Rojhılat’ta temkinli sessizlik: Ateşkes halkı belirsizlik ve ekonomik baskı ile baş başa bıraktı
Haber Merkezi - ABD ve İran arasındaki ateşkes, İran'ın batısında Kürt nüfusun yoğun olduğu Rojhılat’ta huzursuz bir sessizliğe neden oldu. Rojhıat’taki Rûdaw muhabirinin aktardığına göre, bölge halkı kırılgan ateşkes sürecinde derinleşen bir belirsizlik ve ağır ekonomik baskı altında yaşıyor.
Ateşkes öncesindeki günlerde Rojhılat’ta günlük yaşam tamamen savaş ihtimaline göre şekillenmişti. Şubat sonunda başlayan ABD ve İsrail operasyonlarının hedefi olma korkusuyla, askeri ve güvenlik tesislerine yakın sokaklar neredeyse tamamen boşalmıştı. Enerji altyapısına yönelik olası saldırılar; elektrik, gaz ve su kesintileri endişesini zirveye taşımıştı. ABD Başkanı Donald Trump’ın Tahran’a yönelik sert ültimatomlarının ardından birçok vatandaş güneş enerjisi sistemleri ve yakıt stoklamaya yönelmişti.
Ateşkes sonrası durum
8 Nisan’da ilan edilen iki haftalık ateşkes başlangıçta bir rahatlama yaratsa da bu duygu yerini kısa sürede geleceğe dair endişeye bıraktı. Ateşkese rağmen bölgedeki askeri hareketlilik ve baskı devam ediyor. Güvenlik güçleri ana cadde ve meydanlarda konuşlanmış durumda, birçoğu araçlarında uyuyarak savaş atmosferini diri tutuyor. Okullar çevrimiçi eğitime devam ederken, üniversiteler kapalı kalmayı sürdürüyor. İnternet kısıtlamaları nedeniyle halk haber almak için uydu televizyonlarına bağımlı hale gelmiş durumda.
Piyasadaki durgunluk sürüyor
Ekonomik faaliyetler kısmen başlasa da piyasadaki durgunluk sürüyor. Daha önce boşalan sokaklarda trafik yeniden artsa da tüketiciler harcamalarını sadece temel ihtiyaçlarla sınırlandırıyor.
Güvenlik gerekçesiyle takma isim kullanan sandviç satıcısı Sirwan, ateşkesin kalıcı olmamasını umduğunu belirterek ilginç bir bakış açısı sundu. Sirwan, “savaşın devam etmesinin mevcut yönetime karşı halk ayaklanması başlatmak ve İran otoritesini sona erdirmek için bir fırsat olduğunu” savunuyor. Ancak savaş korkusunun yoksul halkı dehşete düşürdüğünü de kabul ediyor. Sirwan, sokakların kalabalıklaştığını ancak insanların para harcamaya korktuğunu, bu yüzden satışların çok düşük olduğunu ekliyor.
Uzun bir istikrarsızlık dönemi bekleniyor
Kumaş satıcısı Ali de benzer bir görüşü paylaşıyor. Çarşıdaki kalabalığın satışa dönüşmediğini belirten Ali, ateşkesin kendisini şaşırtmadığını ve rejimin çöküşüne yol açabilecek uzun bir istikrarsızlık dönemi beklediğini dile getiriyor.
Gıda fiyatlarındaki ciddi artış haneleri zorlarken, yerel pazarlarda Kürdistan Bölgesi ve Türkiye’den ithal edilen ürünlerin hakimiyeti artıyor.
Emlak piyasası ise tamamen durmuş durumda. Emlakçı Wrya, konut ve arsa fiyatlarının çok yüksek olmasına rağmen hiçbir işlem yapılmadığını söylüyor. Alıcıların olduğunu ancak kimsenin mülkünü satmak istemediğini belirten Wrya, savaş koşullarına rağmen ev sahiplerinin kiraları düşürmemesinden yakınıyor. Wrya, ev sahiplerinin artan hayat pahalılığını kiracıların sırtına yüklemeye çalıştığını ifade ediyor.
Dolar tekrar 1 milyon 600 bin sınırına dayandı
Döviz piyasasında da dalgalanma hakim. Döviz tüccarı Hawre, ateşkes ilanıyla 1 milyon 620 bin Riyal seviyesinden 1 milyon 510 bin seviyesine gerileyen doların, diplomatik görüşmelerin tıkanmasıyla tekrar 1 milyon 600 bin sınırına dayandığını belirtiyor. Hawre, mevcut hükümetin en fazla bir yıl daha ayakta kalabileceğini öngörüyor.
Hükümet destekçileri ateşkesi bir zafer olarak görülüyor
Güvenlik güçleri ve hükümet destekçileri tarafından ise ateşkes bir zafer olarak görülüyor. Polis memuru Said, “İran o kadar güçlüydü ki Amerika’yı yenmeyi ve onları müzakere masasına oturtmayı başardı” dedi. Said ayrıca, bu yılın başlarında gerçekleşen ülke çapındaki protestolarda hükümetin müdahalesini savundu; göstericilerin çoğunun Amerika ve İsrail tarafından yönlendirilen silahlı unsurlar olduğunu, bazı sivillerin ise arada kaldığını iddia etti.
Özellikle yaşlı bölge sakinleri ise savaşın durmasından duydukları rahatlamayı dile getiriyor. 56 yaşındaki Meryem, “Uçak ve patlama seslerinden çok korkuyordum” dedi. Saldırıların yerleşim yerlerini nadiren hedef aldığını bilse de buna dayanamadığını ekleyen Meryem, değişimin başka yollarla olması umudunu şu sözlerle paylaştı: “Belki Tanrı merhamet eder de bu rejim başka bir şekilde gider ve yok olur.”
Ateşkes derin sosyal ve siyasi bölünmeleri gün yüzüne çıkardı
Dini perspektifler de tutumları şekillendiriyor. Yerel bir Sünni din adamı olan Molla Kemal, “Savaşın durmasını istedim; her halükarda, Şii liderliğinde olsa bile bir İslam ülkesi üzerinde Yahudi gücünün hakim olmasından yana değilim” dedi.
İran’ın diğer şehirlerinde, özellikle başkent Tahran’da yaşayan Kürtler arasında ise ateşkes derin sosyal ve siyasi bölünmeleri gün yüzüne çıkardı. İşçi Arif, fabrika kapanışları ve piyasalardaki durgunluk nedeniyle yaygınlaşan işsizliğe dikkat çekti. Kirmanşan eyaletinden Tahran’a giden Pervane ise Tahran halkının çok huzursuz olduğunu ve bu durumda adeta çöktüklerini belirtti.
Pervane, toplumun İran düzenini yıkmak için savaşın devam etmesini isteyenler ile çatışmanın sürmesine karşı çıkanlar arasında giderek daha fazla bölündüğünü söyledi. Pervane, “Rejimden nefret eden ama İran’ın tamamen yıkılıp yok olmasındansa hükümetin hayatta kalmasını tercih eden bir grup var” dedi.
Rojhılat’taki pek çok kişi için ateşkes sadece aktif çatışmaların sona ermesi anlamına geliyor; ancak bu durum savaşı henüz bitirmiş değil, aksine yeni bir belirsizlik evresini başlattı. Savaş, siyasi değişim ihtimaline dair bir umut yaratmıştı ancak ani ateşkes, insanları geleceklerine dair cevapsız sorularla baş başa bıraktı.