Erbil (Rûdaw) - Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi Dönem Başkanı ve Bahreyn’in BM Daimi Temsilcisi Cemal Fars el-Ruveyi, İran’ın sivil altyapıyı hedef alan saldırılarına ilişkin çarpıcı rakamlar paylaştı.
El-Ruveyi, sadece Bahreyn’e yüzlerce hava aracının fırlatıldığını, komşu ülkelerde ise durumun çok daha vahim olduğunu açıraz.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) Nisan ayı dönem başkanlığını yürüten Bahreyn, İran’ın bölgedeki askeri faaliyetlerine dair uluslararası kamuoyunu bilgilendirdi.
Bahreyn’in BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Cemal Fars el-Ruveyi, Rûdaw muhabiri Namo Abdulla’ya verdiği özel demeçte, saldırıların boyutunu ve sivil yerleşim yerlerindeki yıkımı anlattı.
Körfez ülkeleri ateş hattında: BAE binlerce kez vuruldu
İran’ın saldırılarının sadece askeri hedefleri değil, tüm bölgeyi kapsadığını belirten Büyükelçi el-Ruveyi, şu verileri paylaştı:
"Son istatistiklere göre, sadece Bahreyn’e 186 füze ve 419 İHA (insansız hava aracı) fırlatıldı. Ancak bu rakamlar Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin genelini düşündüğümüzde çok daha yüksek. Örneğin Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) binlerce füzeyle hedef alındı ve çok ağır hasar aldı."
Sivil altyapı kasten mi hedef alınıyor?
Saldırıların hiçbir haklı gerekçesi olmadığını vurgulayan el-Ruveyi, “İran’ın sivil yaşamın can damarlarını” vurduğunu söyledi.
Büyükelçinin açıklamasına göre; su arıtma tesisleri, petrol depoları, sivil binalar, oteller ve havalimanları doğrudan hedef alınan noktalar arasında yer alıyor.
El-Ruveyi, "Bu saldırılar haksızdır; sivil halkın kullandığı havalimanları ve temel hizmet altyapıları büyük zarar görmüştür" dedi.
Lübnan için "istikrar" çağrısı
Bölgedeki İsrail-Hizbullah çatışmasına da değinen Bahreynli diplomat, Lübnan’ın bu savaşın içine çekilmemesi gerektiği konusunda uyardı.
Lübnan hükümetinin ülkede güvenliği sağlama ve grupları silahsızlandırma çabalarına tam destek verdiklerini belirten el-Ruveyi, "Lübnan neden bu çatışmanın bir parçası olsun? Ülkenin istikrara ve büyük bir desteğe ihtiyacı var, bu tehlikeli maceralar durdurulmalı" ifadelerini kullandı.
"Taraf değiliz ama egemenliğimiz ihlal ediliyor"
Körfez ülkelerinin süregelen çatışmalarda doğrudan taraf olmadığını hatırlatan Büyükelçi, buna rağmen İran saldırılarına maruz kalmalarını "egemenliğin ağır ihlali" olarak nitelendirdi.
Kendi hava savunma sistemlerinin birçok saldırıyı başarıyla engellediğini belirten el-Ruveyi, Güvenlik Konseyi’nin bölgedeki gelişmeleri yakından takip ettiğini ve bu saldırıların bölge barışı için ciddi bir tehdit oluşturduğunu sözlerine ekledi.
Rûdaw: Ben Irak Kürdistanı’ndaki Rûdaw Medya Grubu’ndan Namo Abdulla. Bahreyn, İran saldırıları nedeniyle şu ana kadar ne kadar zarar gördü? Bize bir tahmin verebilir misiniz? Ayrıca şu an Lübnan’da İsrail ile Hizbullah arasında süren savaşa nasıl bakıyorsunuz?
Bahreyn Büyükelçisi: Son rakamlar 186 füze ve 419 İHA. Şu an sadece Bahreyn’e odaklanıyorum. Elbette konu Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerine gelince rakamlar çok daha yüksek. Örneğin BAE binlerce füzeyle hedef alındı, bu yüzden hasarın boyutu çok büyük.
BAE’deki sivil altyapı önemli ölçüde zarar gördü. İran’ın Bahreyn Krallığı, KİK ülkeleri, Ürdün ve bölgedeki diğer ülkelere yönelik bu saldırıları gerekçesiz ve haksızdır. Bu saldırılar altyapıya, su arıtma tesislerine, petrol tanklarına, sivil tesislere, binalara, otellere zarar verdi; tüm bu tesisler hedef alındı ve büyük kayıplara yol açtı.
Aynı durum diğer KİK ülkeleri ve Ürdün için de geçerli. Havalimanları ve sivil altyapı hedef alındı, bunlar açık göstergelerdir.
Kuşkusuz KİK ülkeleri ve Bahreyn Krallığı bu çatışmalarda taraf değildi ancak İran tarafından haksız ve yersiz saldırılara maruz kaldılar.
Hava savunma güçlerimize, bu saldırıları etkisiz hale getirmedeki cesaretleri için şükranlarımızı sunuyoruz. Ancak bu saldırılar tehdit oluşturmaya ve bölge ülkelerinin egemenliğini ağır şekilde ihlal etmeye devam ediyor.
Vurguladığım gibi, Lübnan korunmalıdır. Bu çatışmanın içine çekilmemelidir. Lübnan’ın büyük bir desteğe ihtiyacı var. Bu maceralar kabul edilemez; Lübnan’ın çıkarları için durdurulmalıdır. Lübnan hükümetini çabalarında desteklemeliyiz. Onlar, Lübnan’ın istikrarını sağlamak için silahsızlanma konusunda ciddi çabalar harcıyorlar. Öyleyse Lübnan neden bu çatışmanın içine çekilsin? İnanıyorum ki Güvenlik Konseyi bu konuların farkındadır ve konsey Lübnan’daki gelişmeler hakkında sürekli bilgilendirilmektedir.
Yorumlar
Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın
Yorum yazın