ANALİZ: Kalibaf, Trump’ın barış çabalarının merkezinde; ‘Napolyon hayalleri kuruyor’

Haber Merkezi – ABD basınına yer alan yeni bir analize göre, İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD Başkanı Donald Trump’ın bir barış anlaşmasına varma çabalarında merkezi ve kilit bir figür olarak öne çıkıyor. Stanford Üniversitesi'nden Prof. Abbas Milani, Kalibaf'ın "İran'ın Napolyon'u" olma hayali kurduğunu savunuyor.

ABD ile İran arasındaki savaş 29. gününe girerken, Tahran yönetimi Washington’dan gelen diplomatik hamleleri resmi düzeyde reddetmeye devam ediyor.

Ancak perde arkasında, Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf’ın diyalog konusunda "istekli" olduğu belirtiliyor.

Kushner ve Witkoff ile gizli temas iddiası

Axios haber sitesine konuşan üst düzey İranlı ve İsrailli yetkililer; Trump’ın özel elçisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner’ın, Tahran’daki bazı odakların inkarına rağmen Kalibaf ile sürekli temas halinde olduklarını iddia etti.

Çok yönlü bir geçmiş: Komutan, Polis Şefi, Belediye Başkanı

64 yaşındaki sertlik yanlısı muhafazakar bir isim olan Kalibaf, 2020 yılından bu yana Meclis Başkanlığı koltuğunda oturuyor.

Kalibaf’ın kariyeri oldukça dikkat çekici. Eski Devrim Muhafızları (IRGC) komutanı olan Kalibaf, İran’ın eski Emniyet Genel Müdürü.

Tahran’ın eski Belediye Başkanı olan Kalibaf ayrıca siyasi coğrafya alanında doktora sahibi ve lisanslı bir pilot.

"Daimi kaybeden ve Bonapartizm hayali"

Stanford Üniversitesi İran Araştırmaları Merkezi Direktörü ve tarihçi Abbas Milani, Kalibaf’ı "başkanlık seçimlerinin daimi kaybedeni" olarak nitelendiriyor.

Kalibaf; 2005, 2013, 2017 ve 2024 yıllarında dört kez aday olmasına rağmen cumhurbaşkanı seçilememişti.

Milani, Kalibaf’ın "zorba" bir karaktere sahip olduğunu ve İran’ın "Napolyon"u olma hayali kurduğunu belirterek şu analizi yapıyor:

"Şu an İran rejimi çöküşün eşiğindeyken, Kalibaf’ta güç basamaklarını tırmanma ve zirveye ulaşma hayali (Bonapartizm) yeniden canlanmış durumda."

Sertlik yanlısı geçmişi ve yolsuzluk iddiaları

Kalibaf’ın geçmişi, toplumsal olaylardaki sert tutumuyla biliniyor. Genç yaşta İran-Irak savaşına katılan ve 1997'de Devrim Muhafızları Hava Kuvvetleri Komutanı olan Kalibaf, 1999’daki öğrenci protestolarının bastırılmasında kilit rol oynamıştı. Daha sonra bu olaylarla ilgili gururla, "Sokaklardaydım ve öğrencileri sopalarla dövenlerin arasındaydım" ifadelerini kullanmıştı.

Tahran Belediye Başkanlığı (2005-2017) döneminde ise kuzey Tahran'daki değerli arazileri ve mülkleri hükümet yetkililerine usulsüz şekilde satmakla ve yolsuzlukla suçlanmıştı.

Trump yönetiminin, Tahran’daki bu "güç tutkunu" figürü, resmi rejimin sert duvarını aşmak için bir giriş kapısı olarak gördüğü değerlendiriliyor.