İlham Ahmed: Türkiye'nin Efrin'den çekildiği söylendi, Serê Kaniyê de devredecekler
Erbil(Rûdaw) – Rojava Özerk Yönetim Dış İlişkiler Dairesi Eş Başkanı İlham Ahmed, Şam ile varılan anlaşmanın askeri ve güvenlik boyutlarına ilişkin , "Üçü Haseke'de, biri Kobani'de olmak üzere Demokratik Suriye Güçleri (DSG) saflarına katılacak dört yeni tugayın oluşturulacağını" ifade etti. Ahmed, Türk yetkililer ile yaptıkları görüşmede 'Türk yetkilerinin güçlerini Efrin'den çekildiğini aktardıklarını' söyledi.
Özerk Yönetim Dış İlişkiler Dairesi Eş Başkanı İlham Ahmed, zoom üzerinden uluslararası düzeyde gazetecilerin Şam ile DSG arasında varılan anlaşmaya ilişkin sorularını yanıtladı.
Varılan anlaşmanın "Kan dökülmesini durdurmak amacıyla imzalandığını, temel maddelerinden birinin de kalıcı bir ateşkesin sağlanması olduğunu" belirtti.
Macron ve Lindsey Graham'ın Rolü
İlham Ahmed, "Özerk Yönetim'e anlaşmaya varması için baskı yapıldı mı?" sorusuna net bir cevap verdi:
"DSG'nin bu maddeleri kabul etmesi için herhangi bir baskı olmadı. Aksine biz bir fırsat olduğunu biliyorduk. Altını çizmemiz gereken maddeler vardı. Bir yandan da savaşın önünün alınması ve bir huzur ortamında anlaşma maddeleri üzerine görüşmelerin olması konusunda bir duyarlılık söz konusuydu. Bu konuda nasihatlar vardı, takip ediliyordu. Fransa Cumhurbaşkanı Macron'la günlük telefon ile görüşmemiz oluyordu. Amerikalı Senatör Lindsey Graham da bu konu üzerine açıklamalarda bulunuyordu. Yani hem askeri hem de siyasi şahsiyetler arası sürekli bir diyalog söz konusuydu. Batı ülkeleri hatta Arap ülkeleri de dahil bu süreç ağır bir diplomasi trafiği ile yürütüldü. Herkesin çabası savaşı durdurmak ve bir anlaşmaya varılması içindi. Hali hazırda bu anlaşma yapıldı ancak ayrıntıları nasıl olacak, hayata geçirilmesi için ne yapılması gerekiyor bu konularda çabalar sürüyor."
"Güvenlik güçleri bölge halkından oluşturulacak"
Bölgenin durumu ve yerel güçlerin varlığına ilişkin olarak İlham Ahmed, "Asayiş güçlerimizin yerlerinde kalacağı ve hiçbir gücün yerel güçlerimizin yerini almayacağı konusunda güvence verildi” dedi.
İlham Ahmed ayrıca bir miktar Suriye güvenlik gücünün Kamışlo ve Haseke şehirlerine gireceğine işaret etti, ancak "güvenlik sorumlularının bölge halkından olacağını" vurguladı.
Anlaşmaya Şam hükümetinin uyacağına dair garantinin ne olduğu ve diğer bileşenlerin haklarına ilişkin gelen soruya İlham Ahmed "Hem iç güvenlik hem de şehrin idaresinde bölge halkının kurumlarda yer alması, bir düzeye kadar garanti sağlayacaktır. Bölge halkı kendisini yönetecek. Bu anlama bizim ile devlet arasında imzalandı. Aleviler ve Dürzilere ilişkin ise genel anayasa düzenlendiğinde diğer bileşenlerin, farklı kültürlerin haklarının nasıl korunacağı o zaman gündeme gelecek. Suriye’nin anayasası yazımı için bir süreç daha olacak" yanıtını verdi.
"Haseki valisini biz belirleyeceğiz"
Bölgenin idaresi ve yönetimi konusunda Dış İlişkiler Dairesi Eş Başkanı "Haseke Valisi bizim tarafımızdan belirlenecek" dedi.
Ayrıca sınırların korunmasına da değinen Ahmed, bu görevin bizzat bölge halkının sorumluluğunda olacağını söyledi.
"Üç tugay oluşturulacak, komutanları Kürt olacak"
Ahmed DSG’nin nasıl yer alacağına ilişki bir soruya “Üç tugay oluşturulacak DSG içerisinde yer alacak ve komutanı Kürtlerden oluşacak. Kobani alayı Halep’e bağlanacak” dedi.
"Kobani tugayı Halep'e bağlı olacak"
İlham Ahmed, "Kobani tugayı neden Halep'e bağlı olacak?" sorusunu yanıtladı ve bunun nedenini idari yapılanma ile açıklayarak şöyle dedi:
"Kobani resmi olarak Halep'e bağlıdır. Kobani'deki resmi kurumlar olduğu gibi kalacak."
Ayrıca İlham Ahmed, Kobani üzerindeki kuşatmanın kalkacağını dile getirerek, "M4 yolu açılacak, anlaşmada Kobani üzerindeki kuşatmanın kalkması maddesi var. Kobani Kapısı için Türkiye ve Şam ile görüşmelerimiz sürüyor" dedi.
"YPJ, DSG içinde kalacak"
İlham Ahmed, Kadın Savunma Birlikleri'nin (YPJ) akıbeti hakkında konuştu ve YPJ'nin Demokratik Suriye Güçleri’nişn (DSG) bir parçası olarak kalacağını vurguladı:
“YPJ, DSG içerisinde yer alan bir güçtür. Tugaylar oluşturulduğunda kadın gücüde içeresinde yer alacak. Bizim güçlerimiz kadın ver erkeklerden oluşuyor. Bu şekilde yer alacaklar “
Kadın güçlerinin ise bu tugaylarda yer alıp almayacağına ilişkin soruya ise Ahmed, "Bu ayrıntıları konuşmadık" dedi.
"Şam Kürtçe eğitim diplomalarını tanıyacak"
İlham Ahmed'in değindiği anlaşmanın bir diğer önemli başlığı ise eğitim ve diplomalar konusuydu. Ahmed, "Kürtçe alınan tüm diplomaların tanınacağını" belirtti ve eğitim-öğretim sürecinin "anadil"de olması gerektiğini vurguladı.
"2 saat Kürtçe ders çok az"
Diğer yandan İlham Ahmed, Kürtçe eğitim konusuna dikkat çekti ve mevcut öneriye karşı memnuniyetsizliğini dile getirdi.
Ahmed, bu konudaki görüşmelerin süreceğini belirterek şöyle dedi:
"Haftada 2 saat Kürtçe ders çok azdır, diyalog devam edecek."
“Türkiye Efrin’den çekildi”
Türkiye’nin bu süreçteki rolüne ilişkin İlham Amed şu bilgileri paylaştı:
“Dün Türk yetkilileri ile bir görüşmemiz oldu. Bize söylediklerine göre Efrin’den çekilmişler. Resmi olarak Efrin’de varlıkları kalmadı. Bize söylenen bu. Devlet yetkilileri de(Şam) bunu teyit etti ‘bize teslim ettiler’ dediler. Sivil kurumlar, siyasi, idari yapılar, teslim edilmiş.
Sêre Kaniyê’den hala çekilmemişler. Ama devretmeye hazırlanıyorlar. Teslim edip çekileceklerini söylüyorlar. Resmi olarak bizi bu konuda bilgilendirdiler.”
Türkiye'nin anlaşmaya yaklaşımına ilişkin soruya Ahmed, "Türkiye’nin tavrı ise dün Hakan Fidan açıklamasında anlaşmayı destekledikleri yönünde. Bu toplantıda bize verilen bilgide Türkiye’nin anlaşmayı destekledikleri yönünde. Umarız bu destek sürer" şeklinde yanıt verdi.
"Kürdistan Bölgesi anlaşmada rolü vardı"
Kürdistan Bölgesi'nin rolüne ilişkin ise İlham Ahmed "Kürdistan Bölgesi’nin bu anlaşmada önemli rolü vardı. Birçok görüşmemiz onlar da şahitti. Büyük destekleri oldu" ifadelerini kullandı.
Bakanlıklar düzeyinde nasıl yer alınacak?
Bakanlık düzeyinde Kürtler nasıl yer alacağına ilişkin ise Ahmed “Savunma Bakanlığı yardımcılığı netleşti. Diğer bakanlıklar konusunda bir ayrıntı konuşulmadı. Biz aracı olan uluslararası güçlere de söyledik bu bakanlıkların belirlenmesi gerekiyor” dedi.
Sınır ve havalimanlarının yönetimi
İlham Ahmed, sınır kapıları ve havalimanlarının kontrolü konusunda da bu yerlerin devlet kontrolünde olacağını ancak çalışanların bölge halkından olacağını belirtti.
Semalka Kapısı
İlham Ahmed, Rojava’yı Kürdistan Bölgesi’ne bağlayan Semalka/Peşxabur Sınır Kapısı hakkında da değişiklik olmayacağını doğruladı ve“Semelka Kapısı açık kalacak. Anlaşmada da belirtildiği üzere şuana kapıda çalışan görevliler devlet memurları olarak çalışmaya devam edecekler” dedi.
“Tehlike henüz geçmiş değil ayakta olmaya devam edin”
Diasporadaki Kürtlere de teşekkür eden İlham Ahmed, “Dünyanın dört yanındaki Kürt dostları ve Kürtlere teşekkür ediyorum.
Kürtlerin dünyanın her yerinden gösterdiği desteği arkamızda bir dağ gibi hissettik. Bir ittifak oldu anlaşmaya vardık. Ancak tehlike geçmiş değil. Anlaşmanın uygulanması ve hayata geçmesi için halkımız, destek olmalı ve ayakta olmaya devam etmeliyiz” ifadelerini kullandı.
ABD’ye mesaj
ABD’ye de bir mesajı olduğunu belirten İlham Ahmed şunları dile getirdi:
“ABD’ye mesajım birlikte IŞİD’e karşı ortak ittifak içerisinde savaştık. Yeni Suriye’nin inşasında da ortaklık sürmeli. Uluslararası topluma ise mesajım Kürtlerin sesi duyulmalıdır. Dünyada hakları resmi olarak tanınmayan ikinci büyük halk Kürtlerdir.”
Türkiye’deki barış sürecine de değinen Ahmed “Türkiye’deki barış sürecine de yönelik de tehlike oluşuyor. Rojava’daki ateşkes sayesinde bugün barı süreci yürüyor. Türkiye her zaman Kürtleri en önemli sorun olarak görüyor. Ya olacak ya olacak başka yolu yok” dedi.
Güncellenecek...