değildi, yaratıcı ve dahiyane bir çocuktu. Her zaman yeni şeyler üretmeye, geliştirmeye çalışıyordu. Okul hayatım ve eğitimime çok önem veriyordu.
Sadece ders kitapları ile sınırlı kalmadı
Ortaokul'a geçtiğimde matematiğe olan sevgim arttı. Matematik konusunda daha istekli ve azimliydim. Merivan'da çok iyi matematik kitaplarının olduğu bir kütüphane vardı. O kitapların neden oraya getirildiğini halen anlamıyorum çünkü kimse onları okumuyordu. Gerçekten çok iyi kitaplardı. Onları alıp okumaya başladım. Okul kitapları değildi. Okul dışında okumak içindi. Ortaokul sonrası okula gidemeyenler için hazırlanan Açıköğretim kitaplarıydı.
Evet, sadece okul kitapları okumak yeterli değil, daha fazlasını okumalıyız. Ben o kitapları, not yükseltmek veya diploma almak için değil, matematiği anlamak adına okuyordum. Bir sanat olarak, çok sevdiğim bir şey olarak görüyordum. Kürt toplumunda 'şiiri çok seviyorum' derseniz herkes sizi anlar. Ama 'matematik okuyorum ve çok seviyorum' deseniz kimse buna anlam vermez. Maalesef halen de böyle bir anlayış yok. 'Dünya ve tabiatı anlamak için fiziği çok seviyorum' derseniz yine anlam verilmez.
Daha sonra Tahran Üniversitesi'nde Matematik Bölümü okudum. Ortaokuldayken sadece lise açıköğretim kitapları okumakla yetinmemiştim, matematikte yaratıcı olmaya çalışıyor, araştırmalar yapmaya çalışıyordum. Başkasının kitaplarını okumakla yetinemezdim, kendim yeni bir şeyler üretmeliydim diye düşünüyordum. Çevremde bunu yapan ve bana yol gösterecek hiç kimseler yoktu, bu yüzden büyük yaratımlarım olmadı. Ancak herhangi bir alanda 'bir şeyler yaratmalıyım' düşüncesine sahip olmak gerçekten çok önemlidir.
Dünyanın birçok ülkesini dolaştım, örneğin Çin gibi ülkelerde bu çalışmaların sistematik olarak geliştirildiğini gördüm. Öğrenciler Ortaokul'dan sonra araştırmalara başlıyor. Araştırmaların çok derin ve güçlü olması önemli değil. Önemli olan yaratmak ve üretmeye alışmaktır. Ortaokul'da yaptığım gibi, üniversitede de sürekli araştırıyordum. Üniversite kitaplarıyla yetinmiyordum, kütüphaneden farklı kitaplar alarak sürekli araştırmalar yapıyordum. Gerçi araştırmalar çok derin ve çok güçlü değildi.
Soyismini Kürtçe matemetik anlamına gelen “Birkar” olarak değiştirmiş
2000 yılından sonra İngiltere'ye giderek matematik alanına doktora eğitimine başladım. O zaman adımı Koçer Birkar olarak değiştirdim. Kendi kişiliğimi yansıtan bir isim olmasını istemiştim. Koçer, bir yerde durmayan, sürekli bir yerden başka bir yere gidendir. İngiltere'de mülteci olduğum için bu bana tam uyuyordu. (Kürtçe'de "Matematik" anlamına gelen) "Birkar" da kişiliğimi yansıtıyor. "Koçer Birkar" bir araya geldiğinde "dünyada matematiği arayan" anlamına geliyor. Matematik mültecisi gibi bir anlam da çıkabilir.
Doktora bittikten sonra yine İngiltere'deki üniversitede çalışmaya başladım. İşim ders anlatmak, eğitim vermekti ancak çoğunlukla araştırmaydı. 25 yıllık yoğun matematik uğraşı bana Fields Matematik Ödülü'nü kazandırdı. Bu bir günlük yarış veya bir aylık çalışma ile gelen başarı değildi. 12 yıllık yoğun çalışma ile buraya vardım. Temele inecek olursak 25 yıllık bir çalışmanın ürünüdür.
Bilgi kadar yaratıcılık da gerekiyor
Bunu söylemekte amacım şu; yaratıcı bireyler yetiştirmek istiyorsanız uzun bir zaman boyunca çok çalışmanız gerekiyor.
Şimdi konuşmamın ikinci konusuna geliyorum; Her ülkenin bilgi sahibi yaratıcı insanlara ihtiyacı var. Yaratıcı bilgin bir şeyleri bilen o bilgi ile icatlar yapandır. Sadece bilmek ve diploma sahibi olmak sorunlarımızı çözmez. Bu şekilde hiç bir ülkeye yetişemeyiz. Gelişmiş ülkelere baktığımızda icat eden yaratıcı kişiler sayesinde bu seviyeye çıktıklarını görüyoruz.
Sadece 1, 2, 3, 4, 5 kişiyle ülke ilerlemez. Bizim daha fazla Koçer Birkar'a ihtiyacımız var, sadece bir kişi değil. Bu yüzden bilgi sahibi mucitler yetiştirmemiz lazım. Yaratıcı bilginler çocukluktan itibaren yetişmeye başlar. Çocuğun büyüdüğü evde, anne, baba ve çevresindekiler o çocuğun şahsiyetini ilk etkileyenlerdir. Öğrenme ve yaratıcı olmaya sevk edebilirler. 5 yaşındaki bir çocuk yaratmaya başlayabilir.
İyi eğitim çocuklukta başlar
5 yaşında bir çocuğum var, 3 yaşındayken yeni bir gemi yapmasını sağlamaya çalıştım. Gelişmiş, ayrıntılı bir gemi olması önemli değildi. Ancak yeni bir şey yaratma yeteneği kazandırmak önemlidir. Aileden sonra okul ve öğretmenlerin etkisi çoktur. Okulun öğrenme ve yaratma kabiliyetini geliştirmesi lazım. Çocuk ve öğrenci arasındaki bağ çok önemlidir.
Maalesef bizde özellikle eski zamanlarda yaratıcı çocuklara baskı yapılır. Yani çevre onu daha iyi şeyler öğrenmeye teşvik etmiyor. Halen bu var mı bilmiyorum, umarım daha iyi bir duruma gelmişizdir. Ancak öğretmen ve öğrenci ilişkisi çok önemlidir. Çok iyi bir öğretmen çok iyi ve yaratıcı öğrenciler yetiştirebilir. İşte bütün bunlar, üniversitelerden bilgi sahibi yaratıcı kişilerin çıkmasında etkili oluyor.
Şimdi Amerika, İngiltere gibi gelişmiş ülkelerde bilgi sahibi yaratıcı kişiler yetiştirmek için, yaklaşık 200 bin pound harcanıyor. Çocukluktan büyüyünceye kadar. Demek istediğim bu gibi şeyler kolay olmuyor, zaman gerekiyor, sermaye gerekiyor.
Kürdistan Bölgesi hükümetine öneriler
Burada, Kürdistan Bölgesi yönetiminden bir talebim var; Bunun üzerinde çalışsınlar. Çocukluktan üniversiteye kadar bu kişilere destek olsunlar. Yaratıcı ve mucit kişiliğe sahip olanlara destek verin. En iyi öğrenciler dışarıya gidip okumalı ve en iyi araştırmaları yapanlar gelip burayı inşa etmeliler. Yani her alanda en iyilerine destek olun.
Bir kaç kişiyle beraber, Kürtler arasında eğitim ve bilimin önemini artırmak için bir kurum kurmanın sevincini yaşıyorum. Daha önce değindiğim gibi maalesef Kürtler arasında eğitim ve araştırma seviyesi oldukça düşük. Sebeplerini hepimiz biliyoruz ancak bu sebepleri tekrar ederek hiçbir şekilde gelişemeyiz. Üzerinde çalışmaya mecburuz.
Bilgi sahibi yaratıcı kişilikleri eğitmek için bir kurum açmayı düşünüyoruz. Elimizde bazı projeler var, Kürdistan Bölgesi Hükümeti yetkilileriyle oturup bu projeleri konuşmak istiyoruz. Belki bir şekilde önümüzdeki 10 yıl içinde bilgi sahibi mucitler yetiştirebiliriz.”
Yorumlar
Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın
Yorum yazın