İdam edilen Kürt gençlerinin hazin hikayesi
Erbil(Rûdaw) - İran yargısı, biri Azeri ikisi Kürt 3 genci idam etti. Gençlerin idamı kamuoyunda büyük tepkiye yol açarken, İran yönetimi ailelerin taziye kurmasına da izin vermedi. İdam edilen gençlerle aynı cezaevinde kalan bir arkadaşının anlatımları vicdanları sızlattı.
26 yaşındaki Urmiyeli Kürt Nasir Bekirzade ve Yarsan inancına sahip Azeri kökenli Yakup Kerimpur’u ‘İsrail’e casusluk’ yapma iddiasıyla idam edildi.
Mihrab Abdullahzade’nin hikâyesi
3 Mayıs 2026 Pazar sabahı, İran yargısının resmi haber ajansı Mizan, Kürt tutuklu Mihrab Abdullahzade’nin Urmiye Cezaevi’nde idam edildiğini duyurdu.
İdam edildiğinde 27 yaşında olan Mihrab Abdullahzade, Devrim Muhafızları’na bağlı Besic(milis) üyesi bir kişinin öldürülmesiyle suçlanıyordu.
2025 yazında üç ay boyunca Mihrab ile aynı cezaevinde kalan bir arkadaşı, Mihrab ve Nasır’ın cezaevi sürecini Rûdaw’a anlattı.
Hamid Çepati, sosyal medyada da aktif olan bir sivil ve siyasi aktivist. Aynı suçlamalar nedeniyle Urmiye Merkez Cezaevi’nde üç ay tutuklu kaldı, ardından üç ay ev hapsi cezası aldı. Cezasının tamamlanmasının ardından İran’dan kaçarak ayrıldı.
“Mihrab işkence altında suçu kabul etti”
Çepati, Mihrab Abdullahzade ile cezaevinde geçirdiği üç aylık süreyi Rûdaw’a şu sözlerle anlattı:
“Mihrab, 2022’deki Jina Emini’nin ölümüyle patlak veren ‘jin, jiyan, azadi’ ayaklanması sırasında Urmiye’deki Veli Asr Caddesi’nde gözaltına alındı. Orada bir berber dükkânı vardı.
Mihrab Abdullahzade, tutuklanmadan önce, dükkânının yakınında bir Besic üyesi öldürülmüştü. Bu suçlamayla cezaevine gönderildi. İşkence altında mecburen o kişiyi öldürdüğünü kabul etti.”
Hamid Çepati Mihrab’ın kişiliği hakkında ise şunları söyledi:
“Siyasi biri değildi. Çok neşeli ve iyi huylu bir gençti. Neredeyse her gün işkence görüyor olmasına rağmen, her gece sabaha kadar sohbet ederdik.”
İdam edilmeden önce iki kez intihar girişiminde bulundu
Mihrab’ın arkadaşı sözlerini şöyle sürdürdü:
“Sürekli korku ve kaygı içinde yaşıyordu, çünkü idam edilmeyi bekliyordu. O kadar çok işkence gördü ki iki kez intihar girişiminde bulundu.”
Mihrab’ın ulusal kimlik konusundaki duygularına ilişkin de şunları anlattı:
“Bir gün bana, ‘Mahkemede Kürt olduğumu öğrendiklerinde bana karşı tutumları değişti ve daha sert davrandılar’ dedi. Ben cezaevinde Mihrab’ın ne kadar Kürt vatanperver biri olduğunu öğrendim.”
Mihrab Abdullahzade, 2022 sonbaharında gözaltına alındı. 2024 yazında Urmiye Devrim Mahkemesi 1’inci Şubesi tarafından, Yargıç Necefzade başkanlığında görülen davada “baği” yani İslam Cumhuriyeti’ne karşı “silahlı faaliyet yürüten gruplara” üyelik suçlamasıyla idama mahkûm edildi. Ceza, 21 Aralık 2025’te ülkenin Yüksek Mahkemesi tarafından onandı.
Fransa merkezli Kürdistan İnsan Hakları Ağı (KHRN) tarafından yayımlanan ve bir kopyası Rûdaw tarafından elde edilen telefon kaydında Mihrab Abdullazade, bir istihbarat görevlisinin sorgu sırasında kendisine, “Bizimle çalışmadığın için bir şeyi itiraf etmek zorundasın” dediğini aktarıyor. Kayıtta Abdullazade, görevlinin "Senin yapmadığını biliyoruz" dediğini ve kendisine zorla üç sayfalık bir itirafname imzalattırıldığını belirtiyor.
Çepati’ye göre, son ana kadar Mihrab’ın ailesi oğullarının serbest bırakılmasını umut ediyordu.
Nasır Bekirzade’nin hikâyesi
İdam edilen diğer Kürt genci Nasır Bekirzade, Mihrab Abdullahzade’nin arkadaşıydı. O da arkadaşı Yakub Kerimpur ile birlikte 2 Mayıs Cumartesi günü idam edildi.
Nasır, 2023 yılında “İsrail adına casusluk yaptığı” suçlamasıyla gözaltına alındı.
Nasır Bekirzade ile bir dönem cezaevinde kalan Hamid Çepati şunları söyledi:
“Nasır ilk 88 gün boyunca İstihbarat biriminin elinde tutuldu ve çok ağır işkenceler gördü. İşkence altında suçlamaları kabul etti ve videosu kaydedildi.”
İki kız kardeşin tek erkek kardeşiydi
26 yaşındaki Nasır Bekirzade, İslam Devrim Mahkemesi 39’uncu Şubesi tarafından, yetkililer, dini şahsiyetler ve Natanz gibi hassas bölgeler hakkında bilgi toplamak ve bunları İran dışına göndermek suçlamasıyla idama mahkûm edildi.
Çepati, “Nasır’ın iki kız kardeşi vardı. Ve ailenin tek erkek evladıydı. Urmiye çarşısında bir telefon dükkânı vardı. Nişanlıydı ama hayallerine ulaşamadan onu öldürdüler” dedi.
Nasır da cezaevinde bir kez intihar girişiminde bulundu.
Çepati, “O cezaevinde Kürtlere o kadar zulmediliyor ki, milliyet duygun olmasa bile orada öfkeden değişiyor ve başka bir insana dönüşüyorsun” diye konuştu.
İdamların ardından İran yönetimi, ailelerin Urmiye kent merkezinde taziye kurmasına izin vermedi.
yasak nedeniyle aileler taziyeyi köyde kurmak zorunda kaldı.
Yakub Kerimpur
Yakub Kerimpur, Azeri kökenliydi ve Yarsan inancına mensuptu. İran ile İsrail arasındaki 12 günlük savaş sırasında gözaltına alınmıştı.
Kerimpur, Urmiye Devrim Mahkemesi 1’inci Şubesi tarafından “İsrail adına casusluk” suçlamasıyla idama mahkûm edilmiş, geçen ay da Yüksek Mahkeme 9’uncu Şubesi cezayı onamıştı.
İran, en fazla idam cezasının uygulandığı ülkelerden biri olarak gösteriliyor.
Birleşmiş Milletler ise mart ayının başından bu yana İran’da en az 21 kişinin, “İran İslam Cumhuriyeti’ne karşı silahlı faaliyet yürütmek, ulusal güvenliği bozmak ve İsrail ile ABD’ye yardım etmek” suçlamalarıyla idam edildiğini belirtiyor.
İnsan Hakları Hengaw’ın raporuna göre sadece Nisan ayında 26 kişi idam edildi. Bunun sadece 15’i kamuoyuna duyruldu.