Haber Merkezi - ABD ile İran arasında savaş senaryoları ve müzakere masası arasındaki belirsizlik sürerken, Tahran'daki güç dengelerinde dikkat çekici bir değişim yaşanıyor. Geçmişte yurt içi ve yurt dışındaki birçok tartışmalı saldırıyla anılan General Ahmed Vahidi, İran'daki karar alma mekanizmasının merkezine yerleşmiş durumda.
İran Devrim Muhafızları (Pasdaran) Ordusu'nun başına geçen General Ahmed Vahidi, ABD ile yürütülen müzakerelerde İran'ın sert politikasını belirleyen kilit isim olarak öne çıkıyor. İran basınına sızan bilgilere göre Vahidi, babasıyla birlikte hedef alınmasının üzerinden 90 gün geçmesine rağmen kamuoyu önüne çıkmayan İran Dini Lideri Mücteba Hamaney ile doğrudan iletişim kurabilen dar bir elit grubun üyesi.
İran'ın dini ve siyasi elitleri arasında kıyasıya bir güç mücadelesinin yaşandığı bu dönemde, ülkedeki nihai kararları kimin verdiği büyük bir muamma. Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın Devrim Muhafızları tarafından etkisizleştirildiği iddiaları güçlenirken; Pezeşkiyan mayıs ayı başlarında yaptığı "Sevgili Liderimizi görebildim ve iki saat görüştüm" açıklamasıyla durumu toparlamaya çalıştı.
Ancak uzmanlar gerçek gücün Vahidi ve ekibinde toplandığı görüşünde. Siyasi analist Kamran Bokhari durumu şu sözlerle özetliyor:
"Vahidi gibi şahsiyetler sadece savaşı yönetmekle kalmıyor, Dini Lider etrafında gücü pekiştirip halefiyet sürecini yeniden şekillendiriyorlar. Kriz yönetimi aracılığıyla devleti fiilen kontrol altına almış durumdalar."
Diplomasinin ve savaşın direksiyonunda
Devrim Muhafızları komutanının savaşın başlarında hayatını kaybetmesiyle bu kritik görevi devralan Vahidi, şu an İran'ın balistik füze cephaneliğini ve Körfez'deki deniz taşımacılığını tehdit eden sürat teknelerini komuta eden en güçlü isim.
Washington merkezli Savaş Araştırmaları Enstitüsü'nün (ISW) raporları, Vahidi ve yakın çevresinin sadece askeri operasyonları değil, diplomatik müzakere sürecini de bizzat yönettiklerini ortaya koyuyor. Nisan ayında Pakistan'da, İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ile ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance heyetleri arasında yapılan ve sonuçsuz kalan görüşmelerin ardından, Vahidi'nin arabulucular için "ana temas noktası" haline geldiği belirtiliyor.
Vahidi'nin müzakere stratejisi ise "tavizsiz direniş" üzerine kurulu. Zenginleştirilmiş uranyumun teslimi gibi Amerikan taleplerini reddeden general, ABD'nin doğrudan bir savaşa girmekten ve Körfez'deki müttefiklerine zarar vermekten kaçınacağına güveniyor.
New York merkezli Soufan Group'tan kıdemli İran uzmanı Kenneth Katzman, Vahidi'nin zihniyetini şöyle analiz ediyor:
"O, sonsuz devrime ve sonsuz direnişe inanan bir zihniyetten geliyor. Ülkesinin her adımda koşulsuz olarak ABD'ye karşı durması gerektiğine inanıyor."
Kudüs Gücü'nden İçişleri'ne: Vahidi'nin karanlık sicili
Asıl adı Ahmed Şahçeraği olan ve 1958'de Şiraz'da doğan Vahidi'nin sicili, İran'ın son 40 yılındaki birçok kritik olayla doğrudan bağlantılı. İşte Vahidi'nin biyografisindeki çarpıcı detaylar:
1980'lerde Devrim Muhafızları istihbaratına giren Vahidi, dönemin ABD yönetimiyle silah satışı karşılığında rehinelerin serbest bırakılmasını içeren tarihi skandalda aktif rol aldı.
Ortadoğu genelinde vekil silahlı gruplar ağını kuran Kudüs Gücü'nün ilk liderlerinden biri oldu.
Uluslararası müfettişlere göre, 1994'te Arjantin'de 85 kişinin öldüğü Yahudi merkezi bombalamasının ve 1996'da Suudi Arabistan'da 19 ABD askerinin öldüğü Huber Kuleleri saldırısının planlayıcılarından biri olduğu söylense de İran yönetimi bu iddiayı reddediyor.
Jina Emini protestoları
Yakın dönemde İçişleri Bakanı olarak görev yaptığı 2022 yılında, Jina Emini'nin ölümünün ardından başlayan kitlesel Kürt ve İranlı kadın protestolarının kanlı bir şekilde bastırılmasını yönetti. Ayrıca zorunlu başörtüsü kurallarını ihlal eden kadınların gizlice fişlenmesi ve izlenmesi emrini veren de bizzat kendisiydi.
Tüm bu gelişmeler ışığında uzmanlar, iktidardaki belirsizlik ve Vahidi'nin uzlaşmaz tutumu nedeniyle ABD'nin İran'la yeni bir anlaşmaya varmasının eskisinden çok daha zor olacağı konusunda birleşiyor.
Ortadoğu Enstitüsü uzmanı Hamidreza Azizi'nin belirttiği gibi: "Trump masada tek bir muhatap istiyor, ancak İran'da artık tüm sistem değişmiş durumda."
Yorumlar
Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın
Yorum yazın