Haber Merkezi - HDP, eşi Ebru Işık'a şiddet uyguladığı iddia edilen Muş Milletvekili Mensur Işık'ı 2 yıl süreyle partiden çıkarma cezası verdi.
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, Diyarbakır'da partisinin Yerel Yönetimler Bürosu'nda gazetecilere gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
Beştaş, “Basın toplantımızın girişinde Merkez Disiplin Kurulumuz, Muş Milletvekilimiz Munsur Işık ile ilgili, eşine şiddet uygulaması sebebiyle yakından takip edilen bir vaka. Merkez Disiplin Kurulumuz en son karar için yaptığı toplantı şöyle bir karar aldı. Disiplin Kurulumuz, ilkelerimiz gereği, tabii ki kadının beyanı ilkesi esastır ilkesinden hareketle tarafları dinledi hem Mensur Işık’ı hem de Ebru Işık’ı dinledi. Daha kısa sürede karar çıkması yönünde toplumda bir beklenti vardı” dedi.
“Işık’a 2 yıl boyunca partiden çıkarma cezası verdi”
“Takdir edersiniz ki, Merkez Disiplin Kurulu da belirli kurallara uymak zorunda” diyen Beştaş, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Savunma hakkı gibi kurallara uymak zorunda, savunmalar alındı, iddialar alındı. Bunun üzerine Mensur Işık’a 2 yıl süreyle geçici çıkarma cezası verildi. Bunu ilk kez Diyarbakır’dan açıklıyoruz. HDP olarak bizim için kim tarafından ve kime uygulanırsa uygulansın şiddet kabullenemeyeceğimiz bir şeydir. HDP olarak yaklaşımımız bu konuda da nettir. Aile içi şiddet konusunda da toplumsal şiddet konusunda da mücadele eden parti olarak bundan sonraki tutumumuz daha güçlü bir şekilde devam edecektir. Üzgünüz, partimizden bir milletvekilinin böyle bir mesele ile anılması, böyle bir şiddet uygulaması bizi derinden sarsmış, üzmüştür. Ama bu bizim tutumumuzu asla etkilememiştir. Bu konuda bir söz söylememiz gerekirse başta Muş halkı olmak üzere, halkımıza öz eleştiri konusunda kaçınmayacağız, halkımıza özeleştirel yaklaşımımız devam edecek. Şiddet, kesinlikle bizim hiçbir şekilde ıskalayacağımız, arkasında duracağımız ya da meşru göreceğimiz bir olgu değildir. İlkin bu kararı paylaşmak istedim. Tekrar etmem gerekirse iki yıl süreyle geçici çıkarma cezasıyla cezalandırıldı. Parti ile iki yıl boyunca ilişkisi kesilmiştir.”
“İnsanlığın asla unutmayacağı 33 Kurşun Katliamını lanetliyoruz”
Bugünün, 28 Temmuz 1943’te Van’ın Özalp ilçesinde, 33 kişinin hayvan kaçakçılığı iddiasıyla 3’üncü Ordu Komutanı Orgeneral Mustafa Muğlalı’nın emriyle yargısız kurşuna dizilmesinin 77’inci yıl dönümü olduğunu hatırlatan Meral Danış Beştaş, “Bundan 77 yıl önce Kürt halkının hafızasından hiçbir zaman unutulmayacak ve insanlığın vicdanında mahkum olan olaylardan biridir” dedi.
Baştaş, “Van Özalp’ta 33 Kürdün kaçakçı oldukları gerekçesiyle katledilmesi. Orgeneral Mustafa Muğlalı tarafından gerçekleştirilen bu katliamda 32 kişi kurşuna dizilerek insanlık dışı bir şekilde öldürüldü. Bu olayın faili olan Muğlalı adeta kahramanlaştırıldı ve ismi kışlalara verildi. Muğlalının isminin kışlalara veren zihniyeti ve bu zihniyete karşı mücadelemizin dün olduğu gibi bugün de devam edeceğimizi belirtmek isterim” ifadelerini kullandı.
“İstanbul Sözleşmesi kadına yönelik şiddeti engelleyen bir metin”
HDP Grup Başkan Vekili Beştaş, “Son haftalarda İstanbul Sözleşmesi, temel gündemlerden birisi. Bundan 9 yıl önce büyük bir sükse ile iktidar partisi tarafından imzalanan İstanbul Sözleşmesi, şimdi iktidarın hedefinde. Biliyorsunuz her gün İstanbul Sözleşmesi'nin kaldırılmasına dönük konuşmalar yapılıyor. O zaman iktidar, bu sözleşmenin bir Türkiye ilinin ismini almasından büyük bir memnuniyet ve onur duyarak gerçekleşmesini hedeflemişti” dedi.
“Bunun arka planının paylaşılması gerektiğini düşünüyoruz” diyen Beştaş, sölerine şunları ekledi:
“İstanbul Sözleşmesi nedir? İstanbul Sözleşmesi’nin temel algısı kadınların şiddet görmemesidir. Hayatın hiçbir alanında ve diliminde kadınların şiddet görmemesidir. Buna dair çok ayrıntılı bir sözleşme kaleme alınmış; kadınların her türlü şiddetten korunması, kadınlara yönelik şiddet faillerin cezalandırılması gibi çok titiz hazırlanan bir metin. Sözleşme, psikolojik şiddet, fiziki şiddet, zorla evlendirilme, kürtaja zorlama, zorla kısırlaştırma, kadın sünneti, tecavüz ve taciz gibi cinsel taciz olmak üzere bütün şiddet yöntemlerini içeriyor. İstanbul Sözleşmesi nedir diye halk tarafından soruluyor. Çünkü bazı anketlerde bilinmediği yönünde yorumlar var. Ama İstanbul Sözleşmesi aslında biliniyor. Bugüne kadar uygulanmadı, iktidar bilinçli bir şekilde uygulamıyordu. Çünkü kadına yönelik şiddeti meşrulaştıran, hoş gören, kadını eve kapatan ve biat etmesini sağlamak isteyen bir iktidar aklıyla karşı karşıyayız.”
“Kürt kadınlarına, Kürt çocuklarına özel bir yönelim var”
Son dönemdeki kadın cinayetlerine dikkat çeken Beştaş, “Bu kampanyalar bütün ülkeyi suç mahalline çeviriyor ve bu işin mağduru saldırıya uğrayan kadın oluyor. İşte dün Pınar, önceki gün Fatma Altınmakas ve bu konuda ismini sayamayacağımız kadar kadın bu şiddetin mağduru oluyor” dedi.
Meral Danış Beşta, “Bölgemizde, Kürt illerinde ayrıca önemle üzerinde durmamız gereken bir mesele var. Failin kolluk olduğu tecavüz ve taciz vakaları. Buna ilişkin kamuoyunu son dönemde yansıyan ve genellikle üstü örtülen ve cezasızlıkla ödüllendirilen olayları da gayet iyi biliyoruz. Önce Şırnak'ta sonra İdil'de failin kolluk olduğu taciz ve tecavüz ve istismar vakaları yaşandı. M.O tutuklanmadı bile. 20 gün boyunca bir kadına tecavüz eden bir insan tutuklanmadı, failin kolluk gücüdür, uzman çavuştur diye tutuklanmadığı böyle bir manzara yaşıyoruz. Bunu kabul etmemiz mümkün değildir. Kadına yönelik şiddetten ayrı olmasa bile, ayrı bir şiddet yöntemi olduğunu görüyoruz. Bu özel bir saldırının devrede olduğunu gösteriyor. Kürt kadınlarına, Kürt çocuklarına özel bir yönelimle, kolluk gücüyle ister korucu ister polis ister asker böyle bir taciz ve tecavüzün yaşandığını biliyoruz. Bunu da bir namus meselesi üzerinden tarif eden bir yaklaşıma tanıklık ediyoruz. Bu failler yargılanmıyorlar serbest bırakılıyorlar. Batman’daki olayda olduğu gibi” değerlendirmesinde bulundu.
Yorumlar
Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın
Yorum yazın