Mazlum Abdi: Suriye ordusu, Kürt kentlerine girmeyecek
Haber Merkezi – DSG Genel Komutanı Mazlum Abdi, Şam yönetimiyle yapılan anlaşma kapsamında Kürt kentleri ve köylerine Suriye ordusunun girmeyeceğini, entegrasyon sürecinin 2 Şubat’ta başlayacağını açıkladı. Abdi, ''Anlaşma kapsamında, Kürt kentlerine -bunlara köyler de dahil- Suriye ordusu girmeyecek. Bu Cizir bölgesi ve Kobane için geçerlidir. 2 Şubat'ta entegrasyon başlayacak ve bu devam edecek. Geçici Suriye Hükümeti'ne bağlı bir güç Heseke ve Kamışlo'ya gelecek ve bu entegrasyonu takip edecek" dedi.
Demokratik Suriye Güçleri (DSG) Genel Komutanı Mazlum Abdi, Rojava ve Suriye'de yaşanan gelişmelere dair Ronahi TV'ye açıklamalarda bulundu.
DSG ve Şam arasında yapılan anlaşmanın detaylarına değinen Abdi, "Bu bir süreçti. 18 Ocak'ta başladı bu süreç. O zaman bir anlaşma oldu; ancak çerçevesi dardı. Şam'a gittik Şara ile bir görüşme oldu. Bugün de Şara ile aramızda bir telefon görüşmesi oldu ve anlaşmayı karşılıklı imzaladık. Bu anlaşma ile en büyük hedefimiz ateşkesin sağlanması. Halkımıza karşı büyük bir katliam tehdidi vardı. Bunun önüne geçmek için elimizden geleni yaptık. Uluslararası güçlerin bu katliamın önünü alacak pozisyonda olmadığını gördük ve halkımızın haklarını korumak için böyle bir anlaşma yaptık" diye konuştu.
''2 Şubat’ta entegrasyon başlayacak''
Anlaşmanın bütün Kürt kentleri ve köylerini kapsadığını belirten Abdi, "Anlaşma kapsamında, Kürt kentlerine -bunlara köyler de dahil- Suriye ordusu girmeyecek. Bu Cizîr (Cezire) bölgesi ve Kobani için geçerlidir. 2 Şubat'ta entegrasyon başlayacak ve bu devam edecek. Geçici Suriye Hükümeti'ne bağlı bir güç Haseke ve Kamışlo'ya gelecek ve bu entegrasyonu takip edecek. Onların çalışmaları entegrasyon bitene kadar. Entegrasyon bitince onlara bir ihtiyaç kalmayacak. İç Güvenlik Güçleri'ne bağlı asayiş güçleri kentlerde güvenliği sağlayacak. Komiteler kuruldu. Hem biz hem de Şam komiteler kurdu. İdari işlemler için bu komiteler birlikte çalışacak. Kente yayılan, kentin güvenliğini ve idaresini alan bir durumları olmayacak. Bazı devlet kurumları var, sadece oralarda görev alabilecekler. Halkımız güçlerinin yanında olsun ve var olan idari kurumlarına destek versin ki bu süreç başarıya ulaşsın" ifadelerini kullandı.
''Kobani'ye dönük abluka kalkacak''
Anlaşma sonucu elde edilen kazanımlara değinen Abdi, "Hedeflerimiz bugün elde ettiklerimizden daha büyüktü. Verilen emeği de küçük görmemek gerek. Anlaşma, Kürt kentlerinin siyasi, askeri ve idari anlamda korunması üzerine. Kazanımlarımız korunacak. Amaçlarımız var, onlara ulaşmak için mücadele devam edecek. Kültür, eğitim alanında elde edilen kazanımlar korunacak. Eğitim için görüşmeler devam edecek, kazanımların korunması için elimizden geleni yapacağız. Her yerde kararlar yerel meclisler tarafından alınacak. Şu an görevde olanlar, görevlerine devam edecek. Kürtlerin olduğu kentlerde yönetimler devam edecek. Devrimin kazanımları korunacak. Bazı eksikler var, onlar içinde mücadele edeceğiz. DSG tugaylar şeklinde Suriye ordusu içinde resmi bir şekilde yer alacak ve şu an bulundukları kentlerin korumasını sağlayacaklar. Kobani'ye dönük abluka kalkacak. Anlaşma yürürlüğe girdiğinde Suriye ordusuna bağlı gerek Kobani gerek Cizîr bölgesinde bulunan askerler çekilecek. Bizim güçlerimizde kentlerden çıkacak. Bu gerçekleşince abluka son bulacak" şeklinde konuştu.
''Haseke Valisi Kürt halkı tarafından, DSG tarafından belirlenecek''
Efrin'in durumuna ilişkin Abdi, şöyle konuştu:
"Bizim güçlerin denetiminde değil. Efrin Kürt kentidir. Yüzde 90 Kürt'tür. Yapılan anlaşmada yer alan maddeler burası için de geçerli olmalı. Yapılan anlaşma Kürt kentleri için yapıldı ve Efrin de bir Kürt kenti. Bu biraz zaman alabilir; ama eninde sonunda olacak. Orada yaşayanlar evlerine dönecek. İleriki süreçte Kürt kentleri için yapılan anlaşmalar, bizim denetimimizde olmayan kentler içinde geçerli olacak. Herkes kendi yerinde kalacak.
Haseke ve Kamışlo'ya gelen güçlerin görevi var olan ve şu an olmayan devlet kurumlarının idaresi ve yeniden kurulmasıdır. Şu an var olan Özerk Yönetim'e bağlı kurumlar devlet ile entegre edilecek. Haseke Valisi Kürt halkı tarafından, SDG tarafından belirlenecek. Mevcut kurumlarda yer alan, görev yapanlar görevlerine devam edecek."
''Devlet içinde görev almam yönünde teklifler oldu, ancak ben arkadaşlarımızı önerdim ''
Abdi, şöyle devam etti:
"Bu anlaşma bir süreç çerçevesinde yapıldı. Uluslararası güçlerde bu sürecin bir parçasıdır. ABD ve Fransa bu anlaşmanın her tarafında var. Onlarda süreci izleyecek. Trump kendisi Şara ile bu anlaşmayı konuştu. Macron kendisi kaç defa konuştu. Siyasi garantör olacağını Macron kendisi biz anlaşmayı imzalamadan önce söyledi. Garantör devletler kendi görevlerini bundan sonra daha dikkatli yapmalı. Çatışmalı süreçte esir düşenler ile ilgili daha önce biz Şam ile bir anlaşmaya varmıştık. Bu anlaşma imzalandıktan sonra bu konu bizim başat konulardan biridir. Esir düşen kişilerin durumunun takipçisi olacağız. Son dönemde devlet içinde görev almam yönünde teklifler oldu, ancak ben arkadaşlarımızı önerdim. Bundan sonra halkımızın içinde olacağız. Kürtlerin birliği için çalışmamız gerek. Bu noktada üstüme ne düşerse yapmaya devam edeceğim. Halkımızın içinde, yanında olacağız. Bu süreçte eksik olan, halkımızın gördüğü eksikleri birlikte çözüme kavuşturmak için çalışacağız."
''Yapılan destek eylemleriyle gurur duyduk, bize büyük bir moral verdi ''
Yapılan destek eylemlerine değinen Abdi, şunları söyledi:
"Son süreçte Kürtlerin gerçekleştirdiği eylem ve etkinlikler ile gururlanmamak elde değil. Bu bize büyük bir moral verdi. Bu eylemler atılan adımlarda son derece etkili oldu, dünyanın dikkatini Rojava'ya çekti. Bu yürüyüş ve eylemlerde yer alanlara tek tek teşekkür ediyorum. Kürt partileri her yerde iyi bir sınav verdi. Başûr'da (Kürdistan Bölgesi) bütün partiler günlük olarak bizimleydi, ellerinden geleni yaptılar. Onlarda bu süreçte büyük bir katkı sağladı. Katkıları hem maddi hem de manevi oldu. İsimlerini tek tek sayamıyorum, hepsine teşekkür ediyoruz. Bu bize büyük moral verdi. Rojava halkı 2011 yılından bu yan bizim yanımızda. Efrin, Kobani, Halep fark etmez halk her yerde en ön cephede oldu. Biz bu dönemde birlikteydik bundan sonra da beraber olacağız. Çok zahmetli süreçler atlattık.
DAİŞ, Türkiye'nin saldırıları ve bu son saldırılar… Birçok badire atlattık ve yine atlatacağız. Kürt halkının kazanımlarını korumak için birlikte mücadele etmeye devam edeceğiz. Bu yapılan anlaşmadan bazı kesimler hoşnut değil, bunun farkındayız.
Bizim de hoşnut olmadığımız konular var. Halkımızın beklentisi büyüktü. Ancak biz çatışmayı sonlandırmak için bunu gerçekleştirdik. Halkımıza sözümüz bütün kazanımlarımızı koruma altına alana kadar mücadele etmeye devam edeceğiz. Evinden çıkmak zorunda bırakılan herkes evlerine dönsün. DSG'nin yönetiminde olmayan kentlere dönün birlikte oralarda mücadele edelim. Binlerce şehit verdik, gazilerimiz var. Onları unutmak mümkün değil. Bu bizim için mücadeleyi büyütme gerekçesidir. Onları saygı ile anıyoruz. Mücadeleyi daha fazla büyüteceğimiz sözünü veriyoruz. Bu mücadelede halkımız bizimle yan yana olsun ki amaçlarımıza ulaşalım."