Erbil (Rûdaw) - Körfez ülkeleri, Washington yönetimine yolladıkları mesajda İran ile yapılacak bir anlaşmanın sadece silahların susmasını değil, Tahran’ın füze ve dron kapasitesinin kalıcı olarak tasfiyesini içermesi gerektiğini vurguladı.
Ortadoğu’da devam eden savaşın seyri değişirken, Körfez ülkeleri bölgenin gelecekteki güvenlik mimarisi için masaya ağırlığını koyuyor. Reuters haber ajansına konuşan üst düzey kaynaklar; Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn’in, ABD’ye "yarım bir zaferin kabul edilemez olduğu" mesajını ilettiğini bildirdi.
"Basit bir ateşkes krizi ertelemektir"
BAE’nin ABD Büyükelçisi Yusuf el-Uteybe, Wall Street Journal için kaleme aldığı makalede Körfez’in ortak endişesini dile getirdi.
Uteybe, sadece çatışmaları durduracak bir anlaşmanın "gelecekteki daha büyük bir krizi sadece öteleyeceğini" belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Bize kesin bir sonuç lazım. İran’ın nükleer kapasitesi, füze ve dron programı, bölgedeki vekil terör grupları ve uluslararası deniz yolları üzerindeki kuşatması tamamen sona erdirilmelidir."
Haberde, Körfez ülkeleri arasında savaşa yaklaşım konusunda iki farklı ekolün oluştuğu kaydedildi:
Hızlı çözüm yanlıları: Katar, Umman ve Kuveyt; savaşın ekonomik yıkımından ve İran’ın kendi topraklarına yönelik olası intikam saldırılarından çekindikleri için "acil ateşkes" için lobi yapıyor.
Radikal çözüm yanlıları: BAE, Suudi Arabistan ve Bahreyn ise İran’ın Hürmüz Boğazı’nı bir "şantaj kartı" olarak kullanma gücünün tamamen elinden alınması şartıyla savaşın tırmanmasına razı olduklarını belirtiyor.
BAE Başkanlık Danışmanı Enver Garkaş, İran’ın saldırılarının bölgedeki stratejik düşünceyi değiştirdiğini belirterek, "Bu, İran’ın yanlış hesaplamalarının bedelidir; sonuç ABD ile daha derin bir güvenlik ittifakı olacaktır" dedi.
5 bin füze ve dron: "Tüm sınırlar aşıldı"
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Casim el-Budeyvi ise daha sert bir tablo çizdi. İran’ın sivil altyapı ve enerji tesislerine 5.000’den fazla füze ve dronla saldırdığını belirten Budeyvi, Tahran’ın uluslararası tüm kırmızı çizgileri aştığını ve bölge ülkelerinin meşru müdafaa haklarının saklı olduğunu vurguladı.
Kritik hedef: Hark Adası
Savaşın en kritik noktalarından biri ise İran’ın petrol ihracatının kalbi olan Hark Adası. ABD Başkanı Donald Trump’ın, adanın kontrolünü ele geçirmek için kara harekatı seçeneğini masada tuttuğu belirtiliyor.
Bazı Körfez müttefikleri, petrol tesislerine yönelik topyekûn bir misillemeden korktukları için kara harekatına temkinli yaklaşsa da; Washington’dan İran’ın askeri kapasitesini "felç edecek" operasyonlara devam etmesini talep ediyor.
Yorumlar
Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın
Yorum yazın