ANALİZ: İsrail’in Somaliland hamlesi Türkiye, İran ve Suriye’ye bir uyarı mı?
Haber Merkezi – İsrail Jerusalem Post gazetesinde, eski İsrail Ordusu (IDF) sözcüsü ve strateji uzmanı Jonathan Conricus tarafından kaleme alınan bir analiz, İsrail’in Somaliland’i tanıma kararının perde arkasındaki stratejik hedefleri mercek altına aldı. Conricus, bu hamlenin sadece Doğu Afrika ile ilgili olmadığını, aksine İsrail’in bölgesel rakiplerine karşı "diplomatik bir misilleme" başlattığının sinyali olduğunu savundu.
İsrail’in, Birleşmiş Milletler üyesi ülkeler arasında bir ilki gerçekleştirerek Somaliland’in bağımsızlığını tanıması, bölgedeki otoriter liderleri ve kurulu düzeni şaşkınlığa uğrattı.
Jonathan Conricus, Somaliland’in 1991’den bu yana teröre geçit vermeyen, düzenli seçimler yapan ve kendi para birimine sahip olan istikrarlı bir yapı olduğunu, ancak uluslararası toplumun bu bölgeyi "başarısız bir devlet" olan Somali’ye mahkûm ettiğini belirtti.
Analiste göre İsrail, bu "tabuyu" yıkarak bölgesel düşmanlarına karşı elindeki diplomatik kartları masaya sürmeye başladı.
Türkiye, İran ve Suriye’nin "toprak bütünlüğü" korkusu
İsrail’in bu hamlesine Türkiye, İran, Suriye, Katar ve Arap Birliği’nden gelen hızlı ve sert tepkiler, analiste göre bu ülkelerin "toprak bütünlüğü" konusundaki derin kırılganlıklarından kaynaklanıyor.
Analiste göre, Somaliland’deki İsrail varlığından duyulan rahatsızlığın yanı sıra, bu tanımanın Türkiye’deki Kürtlerin siyasi talepleri için bir emsal oluşturmasından endişe ediyor.
Sömürge döneminden kalma sınırlarıyla Suriye; Kürtler, Dürziler, Yezidiler ve Alevilerin benzer bir otonomi veya bağımsızlık ilanı durumunda topraklarının yüzde 30’unu, nüfusunun ise yüzde 25’ini kaybetme riskiyle karşı karşıya.
"Camdan kalelerde oturanlar başkalarına taş atmamalı"
Analizde en dikkat çeken noktalardan biri, bölgesel güçlerin on yıllardır Filistin meselesini İsrail’e karşı bir silah olarak kullanmasına yönelik eleştiri oldu.
Conricus, İsrail’in bu tanıma kararıyla rakiplerine şu mesajı verdiğini savunuyor:
"Siz bizim iç meselelerimize müdahale ederseniz, biz de sizin meşruiyetini tartışmaya açtığınız azınlık grupların taleplerini destekleyebiliriz."
Bu bağlamda, Suriye’deki Dürzilerin otonomi hayalleri ve Türkiye, İran, Irak ile Suriye’deki Kürtlerin on yıllardır süren mücadelelerinin, İsrail’in benzer diplomatik manevralarıyla yeni bir evreye taşınabileceği uyarısı yapıldı.
Özellikle Suriye’nin; Kürtler, Dürziler ve Alevilerin egemenlik ilanı durumunda topraklarının yüzde 30’unu kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğu vurgulandı.
İbrahim Anlaşmaları ve Etiyopya’nın stratejik sessizliği
Müslüman dünyasından yükselen kınama seslerine karşın Etiyopya’nın sessiz kalması, analizin bir diğer önemli başlığını oluşturdu.
İsrail ile gizli askeri bağları bulunan ve Somaliland limanları üzerinden denize erişim hedefleyen Etiyopya’nın, bu süreci stratejik bir fırsat olarak gördüğü belirtildi.
Conricus, Somaliland’in yakın gelecekte ABD’nin de desteğiyle İbrahim (Abraham) Anlaşmaları’na dahil edilebileceğini ve bu sayede tanınma kararının uluslararası düzeyde kalıcı hale gelerek bölgedeki stratejik dengeleri İsrail lehine değiştirebileceğini öngördü.