Haber Merkezi - İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ülkesinin "karmaşık ve çatışmalarla dolu" bir süreçten geçtiğini belirterek Tahran'a sert uyarılarda bulundu. Netanyahu, İran’ın İsrail’e saldırması durumunda "hayal dahi edilemeyecek" bir karşılık vereceklerini söyledi.
Binyamin Netanyahu, İsrail parlamentosunda (Knesset) yaptığı konuşmada, bölgedeki artan askeri gerilime ve İran ile yaşanabilecek olası bir doğrudan çatışmaya dair önemli mesajlar verdi.
"Gözlerimiz açık ve her türlü senaryoya hazırlıklıyız" diyen Netanyahu, ABD ile olan askeri iş birliğinin tarihin en yüksek seviyesinde olduğunu vurguladı.
"İran'a tarihi hata uyarısı"
Geçtiğimiz Haziran ayında İsrail ile İran arasında yaşanan 12 günlük doğrudan çatışmanın ardından gerilim düşmüyor.
Netanyahu, İran yönetimini uyararak, "Eğer tarihi bir hata yapıp İsrail'e saldırırlarsa, onlara hayal bile edemeyecekleri bir güçle yanıt veririz" dedi.
Washington’ın bölgedeki askeri varlığını artırmasına da değinen Netanyahu, "ABD ile olan ittifakımız daha önce hiç bu kadar yakın olmamıştı. İki ülkenin ordusu ve güvenlik birimleri arasındaki koordinasyon tarihte görülmemiş bir düzeyde" ifadelerini kullandı.
"Radikal gruplara karşı yeni bir cephe"
Netanyahu, sadece askeri değil, siyasi olarak da yeni bir bölgesel projenin detaylarını açıkladı. Ortadoğu, Akdeniz, Afrika ve Hindistan’ı kapsayan "geniş kapsamlı bir ittifak" kurmak istediklerini belirten Netanyahu, bu yapının temel hedefinin "radikallik" olduğunu söyledi.
Bu ittifakın hem İran destekli "Radikal Şii" grupları (Husiler, Hizbullah ve Irak'taki milis yapılar) hem de Hamas gibi "Radikal Sünni" grupları hedef alacağı bildirildi. İttifak projesinde Hindistan, bazı Arap ülkeleri, Afrika devletleri, Yunanistan ve Kıbrıs'ın yer alması planlanıyor.
"Cenevre: ABD saldırısından önceki son şans"
Küresel diplomasi trafiği ise perşembe günü Cenevre’de gerçekleşecek olan kritik ABD-İran toplantısına kilitlenmiş durumda.
Birçok uluslararası medya kuruluşu bu görüşmeyi, ABD Başkanı Donald Trump’ın askeri müdahale kararı almasından önceki "son fırsat" olarak değerlendiriyor.
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi ise saldırı tehditlerine karşı uyararak, "Herhangi bir saldırının sonuçları tek bir ülkeyle sınırlı kalmaz, tüm Ortadoğu'yu ateşe atar" dedi.
Garibabadi, haklarına saygı duyulması şartıyla diplomasi kapısının hala açık olduğunu savundu.
"İran’da korku ve iç huzursuzluk"
Dış dünyadaki savaş tamtamları çalarken, İran içerisinde de halk büyük bir endişe yaşıyor. Yaklaşık 20 ülkenin vatandaşlarına "İran’ı terk edin" çağrısı yapması, Tahran sokaklarındaki gerginliği artırdı. Fransız haber ajansı AFP’ye konuşan bir Tahran sakini, "Geceleri ancak ilaçla uyuyabiliyoruz" diyerek halkın psikolojik durumunu özetledi.
Dış tehditlerin yanı sıra Tahran yönetimi ciddi bir iç krizle de karşı karşıya. Geçtiğimiz Aralık ayında yaşanan ve insan hakları örgütlerine göre 20 binden fazla kişinin hayatını kaybettiği protestoların ardından, dün Tahran Üniversitesi öğrencileri yeniden sokağa çıktı.
Yorumlar
Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın
Yorum yazın