Bağdat (Rûdaw) - Irak hükümetinin, 266 sayılı (2025 tarihli) Bakanlar Kurulu kararına dayanarak yeni deniz sınırı haritası ve koordinatlarını Birleşmiş Milletler’e (BM) kaydettirmesiyle Kuveyt arasında tırmanan gerilime Filistin de dahil oldu. Filistin yönetimi, Kuveyt’in toprakları ve karasuları üzerindeki egemenliğine tam destek verdiğini duyurdu.
Filistin Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Irak ve Kuveyt arasındaki deniz sınırlarına ilişkin koordinatların BM’ye tescil edilmesinin ardından ortaya çıkan gelişmelerin yakından takip edildiği bildirildi. Açıklamada, uluslararası hukuka ve 1982 tarihli Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi'ne riayet edilmesinin önemine vurgu yapıldı.
Kuveyt'ten Irak'a resmi protesto
Kuveyt hükümeti, salı günü (24 Şubat 2026) Irak'ın Kuveyt Maslahatgüzarına resmi bir protesto notası vermişti. Kuveyt yönetimi, Irak'ın BM'ye kaydettirdiği haritayı, "Kuveyt'in karasularına açık bir müdahale ve egemenlik ihlali" olarak nitelendiriyor.
Kuveyt Dışişleri Bakanlığı, Faşt el-Kayd ve Faşt el-Ayc gibi deniz bölgelerinin hiçbir zaman bir tartışma konusu olmadığını belirterek, buraların Kuveyt Devleti'nin tam egemenliğinin ayrılmaz bir parçası olduğunun altını çizdi. Kuveyt ayrıca Bağdat yönetimine, meseleyi iki ülke arasındaki tarihi ilişkilere uygun ve sorumlu bir çerçevede ele alma çağrısında bulundu.
Bağdat: Müdahaleye izin vermeyiz
Karşılıklı tepkiler üzerine bir açıklama yapan Irak Bakanlar Kurulu ise deniz sınırları haritasının BM'ye tescil edilmesini "egemenlik hakkı" olarak tanımladı ve bu adımın hem ulusal hem de uluslararası hukuka uygun atıldığını savundu.
Irak Dışişleri Bakanlığı da konuyla ilgili yaptığı detaylı açıklamada, Irak hükümetinin 2025 tarihli ve 266 sayılı kararının amacının; tüm eski ve yeni yasal prosedürleri kesin koordinatlara dayanan tek bir resmi belgede toplamak olduğunu ifade etti. "Bu adım Irak'ın deniz haklarını korumayı amaçlamaktadır" denilen açıklamada, hiçbir ülkenin Irak'ın kendi egemenlik kararlarına müdahale etme hakkı bulunmadığı vurgulandı.
Faşt el-Kayd ve Faşt el-Ayc neden kriz yaratıyor?
Irak ile Kuveyt arasında son dönemde yeniden alevlenen sınır krizinin merkezinde yer alan Faşt el-Kayd ve Faşt el-Ayc, Basra Körfezi'nde yer alan küçük deniz yapılarıdır. Haritada zar zor seçilebilen bu alanlar, iki ülkenin ekonomik ve stratejik geleceği için hayati bir öneme sahip.
Arapça bir denizcilik terimi olan "Faşt", deniz seviyesine çok yakın olan, suların çekilmesiyle yüzeye çıkan veya hemen suyun altında kalan sığlıkları ve mercan resiflerini ifade ediyor. Üzerlerinde yaşam olmayan bu sığlıklar, uluslararası deniz hukukunda karasularının ve Münhasır Ekonomik Bölge'nin (MEB) başlangıç noktasını belirlemek için kullanılıyor.
Irak'ın "nefes borusu" daralıyor
Bu resiflerin bulunduğu bölge (Hor Abdullah su yolu ve Bubiyan Adası açıkları), Irak'ın denize açılabildiği tek ve oldukça dar olan kıyı şerididir. Irak, ekonomisinin can damarı olan petrol ihracatını ve ithalatını bu dar su yolundan yapmak zorundadır. Kuveyt'in bu sınır noktalarını (Faşt el-Ayc ve Faşt el-Kayd) temel alarak karasularını genişletmesi, Irak'ın gemi trafiğini daraltma ve ülkeyi adeta karaya hapsetme riski taşıyor.
Kuveyt'in iddiası ve Faşt el-Ayc platformu
Kuveyt, bu sığlıkların tarihsel olarak kendisine ait olduğunu ve karasularının ayrılmaz bir parçası olduğunu savunuyor. Hatta Kuveyt yönetimi, yakın geçmişte Faşt el-Ayc üzerine bir deniz platformu inşa etmiş ve burayı sınırlarının başlangıç noktası olarak belirlemişti.
Krizin temel nedeni, birkaç kayalığın kime ait olduğu değil; deniz yetki alanlarının nereden başlayacağı meselesidir. Kuveyt bu noktaları sınır kabul ederek denizdeki alanını genişletmek isterken; Irak, bu hamlenin kendi gemi geçiş rotalarını ve deniz ticaretini tehdit ettiğini belirterek yeni koordinat haritasıyla buna karşı çıkıyor.
Yorumlar
Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın
Yorum yazın