İstanbul (Rûdaw) - İran uzmanı Arif Keskin, İran’daki son protestoların rejimin meşruiyet krizini derinleştirdiğini, ABD’nin askeri müdahale ihtimalinin masada olduğunu söyledi.
Keskin’e göre cuma günü İstanbul’da yapılması beklenen ABD–İran teması, gerilimi düşürmekten çok baskı politikasının bir parçası olabilir.
Keskin, İran’da son dönemde yaşanan protestolar ve sonrasında gelişen hadiseleri Rûdaw’a değerlendirdi. ABD askeri hazırlıkları ve olası müzakere ihtimallerine ilişkin yorumda bulunan Keskin, Tahran yönetiminin hem içeride hem de dışarıda ciddi bir zayıflama sürecine girdiğini belirtti.
Keskin’e göre protestolar, pazarda esnafın İran parasının değer kaybına karşı başlattığı ekonomik tepkilerle ortaya çıktı ancak kısa sürede ülke geneline yayılarak rejim karşıtı bir nitelik kazandı. Öğrenciler, farklı toplumsal kesimler ile Türkler, Kürtler, Araplar ve Lorlar gibi etnik gruplar protestolara destek verdi.
“Ekonomik talepler rejim karşıtlığına dönüştü”
Keskin, protestoların başlangıçta ekonomik taleplerle ortaya çıktığını ancak sürecin hızla rejimin varlığını hedef alan bir noktaya evrildiğini vurguladı. Gösterilerde “özgürlük”, “diktatöre ölüm” ve dini lider Ali Hamaney’e yönelik sert sloganların atıldığını, Kasım Süleymani’nin sembollerinin hedef alındığını ifade etti.
İnternetin 8 Ocak’ta kesilmesiyle İran’ın dış dünyadan koparıldığını söyleyen Keskin, bu tarihten sonra yaşananların tam olarak bilinmediğini, ancak protestoların son derece kanlı biçimde bastırıldığını dile getirdi. Keskin, bazı yerel kaynakların ölü sayısının 12 bine kadar çıktığını öne sürdüğünü, ancak resmi bir açıklama yapılmadığı için net rakamların bilinmediğini belirtti.
“1979’dan sonra en sert bastırma”
Keskin’e göre Tahran yönetimi, 1979 Devrimi’nden bu yana protestolara karşı en sert ve en kanlı müdahalelerden birini gerçekleştirdi. Devrim Muhafızları Ordusu’nda bir çözülme yaşanmadığını belirten Keskin, rejimin tüm üst kurumlarıyla birlik görüntüsü verdiğine dikkat çekti. Reformcu isimlerin dahi bastırma politikasına destek vermesi, rejimin tehdit algısının boyutunu ortaya koyuyor.
“ABD’nin askeri müdahalesi masada”
Arif Keskin, ABD’nin İran’a yönelik askeri müdahale ihtimalinin yüksek olduğu görüşünde. ABD’nin Ortadoğu’daki askeri yığınağının artık sıradan bir güç gösterisi olmaktan çıktığını vurgulayan Keskin, bu hareketliliğin İran’ı hedef aldığına dair Washington’da ve bölge başkentlerinde genel bir kabul oluştuğunu belirtti.
Keskin’e göre asıl soru, bu askeri baskının savaşa mı yoksa İran’ı masaya zorlamaya yönelik bir stratejiye mi hizmet ettiği. Donald Trump’ın bir yandan sert tehditler savururken diğer yandan müzakere mesajları vermesinin bilinçli bir belirsizlik yarattığını ifade etti.
Müzakere ihtimali var ama zemin zayıf
Cuma günü ABD ve İranlı yetkililerin İstanbul’da bir araya gelmesi beklenirken, Keskin bu temasın gerçek bir uzlaşmaya dönüşme ihtimalinin son derece sınırlı olduğunu savundu. Ona göre müzakere ihtimali teorik olarak tamamen ortadan kalkmış değil, ancak somut bir anlaşmaya varılmasını engelleyen ciddi yapısal sorunlar bulunuyor.
Keskin, İsrail’in İran’a yönelik son saldırılarının Tahran açısından müzakere zeminini büyük ölçüde aşındırdığını, nükleer tesislerin hedef alınmasının İran’da “onur ve egemenlik sorunu” olarak algılandığını söyledi. ABD’nin nükleer dosyanın ötesine geçerek İran’ın füze kapasitesi ve bölgesel etkisini de masaya getirmesinin, Tahran tarafından “uzlaşma değil teslimiyet” olarak görüldüğünü vurguladı.
Bölgesel savaş riski
Olası bir askeri saldırının hızla bölgesel bir savaşa dönüşme riski taşıdığına dikkati çeken Keskin, Hizbullah, Irak’taki Şii milisler ve Yemen’deki Husilerin devreye girme ihtimalinin çatışmayı kontrolsüz bir boyuta taşıyabileceğini söyledi. Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının ise küresel enerji piyasaları açısından ağır sonuçlar doğurabileceğini belirtti.

“İran artık beka mücadelesi veriyor”
Keskin’e göre İran, protestolarla birlikte ideolojik cazibesini ve “model ülke” iddiasını büyük ölçüde yitirdi. Rejim, bölgesel genişleme stratejisinden uzaklaşarak giderek kendi varlığını korumaya odaklanan savunmacı bir çizgiye çekiliyor. Bu durum, İran’ın Ortadoğu’daki etkisinin daha da zayıflamasına yol açıyor.
Keskin şunları kaydetti:
“İran’ın şu andaki durumu Ortadoğu siyasetinden bağımsız değil. İran gitgide hem içeride hem de dışarıda zayıflıyor. Bu zayıflaması Ortadoğu’da azalan etkisini daha da azaltıyor. Özellikle de ortada bir askeri müdahale ihtimali var. İsrail’in katılıp katılmayacağı söz konusu. Askeri müdahale olduğu takdirde Husilerin Yemen’de ne yapacağı, Irak’ta Haşdi Şabi güçlerinin ne yapacağı merak konusudur. Bu kez onların da hareketlenme ihtimali olabilir. Bu yönüyle de şu anda İran İsrail-ABD arasındaki bu gerginlik doğrudan Ortadoğu’daki istikrarı etkileyecektir. Bu sürecin sonunda da İran Ortadoğu’da daha fazla zayıflayacaktır. Gücünü kaybedecek. Bu da daha fazla içeriye dönmesi ve kapalı toplum olmaya devam edecektir.”
“İran muhalefetinin ortak bir ideal ve hedefi yok”
“İran muhalefetinin ideolojik ve politik parçalanmışlığı protestoları olumsuz etkiledi” diyerek muhalefeti eleştiren Keskin, “Muhalefet bir bütün değil. Aralarında sadece ihtilaf değil, bir düşmanlık var. Bu düşmanlık, en fazla da İran’daki yönetimi katkı sağlıyor” dedi.
Muhalif grupların bir araya gelerek ortak bir irade sergileyemediklerini vurgulayan Keskin, “Bunların ortak bir ideal, ortak bir hedefi yok. İnsanları mobilize etme imkanları olmuyor. Bu nedenle sokak örgütsüz, lidersiz kalabalığa dönüşüyor. Bu da protestocuları güçsüz kılıyor. Muhalefetin bütünlüklü olması çok önemli olurdu. Fakat olmadı. Şah’a karşı başarılı olundu. Çünkü o zaman herkes “Şah, gitsin” diyordu. O zaman İran halkı, Şah’ı istememe noktasında birleşti. Şimdi de öyle bir görüntü sergileyebilirlerdi. Çünkü herkes İran İslam Cumhuriyeti yönetimini istemiyor. Fakat yine de birlikte hareket edemediler. Temel mesele de buludur. Birleşemedikleri için de rejimi yıkamıyorlar. İran yönetimi de bu bölünmüşlükten dolayı güçlü görünüyor ve protestoları kanlı şekilde bastırabiliyor” ifadelerini kullandı.
Yorumlar
Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın
Yorum yazın