İran’ın ABD’ye sunduğu teklifin ayrıntıları ortaya çıktı: Nükleer program yok

Haber Merkezi - İran yönetimi, bölgedeki savaşı sonlandırmak amacıyla Pakistan aracılığıyla ABD’ye yeni bir teklif sundu. Bölgesel kaynaklara göre Tahran’ın hazırladığı planda Hürmüz Boğazı’ndaki tıkanıklığın sona erdirilmesi karşılığında Amerikan ablukasının kaldırılması talep edilirken, nükleer programın kısıtlanmasına dair herhangi bir maddeye yer verilmedi.

İran’ın sunduğu öneride, Hürmüz Boğazı’nın ticari gemilere açılmasına karşılık ABD’nin İran limanlarına uyguladığı deniz ablukasına son vermesi isteniyor.

Ancak nükleer silahsızlanmayı anlaşmanın ön şartı olarak gören ABD Başkanı Donald Trump’ın bu teklife sıcak bakması beklenmiyor.

Trump geçtiğimiz gün yaptığı açıklamada, "Tüm kozlar bizim elimizde. Eğer konuşmak istiyorlarsa bizi arayabilirler" diyerek Tahran üzerindeki baskının süreceği mesajını vermişti.

Putin ve Irakçi St. Petersburg’da bir araya geldi

İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, bölgesel temasları kapsamında bu sabah St. Petersburg’da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüştü.

Ziyaretin savaşın gidişatına dair önemli bir istişare fırsatı olduğunu belirten Erakçi, ABD’nin tutumunun müzakereleri geciktirdiğini savundu.

Erakçi, "Pakistan’daki ilk tur görüşmeler bazı ilerlemelere rağmen hedefine ulaşamadı. Rus dostlarımızla mevcut durumu ve gelecekteki adımları kapsamlı bir şekilde değerlendiriyoruz" ifadelerini kullandı.

Hürmüz Boğazı’nda ekonomik kilitlenme

İran’ın boğazı kapatması ve ABD’nin başlattığı karşı abluka, küresel enerji piyasalarını sarsmaya devam ediyor.

Savaş öncesi 72 dolar olan Brent petrolün varil fiyatı, pazartesi günü 107 dolara kadar yükseldi.

Sadece petrol değil; doğalgaz, gübre ve temel insani yardımların sevkiyatı da bu krizden derin yara alıyor.

İran’ın, Umman’ı boğazdan geçecek gemilerden "vergi" alınması konusunda ikna etmeye çalıştığı belirtilirken, Pakistan ise taraflar arasındaki derin uçurumu kapatmak için arabuluculuk faaliyetlerini sürdürüyor.

Savaşın ağır insani ve askeri faturası

İki aydır devam eden çatışmaların yarattığı insani yıkım her geçen gün ağırlaşan bir tablo çiziyor.

Savaşın başladığı günden bu yana İran’da en az 3 bin 375 kişi, Lübnan’da ise İsrail ve Hizbullah arasındaki çatışmalarda 2 bin 509 kişi yaşamını yitirdi.

İsrail tarafında 23 sivil ve 15 asker hayatını kaybederken, çatışmaların bir tarafı olmayan Kürdistan Bölgesi’nde düzenlenen drone ve füze saldırıları sonucu 21 kişi yaşamını yitirdi.

Ayrıca bölge genelinde 13 ABD askeri, Lübnan’ın güneyinde görev yapan 6 Birleşmiş Milletler barış gücü askeri ve Körfez ülkelerinden 10 sivilin hayatını kaybettiği bildirildi.

Bölgedeki geçici ateşkes Trump tarafından ucu açık şekilde uzatılmış olsa da, Tahran’ın nükleer dosyayı dışarıda bırakan teklifi ve Washington’un "sıfır nükleer" ısrarı, diplomatik çözümün önündeki en büyük engel olarak duruyor.