İran savaşının 39 günde verdiği zarar ve maliyeti
Haber Merkezi - Amerika Birleşik Devletleri (ABD), İsrail ve İran arasında devam eden savaş 39'uncu gününe girerken, çatışmaların her üç ülke üzerinde bıraktığı yıkıcı etki giderek netleşiyor. İran'daki can kayıpları ve altyapı hasarı ağır boyutlara ulaşırken, savaşın Washington ve Tel Aviv'e getirdiği mali yük rekor seviyelere çıktı.
Amerikalı askeri uzmanların Financial Times gazetesine yaptığı değerlendirmelere göre, ABD ve İsrail'in askeri operasyonları Washington'a her gün yüz milyonlarca dolara mal oluyor. Bu maliyete, imha edilen radar sistemleri ve düşürülen savaş uçakları gibi devasa teçhizat kayıpları henüz dahil edilmiş değil.
ABD Başkanı Donald Trump'ın şubat ayı sonunda verdiği saldırı emrinden bu yana geçen beş haftalık sürede, operasyonların toplam maliyetinin 22,3 ila 31 milyar dolar arasında olduğu tahmin ediliyor. Bu süre zarfında düzenlenen saldırılarda 13 Amerikan vatandaşı ve askeri hayatını kaybederken, 300'ü aşkın kişi de yaralandı.
Günlük maliyet yarım milyar doları aştı
Eski Pentagon Bütçe Sorumlusu Elaine McCusker, Ortadoğu'ya ek güç ve teçhizat yığınağı da dahil edildiğinde askeri harekatın günlük maliyetinin 500 milyon doları aştığını belirtiyor. ABD'nin sadece savaş alanında kaybettiği veya hasar gören ekipmanını onarmak için 2,1 ila 3,6 milyar dolar arasında bir kaynağa ihtiyacı olduğu hesaplanıyor.
Hasar gören askeri unsurlar arasında, çıkan yangın sonucu hizmet dışı kalan USS Gerald R. Ford uçak gemisi ve Katar'da insansız hava araçlarıyla vurulan balistik füze erken uyarı sistemi de bulunuyor.
İran'ın misilleme saldırılarında ise özellikle ABD üslerindeki radar sistemleri ve savaş uçaklarına havada yakıt ikmali yapan uçaklar hedef alındı. Riyad yakınlarındaki bir üste vurulan ve değeri 700 milyon doları aşan Boeing E-3 erken uyarı uçağı en büyük kayıplardan biri olarak kayıtlara geçti.
Milyonluk radar sistemleri hedefte
Ürdün, Katar ve Suudi Arabistan'da bulunan, her biri 485 milyon dolar değerindeki gelişmiş AN/TPY-2 radar sistemleri de misillemelerde ağır hasar aldı. Havacılık alanında çok sayıda MQ-9 Reaper insansız hava aracının düşürülmesinin yanı sıra, İran'ın güneybatısında bir F-15E ve Körfez'de bir A-10 savaş uçağı kaybedildi.
Yenisinin inşası üç yıl süren radar sistemlerindeki bu ağır kayıplar üzerine Pentagon, Kongre'den 200 milyar dolarlık ek savaş bütçesi talep etmek zorunda kaldı. Askeri uzmanlar, ABD'nin Güney Kore'deki füze savunma sistemlerini Ortadoğu'ya kaydırmasını, Washington'un askeri kaynakları üzerindeki ağır baskının net bir göstergesi olarak yorumluyor.
Irak savaşını aşan füze kullanımı
Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi'nin verilerine göre, ABD ordusu şu ana kadar İran'a 850 adet uzun menzilli Tomahawk füzesi fırlattı. Bu sayı, 2003'teki Irak işgalinin başlarında kullanılan 802 füzelik sayıyı da aşarak, 1999'daki Yugoslavya savaşından bu yana düzenlenen en yoğun füze saldırısı oldu.
Ordunun bu yıl 190 yeni Tomahawk füzesi daha teslim alacak olması, hedefleri çok uzak mesafeden vurabilen bu stratejik silahlarla yapılan saldırıların aynı yoğunlukta sürebileceğine işaret ediyor.
İran'da ağır sivil kayıplar ve nükleer kriz
Savaşın İran tarafındaki faturası ise sivil halk üzerinde çok daha yıkıcı oldu. Birleşmiş Milletler raporlarına göre, sadece bir aylık süreçte 2 bin 100'den fazla sivil hayatını kaybetti, yaklaşık 28 bin kişi yaralandı. Savaşın doğrudan 3,8 milyon kişiyi etkilediği ülkede, 763 okul ve 115 sivil altyapı tesisi ağır hasar aldı.
Ülke genelinde 120 bine yakın ev ve iş yerinin bombaların hedefi olduğu belirtilirken, İran hükümeti evleri yıkılan ve hasar gören vatandaşlara yönelik şehirlerde 700 milyon, köylerde ise 300 milyon tümenlik konut yardımı paketlerini devreye soktuğunu duyurdu.
Askeri kayıplar açısından da İran devasa bir yıkımla karşı karşıya. ABD Merkez Komutanlığı raporlarına göre, Tahran'ın füze ve insansız hava aracı kapasitesinin yaklaşık üçte biri imha edildi, üretim tesislerinin yüzde 66'sı vuruldu ve büyük savaş gemilerinin yüzde 92'si batırıldı.
Ancak füzelerin önemli bir kısmının ülkenin geniş yeraltı tünel ağına saklanmış olması, Washington'un net bir hasar tespiti yapmasını zorlaştırıyor. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı nükleer programın yeraltına taşındığını belirtirken, Donald Trump 60 oranında zenginleştirilmiş uranyum bulunan bu tesisleri uydularla izlediklerini ve nükleer sorunun kendi açılarından çözüldüğünü savundu.
Ulaşım ve lojistik ağlarına ağır darbe
Savaşın 39'uncu gününde ise askeri operasyonların şiddeti İran'ın iç bölgelerine ve ulaşım ağlarına yöneldi. Başkent Tahran, Zencan, Elburz, İsfahan ve güneydeki Huzistan ile Hürmüzgan eyaletlerinde, bölgeleri birbirine bağlayan stratejik köprüler ve demiryolları ağır bombardıman altına alındı.
Tahran'da Rey ve Şehriyar ilçeleri vurulurken, İran Kızılayı sadece bu saldırılarda en az 9 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu. Ülkenin kuzeybatısındaki Tebriz'i Tahran'a bağlayan ana otoyol köprüsü ile Zencan ve İsfahan'ın Kaşan kentindeki kilit demiryolu köprülerinin vurulmasıyla, İran içindeki ulaşım hatları felce uğradı.
Elburz eyaletinde Kerec demiryolunun isabet alması sonucu bölgede geniş çaplı elektrik kesintileri yaşanırken, güneyde Buşehr'deki Hark Adası ile Huzistan'ın kritik kentlerinde de art arda patlama sesleri duyuldu. Bölgesel yetkililer bombardımanın hedefindeki eyaletlerde hasar tespit çalışmalarının sürdüğünü belirtiyor.