ANALİZ – İran’ın füze stokları mı yoksa İsrail'in hava savunma sistemleri mi önce tükenecek?
Haber Merkezi — ABD ve İsrail, İran’ın füze kapasitesini tamamen yok etmek için operasyonlarını yoğunlaştırırken, savunma uzmanları kritik bir soruyu gündeme taşıyor: Stoklar kime daha ne kadar yetecek? Uzmanlar, savunma füzelerinin üretim hızının İran’ın saldırı yoğunluğunun gerisinde kalabileceğini öngörüyor.
Ortadoğu’da 28 Şubat’ta patlak veren savaşın dördüncü gününde, askeri stratejistler artık "lojistik bir yorulma" savaşına odaklanmış durumda.
İran’ın İsrail ve Körfez ülkelerine yönelik fırlattığı devasa füze ve İHA sürüleri, bölgedeki hava savunma kalkanlarını tarihin en büyük sınavıyla karşı karşıya bırakıyor.
400 füze ve 1000 İHA: İlk iki günün bilançosu
Mintel World tarafından paylaşılan verilere göre, savaşın ilk 48 saatinde Tahran yönetimi; Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Kuveyt, Bahreyn, Katar ve Ürdün’e yaklaşık 400 balistik füze ve 1000 kamikaze İHA ateşledi.
Bu rakamlara İsrail ana karasına fırlatılan yüzlerce füze dahil değil.
ABD Genelkurmay Başkanı General Dan Cain, THAAD, Arrow-3 ve Patriot sistemlerinin bu füzelerin büyük bir kısmını havada imha ettiğini açıkladı.
Ancak her bir İran füzesini düşürmek için en az iki önleyici füze ateşlenmesi, stokların hızla erimesine neden oluyor.
Strateji değişti: ‘Ok’ değil, ‘Okçu’ vuruluyor
Haziran 2025’teki 12 günlük savaştan sonra İran’ın elinde hâlâ yüzlerce, hatta iki bine yakın uzun menzilli füze olduğu tahmin ediliyor. Bunun yanı sıra Körfez ülkelerini vurabilecek binlerce kısa menzilli "Şehab-2" ve "Fatih-313" füzesi bulunuyor.
Stratejik Araştırmalar Vakfı’ndan araştırmacı Itienne Marcuse, ABD ve İsrail’in strateji değiştirdiğini belirtiyor.
Marcuse, "Artık hedef okları (füzeleri) havada yakalamak değil, okçuyu (mobil fırlatma rampalarını) yerinde yok etmek. Çünkü füzeleri havada vurmak hem çok maliyetli hem de stokları bitiriyor" dedi.
Marcuse, İran’ın son saldırılardaki yoğunluğu azaltmasını "İran mühimmatını uzun vadeli bir savaş için saklıyor olabilir mi?" sorusuyla yorumluyor.
Savunma füzelerinde üretim darboğazı
Hava savunma sistemlerinde en büyük risk, üretim kapasitesinin sınırlı olması. Savunma sanayi verilerine göre dünyada yılda sadece 96 adet THAAD ve yaklaşık 600 adet Patriot füzesi üretilebiliyor.
İran’ın tek bir gecede yüzlerce füze ateşleyebildiği bir senaryoda, bu üretim hızının müttefiklerin ihtiyacını karşılaması oldukça zor görünüyor.
Marcuse, "Savunma stokları bu tempoda uzun süre dayanamaz. Eğer ABD ve İsrail, İran’ın fırlatma rampalarını hızla imha edemezse, hava savunma kalkanı bir süre sonra ‘mühimmatsızlık’ nedeniyle delinmeye başlayacaktır" uyarısında bulundu.
‘Sıfır füze’ ihtimali düşük
Fransız haber ajansı AFP’ye konuşan askeri uzmanlar, İran’ın füze gücünü tamamen sıfırlamanın imkânsız olduğunu savunuyor.
Uzmanlar, tıpkı Yemen’deki Husilerin yıllardır süren bombardımana rağmen füze fırlatmaya devam etmesi gibi, İran’ın da yer altı tesisleri ve mobil rampaları sayesinde askeri baskıyı yıllarca sürdürebilecek bir kapasiteye sahip olduğunun altını çiziyor.
Ortadoğu semalarında savunma sistemleri ve balistik füzelerin düellosu sürerken, savaşın kazananını sahadaki vuruş gücünden çok, fabrikaların üretim hızı ve lojistik hatların dayanıklılığı belirleyecek gibi görünüyor.