Xurmatu’da 7 Kürt çiftçi hakkında dava açıldı
Erbil (Rûdaw) - Xurmatu Mahkemesi, Kürt çiftçilerin arazilerine yönelik saldırılar nedeniyle Araplar hakkında bulunduğu suç duyurusunu reddetti. Mahkeme buna karşılık, "arazi işgali" iddiasıyla Arap yerleşimcilerin Kürt çiftçilere karşı açtığı davayı 2 Şubat’ta görüşme kararı aldı.
Xurmatu’da sınırları içerisindeki tarım arazileri nedeniyle Kürt çiftçiler ile bölgeye yerleştirilen Araplar arasında yaşanan gerginlik mahkeme salonlarına taşındı. 29 Ocak 2026’da görülen duruşmada mahkeme, Kürt çiftçilerin Temmuz 2025’te Tepe Sewz (Tepesewz) bölgesinde kendilerine saldıran şahıslara yönelik şikayetini geri çevirdi.
"Hakim ret kararı verdi"
Konuya ilişkin Rûdaw’a konuşan Tepe Sewz köyü çiftçi temsilcisi Ahmed Cuma, "Bize saldıran yedi Arap şahsın tutuklanması talebiyle şikayette bulunmuştuk. Ancak mahkeme hakimi bu talebimizi ve şikayetimizi reddetme kararı aldı" dedi.
Xurmatu'nun batısındaki Tepe Sewz ve Heliwe (Hlêwe) bölgelerinde, arazilerin asıl sahibi olan Kürtler ile bölgeye sonradan yerleşen Araplar arasında yaklaşık bin 800 dönümlük arazi üzerinde mülkiyet anlaşmazlığı yaşanıyor.
Kürt çiftçiler yargılanacak
Mahkemenin seyri ise tersine döndü. Çiftçi temsilcisi Cuma, mahkemenin kendilerine tebligat gönderdiğini belirterek, "Arap çiftçilerin şikâyeti üzerine 2 Şubat’ta yedi Kürt çiftçi hâkim karşısına çıkacak. Şikayetçiler, Kürtlerin kendilerine ait 180 dönümden fazla araziyi işgal ettiğini iddia ediyor" ifadelerini kullandı.
Anlaşmazlığın kökeni ve 140. Madde
Söz konusu arazi anlaşmazlığı, Baas rejiminin "Araplaştırma" politikaları kapsamında Xurmatu'nun idari olarak Kerkük'ten koparılıp Selahaddin vilayetine bağlandığı 1976 yılına dayanıyor.
Irak Anayasası'nın tartışmalı bölgeleri düzenleyen 140. Maddesi ise hukuki dayanak olmaya devam ediyor.
140. Maddeyi Uygulama Yüksek Komitesi Başkanı Hadi Amiri, 11 Aralık 2025 tarihinde Irak Tarım Bakanlığı’na gönderdiği resmi yazıda, Xurmatu’nun 140. Madde kapsamında olduğunu vurguladı. Amiri, söz konusu arazilerin statüsünün Devrim Komuta Konseyi'nin 31 Mart 1975 tarihli ve 369 sayılı kararı çerçevesinde ele alınması gerektiğini belirtti.