Parmaklıklar arkasındaki imparatorluk: Lawrence Bishnoi cinayet emirlerini zindandan nasıl veriyor?

Erbil (Rûdaw) - Hindistan, küresel bir ekonomik ve teknolojik güç olma yolunda ilerlerken, bir isim dünya medyasının manşetlerinden düşmüyor: Lawrence Bishnoi. On yılı aşkın süredir Hindistan’ın en yüksek güvenlikli cezaevlerinde tutulmasına rağmen; Kanada, ABD ve Orta Doğu’ya kadar uzanan uluslararası bir suç ağını yöneten bu adam, modern suç tarihinin en gizemli figürlerinden biri haline geldi.

Peki, bir mahkum demir parmaklıklar ardındayken nasıl oluyor da üst düzey siyasetçilere ve Bollywood yıldızlarına suikast emri verebiliyor?

Sınır kasabasındaki isimsiz kale

Hindistan-Pakistan sınırındaki Dutaranwali köyünde, yedi fit yüksekliğinde duvarları olan, dikenli teller ve dört güvenlik kamerasıyla çevrili üç katlı beyaz-kırmızı bir ev yükseliyor.

Burası Lawrence Bishnoi’nin doğduğu ev.

Zengin bir tarım bölgesinde yer alan köyde, Bishnoi isminin yarattığı korku her sokağa sinmiş durumda. Köylüler evin fotoğrafını çekmeye, hatta kameraların önünde durmaya bile cesaret edemiyor.

33 yaşındaki Bishnoi, çoğu suç örgütü liderinin aksine yoksulluktan gelmiyor. Varlıklı bir ailede doğan ve yüzlerce dönüm araziye sahip olan Lawrence’ın hayatı, ismini aldığı 19. yüzyıl İngiliz subayı Sir Henry Lawrence gibi prestijli bir çizgide ilerleyebilirdi.

Ancak hukuk okumak için gittiği üniversite yılları, onu karanlık bir yola sürükledi.

Hukuk fakültesinden terör listesinin zirvesine

Her şey 2010 yılında Chandigarh'daki Punjab Üniversitesi'nde başladı. Hukuk eğitimi alırken öğrenci birliği başkanı seçilen Bishnoi, kampüs içi şiddet olaylarına karıştı.

İlk suçu, rakibinin aracını yakmak oldu. 2014 yılında polis tarafından mahkemeye götürülürken grubu konvoya saldırdı ve onu kaçırdı.

Tekrar yakalanıp hapse atılsa da zindan onun için son değil, operasyon merkezinin başlangıcı oldu.

Bugün Bishnoi; Hindistan, Dubai ve Kuzey Amerika geneline yayılmış 700 üyeli küçük bir orduyu komuta ediyor.

Büyük suikastlar: Sidhu Moose Wala ve Baba Sıddık

Bishnoi’nin küresel şöhreti, 2022 yılında dünyaca ünlü rapçi Sidhu Moose Wala’nın öldürülmesiyle patladı. Pencap’ta kurşun yağmuruna tutulan rapçinin ölüm emrini bizzat verdiğini açıklayan Bishnoi, bunu "intikam" olarak tanımladı.

Ekim 2024’te ise Mumbai’de üst düzey siyasetçi Baba Sıddık’ın suikastı, Hindistan siyasetini sarstı. Bu cinayet, Bishnoi’nin elinin ne kadar uzun olduğunun ve en sıkı korunan isimlerin bile güvende olmadığının açık bir mesajıydı.

Salman Khan’a 'kutsal' tehdit

Bishnoi’nin en takıntılı olduğu isim ise Bollywood yıldızı Salman Khan. Bu düşmanlık, 1998 yılında Khan’ın Rajasthan’da iki kara geyiği avlamasıyla başladı.

Bishnoi topluluğu için bu geyikler kutsal kabul ediliyor. Hapishaneden verdiği bir televizyon mülakatında Bishnoi, "Salman Khan inancımıza hakaret etti. Ya tapınağımıza gelip özür dileyecek ya da onu öldüreceğiz" dedi.

Bu tehditler havada kalmadı; 2024 yılında Khan’ın evine ateş açıldı ve kendisine defalarca tehdit mektupları gönderildi.

Diplomatik krizin merkezindeki suçlu

Bishnoi’yi sıradan bir çete liderinden çıkarıp jeopolitik bir aktör haline getiren olay ise Kanada Başbakanı Justin Trudeau’nun açıklamaları oldu.

Trudeau, Hindistan hükümetini ve istihbarat servisi RAW’ı, Kanada’daki Sih aktivistlere yönelik suikastlar için Lawrence Bishnoi çetesini kullanmakla suçladı.

Bu iddialar, Hindistan ve Kanada arasındaki diplomatik ilişkilerin kopma noktasına gelmesine neden oldu.

Modern bir 'Robin Hood' mu?

Hindu milliyetçiliğinin yükseldiği Modi Hindistan’ında, Bishnoi bazı çevrelerce "Hindu kahramanı" olarak pazarlanıyor.

Et yememesi, bekâr yaşaması ve sürekli ibadet etmesi, medyada "inanç savaşçısı" imajını güçlendiriyor.

Bu durum, Hindistan’daki işsiz ve umutsuz gençler arasında onun "yasaların durduramadığı adam" olarak görülmesine ve bir tür modern Robin Hood muamelesi görmesine yol açıyor.

Bishnoi’nin Tihar gibi en sıkı korunan hapishanelerdeyken nasıl olup da akıllı telefon kullanabildiği ve canlı yayınlara bağlanabildiği ise Hindistan devlet sistemindeki en büyük muamma.

Eski bir dostunun deyimiyle; "Lawrence, yolun sonuna geldiğinin farkında. Kullanıldığını ve işi bittiğinde yok edileceğini biliyor."

Ancak o güne kadar Lawrence Bishnoi’nin gölgesi, Mumbai sokaklarından Vancouver’ın kuytu köşelerine kadar uzanmaya devam edecek gibi görünüyor.