Mehmet Akif Koç: Bölgesel bir savaş Türkiye için ağır ekonomik ve insani yük demektir

Erbil (Rûdaw) - Ortadoğu araştırmacısı Mehmet Akif Koç, İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik operasyonunu Rûdaw’a değerlendirdi.

 Koç, savaşın tüm bölgeye yayılma riski taşıdığını belirterek, "Türkiye, sınır komşusunda yaşanacak bir istikrarsızlığın askeri, ekonomik ve sığınmacı yükünü omuzlamak istemiyor" dedi.                                                 

Ortadoğu araştırmacısı Mehmet Akif Koç, Rûdaw TV bültenine konuk olarak bölgedeki son gelişmeleri yorumladı.

İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik başlattığı askeri harekatın sadece iki ülke arasında kalmayacağını vurgulayan Koç, Türkiye’nin bu süreçteki temel çekincelerine dikkat çekti.   

“Savaşın yansımaları Lübnan’dan Körfez’e kadar uzanacak”  

Mehmet Akif Koç, operasyonun kapsamına dair yaptığı değerlendirmede, çatışmanın bölgesel bir yangına dönüşme ihtimalinin çok yüksek olduğunu söyledi.

Koç, "Bu savaş sadece Türkiye-İran ilişkileriyle sınırlı kalmayacak; Lübnan, Irak, Suriye ve Suudi Arabistan, Kuveyt, Katar gibi Körfez ülkelerine kadar geniş bir alanı etkileyecektir. Türkiye, 2023’ten beri bölgede nüfuz alanı genişleyen İsrail’in etkisinin daha da artmasını stratejik bir risk olarak görüyor" ifadelerini kullandı.

“Türkiye sığınmacı akınından endişe ediyor”    

Savaşın Türkiye için en büyük risklerinden birinin "insani ve beşeri" boyutu olduğunu belirten Koç, şunları söyledi:

"Bir savaş durumunda Türkiye’yi bekleyen en ağır yük sığınmacı ve göçmen meselesidir. Türkiye, Suriye iç savaşında yaşadığı acı tecrübeyi İran sınırında tekrarlamak istemiyor. Batı medyasında dile getirilen ‘İran içinde tampon bölge’ iddiaları aslında bu Suriye refleksinden kaynaklanıyor. Milyonlarca insanın sınıra dayanması ihtimaline karşı Türkiye’nin bir güvenlik kuşağı oluşturma söylemi bazı çevrelerde tartışılıyor ancak Tahran’daki yönetim ayakta kaldığı sürece bu tür bir adımın atılması şu aşamada zor görünüyor."

“Süreç kendi rayında ilerleyebilir”

Dışarıdaki savaşın Türkiye içinde yürütülen çözüm sürecine etkisine de değinen Koç, şunları kaydetti:

"Ortadoğu’da savaş çanları çaldıkça Türkiye’deki karar alıcılar içeride iki yöne yönelebilir: Ya iç cepheyi tahkim etmek için süreci hızlandırmak isteyecekler ya da dış baskı nedeniyle daha sert bir tutuma bürünecekler. Ancak ben, savaşın Türkiye’deki süreci doğrudan ve hemen rayından çıkaracağını düşünmüyorum. Eğer bölgedeki ateş çok uzun sürmez ve topyekûn bir bölgesel kaosa yol açmazsa, içerideki sürecin kendi mecrasında devam etmesi daha olasıdır."  

“Sahada henüz olağanüstü bir askeri hareketlilik yok”

Mehmet Akif Koç, Türkiye-İran sınırındaki son durumu da değerlendirerek, "Şu an için Türkiye’nin İran sınırında savaşa yönelik devasa bir askeri yığınağı veya olağanüstü bir müdahale hazırlığı görünmüyor. Mevcut önlemler rutin güvenlik prosedürleri çerçevesinde devam ediyor. Türkiye şu an için sahada askeri bir aktör olmaktan ziyade, diplomatik ve politik sahada girişimlerini sürdürüyor" dedi.

Koç, ABD’nin bu savaşa İsrail tarafından "itildiğini" ancak Washington’ın çıkarlarının da bu yönde şekillendiğini belirterek, bölgedeki tüm aktörlerin sonuçları belirsiz bir karanlık tünele girdiğini sözlerine ekledi.