Çinli Analist Rong: Pekin’in İran hakkındaki pozisyonu nettir

Erbil (Rûdaw) – Çinli siyaset bilimci Nader Rong, Rûdaw bültenine konuk olarak bölgedeki savaşı ve Pekin’in stratejik yaklaşımını değerlendirdi. Rong, “Çin’in Ortadoğu’daki varlığı geri dökülemez bir noktadadır ve enerji güvenliği küresel istikrarın anahtarıdır” dedi.

Rûdaw bültenine konuk olan Pekin merkezli Ortadoğu Çalışmaları Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Nader Rong, Çin’in bölge ülkeleriyle olan derin ekonomik ve siyasi bağlarına dikkat çekti.

Nader Rong, Çin’in Ortadoğu’daki varlığının sadece bir enerji bağımlılığından ibaret olmadığını vurgulayarak şu değerlendirmelerde bulundu:

“Çin bugün tüm Ortadoğu ülkelerinin en büyük ticari ortağı konumundadır. Ticaretin yanı sıra altyapı projeleri, havacılık, uzay teknolojileri ve dijital ekonomi gibi alanlarda devasa iş birliği projeleri yürütüyoruz. Çin, bölgenin kalkınması ve istikrarında ana savunuculardan biri olmaya devam edecektir. Savaşın sonucu ne olursa olsun, Pekin’in bölgedeki nüfuzu ve iş birliği kapasitesi artarak sürecektir.”

“Hürmüz Boğazı küresel ekonominin can damarıdır”

Savaşın küresel enerji piyasalarında yarattığı tahribata değinen Rong, Hürmüz Boğazı’nın önemini rakamlarla hatırlattı:

“Hürmüz Boğazı, dünyadaki enerji sevkiyatının en hassas noktasıdır. Çin’in ithal ettiği petrol ve doğalgazın yüzde 40’ı bu güzergahı kullanıyor. Japonya ve Güney Kore için bu oran yüzde 90’lara çıkıyor. Boğazın kapalı kalması sadece bölgeyi değil, tüm küresel ekonomiyi derinden sarsan bir enerji ve gıda krizini tetiklemektedir. Bir aylık süreçte yaşanan fiyat artışları ve lojistik aksamalar, uluslararası toplumun bu bölgedeki güvenliğe ne kadar muhtaç olduğunu göstermiştir.”

İran’ın durumu ve saldırılar

Çin’in savaşın başlangıcından bu yana sergilediği siyasi duruşu netleştiren analist, Washington ve Tel Aviv’i eleştirdi:

“Çin hükümetinin pozisyonu nettir: ABD ve İsrail’in egemen bir devlet olan İran’a yönelik başlattığı saldırılar uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler normlarına aykırıdır. Pekin, İran’ın toprak bütünlüğünü ve nükleer enerjinin barışçıl amaçlarla kullanılması konusundaki meşru haklarını savunmaktadır. Çin kamuoyu da İran halkının yaşadığı bu trajediye empatiyle bakmakta ve savaşın bir an önce durdurulması gerektiğini savunmaktadır.”

Pakistan ile ortak barış girişimi

Nader Rong, bölgedeki diplomatik çabalara da değinerek Çin ve Pakistan’ın barış için geliştirdiği 5 maddelik plana dikkat çekti:

“Çin ve Pakistan, Ortadoğu’da sükuneti sağlamak adına kapsamlı bir inisiyatif başlattı. Bu plan; acil ateşkes sağlanmasını, sivil altyapının (su ve enerji tesisleri) korunmasını ve Hürmüz Boğazı’nın güvenli geçişe açılmasını öngörüyor. Pakistan’ın Washington ve Tahran arasındaki dolaylı görüşmeleri kolaylaştırma çabalarını takdirle karşılıyoruz. Pekin, bu sürecin bir ‘İslamabad Zirvesi’ ile kalıcı bir barışa dönüşmesi için diplomatik ağırlığını koymaya hazırdır.”

İnsani yardım ve arabuluculuk

Savaşın insani maliyetinin azaltılması için Çin’in aktif rol aldığını belirten Rong, İran, Irak, Ürdün ve Lübnan’a insani yardım ulaştırıldığını hatırlattı.

Analiste göre, Çin’in bölgedeki “müdahale etmeme” prensibi, taraflar arasında güvenilir bir arabulucu olmasını sağlıyor.

Rong, “Diplomasi tek gerçekçi seçenektir. Eğer Amerikalılar bu savaşın bir bataklığa dönüşmesini istemiyorlarsa, masadaki 10 maddelik önerileri ciddiye almalı ve bölge halklarının iradesine saygı duymalıdırlar” dedi.