İdam edilen Kürt mahkumun ses kaydı ortaya çıktı: Yapmadığımı bildikleri halde itirafa zorladılar

Haber Merkezi – İran rejimi tarafından bugün idam edilen Kürt mahkum Mihrab Abdullazade’nin, infazından sonra yayımlanan bir telefon görüşmesinde, işlemediği bir suçu itiraf etmeye zorlandığı ortaya çıktı.

28 yaşındaki Mihrab Abdullazade, 2022 yılındaki “Jin, Jiyan, Azadî” (Kadın, Yaşam, Özgürlük) protestoları sırasında bir subayın öldürülmesine karıştığı iddiasıyla bu sabah erkenden Urmiye’de idam edildi. Abdullazade, söz konusu suçlamayı reddetmişti.

Fransa merkezli Kürdistan İnsan Hakları Ağı (KHRN) tarafından yayımlanan ve bir kopyası Rûdaw tarafından elde edilen telefon kaydında Abdullazade, bir istihbarat görevlisinin sorgu sırasında kendisine, “Bizimle çalışmadığın için bir şeyi itiraf etmek zorundasın” dediğini aktarıyor. Kayıtta Abdullazade, görevlinin "Senin yapmadığını biliyoruz" dediğini ve kendisine zorla üç sayfalık bir itirafname imzalattırıldığını belirtiyor.

Ekim 2022'de tutuklanmıştı

Urmiye’de berber dükkanı işleten Abdullazade, Ekim 2022'deki hükümet karşıtı protestolardan bir ay sonra tutuklanmış ve Devrim Muhafızları Ordusu'na (DMO) bağlı bir gözaltı merkezine nakledilmişti. KHRN’ye göre Abdullazade, DMO'nun bir kolu olan paramiliter Besic teşkilatının bir üyesini öldürmekle suçlanıyordu.

Telefon görüşmesinde hem "ruhen hem de bedenen" işkence gördüğünü ifade eden Abdollahzadeh, kendisine İran'da genellikle idamla sonuçlanan "Yeryüzünde fesat çıkarmak" (Fasad-fil-Arz) suçlamasının yöneltildiğini söyledi. Abdollahzadeh, "Bana 'Bizim adamımız olmalısın' dediler ve isim vermem için ısrar ettiler" dedi.

İdamlar savaş halinde de durmadı

İran, 28 Şubat'ta başlayan ve 8 Nisan'da ateşkesle sonuçlanan ABD ve İsrail ile olan altı haftalık çatışma döneminden bu yana idam cezası infazlarını hızlandırdı. Birleşmiş Milletler, savaşın başlangıcından bu yana 21 idamı ve 4 binden fazla tutuklamayı teyit etti. 2022 protestolarında, Ocak 2026 eylemlerinde ve Haziran 2025'teki 12 Gün Savaşı'nda tutuklananlar ile bu yılın Mart ayındaki savaş sürecinde gözaltına alınanlar; casusluk ve "düşmanla işbirliği" gibi suçlamalarla hızlandırılmış yargı süreçlerine tabi tutuluyor.

Uluslararası Af Örgütü cuma günü yaptığı açıklamada, "İranlı yetkililerin korku salmak amacıyla siyasi muhalifleri ve protestocuları keyfi şekilde idam etmesine uluslararası toplum sessiz kalmamalıdır" çağrısında bulundu.

Kürtçe konuşan Abdullazade’in telefonda söyledikleri özetle şöyle:

“Ben suçsuzum. Beni kurban etmek istiyorlar. Ben Urmiye’deydim. Eylemlerden bir ay sonra beni tutukladılar. ‘Bizim insanımız ol. İnsanlar seni tanıyor, senle mutlaka konuşmuşlardır. İnsanları sat, onları anlat’ dediler. Onlara ben bir esnafım, benim işim olmaz dedim. Kimseyi tanımıyorum dedim. Onlar ise sen çevreyi tanıyorsun. İsim ver dediler. Ben kabul etmeyince hem fiziksel ve psikolojik işkence yaptılar. Daha sonra Besic’i senin öldürmediğini biliyoruz dediler. Madem biliyorsunuz bana bunu neden yapıyorsunuz diye sordum. Halk üzerine ifade vermemi istediler vermeyince işkenceye devam ettiler. Ben yapmadım dedim defalarca. Madem muhbirlik yapmıyorsun o zaman (başına gelene katlanacaksın) dediler.”

Abdullazade, telefon görüşmesinde son olarak şunları söyledi:

"Maktulün ailesi bile benim masum olduğumu biliyor. Cinayet anına dair görüntülerde de yokum."

Perşembe günü diğer iki siyasi mahkum Naser Bakırzade ve Yakub Kerimpur ile birlikte hücreye alınan Abdullazade’den önce, hücre arkadaşları Bakırzade ve Kerimpur dün idam edilmişti.