İranlı milletvekili: ABD, Tahran'ın müzakere şartlarını kabul etti
Tahran (Rûdaw) - İran Meclisi Ulusal Güvenlik Komisyonu, Washington ile yürütülen dolaylı görüşmelerin seyrine ilişkin iddialı açıklamalarda bulundu. Tahran, ABD'nin geçen yılki "12 Gün Savaşı"ndaki başarısızlığı nedeniyle masaya dönmek zorunda kaldığını ve İran'ın nükleer zenginleştirme hakkı dahil tüm ön koşullarını kabul ettiğini öne sürdü.
İran ile Amerika Birleşik Devletleri arasında, Umman’ın başkenti Muskat’ta yeniden başlayan diplomatik temasların yankıları sürüyor. İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Üyesi Mahmud Nebesiyan, bugün yaptığı açıklamada, Washington yönetiminin Tahran’ın belirlediği müzakere çerçevesine boyun eğdiğini savundu.
13 Şubat 2026 Cuma günü (bugün) basına konuşan Nebesiyan, ABD ile yürütülen "dolaylı" görüşmelerde inisiyatifin İran’da olduğunu iddia etti. Nebesiyan, "ABD, uzun tartışmaların ardından İran'ın masaya koyduğu şartları kabul etmiştir. Bu şartlar; görüşmelerin sadece nükleer dosyayla sınırlı kalması, uranyum zenginleştirme hakkımızın resmen tanınması ve müzakerelerin Umman'da yürütülmesidir" ifadelerini kullandı.
"Washington 12 Gün Savaşı'nda hedeflerine ulaşamadı"
İranlı yetkili, ABD'nin müzakere masasına dönmesini "diplomatik bir tercih" değil, "stratejik bir zorunluluk" olarak nitelendirdi. Nebesiyan, Washington'un Haziran 2025’te İsrail ile İran arasında yaşanan "12 Gün Savaşı"nda beklediği sonucu alamadığını, İran içindeki protesto dalgalarını yönetemediğini ve önceki müzakere süreçlerinde başarısız olduğunu belirtti. Nebesiyan'a göre ABD, bu "başarısızlıklar silsilesi" nedeniyle yeniden diyalog kapısını aralamak zorunda kaldı.
Muskat Hattı ve Trump’ın "gölge diplomasisi"
Taraflar arasındaki son temas, 6 Şubat 2026 tarihinde Umman’ın arabuluculuğunda gerçekleşmişti. Muskat'ta yapılan bu yeni tur görüşmeler, her iki başkent tarafından da "yapıcı ve olumlu" olarak tanımlanırken, sürecin dolaylı formatta sürdürülmesi kararlaştırılmıştı.
Ancak diplomatik masanın kurulduğu dönemde, sahadaki askeri hareketlilik de dikkat çekiyor. ABD Başkanı Donald Trump, bir yandan müzakere heyetini Muskat'a gönderirken, diğer yandan bölgeye uçak gemisi filosu sevk ederek Tahran üzerindeki askeri baskıyı canlı tutuyor. Trump’ın, anlaşma sağlanamaması durumunda "kötü senaryoların" devreye gireceğine dair tehditleri, müzakerelerin kırılgan zeminini koruduğunu gösteriyor.
"Barışa hazırız ama elimiz tetikte"
Nebesiyan, ABD'nin askeri tehditlerine karşılık Tahran'ın pozisyonunu, "Müzakereye hazırız ancak olası bir saldırıya karşı elimiz tetikte" sözleriyle özetledi.
İran-ABD hattındaki gerilim, geçen yıl haziran ayında zirve yapmıştı. Nükleerve İran arasında patlak veren ve 12 gün süren çatışmalar sırasında ABD, savaşa doğrudan müdahil olarak İran’ın üç nükleer tesisine hava saldırısı düzenlemişti. Bu travmatik sürecin ardından, 2026 başındaki diplomatik yumuşama çabaları, bölgenin geleceği açısından kritik bir test niteliği taşıyor.