Musul (Rûdaw) - IŞİD’in 2014 Haziran ayında ele geçirdiği Musul, esaret altındaki ikinci yılında halkın açlıktan intiharlarına sahne oluyor.
Irak Ordusu’nun direnmeden çekilmesi üzerine, ülkenin ikinci büyük kenti, IŞİD isimli örgütün eline geçmişti.
Dünyada büyük yankı uyandıran bu olay sonrası IŞİD; kafa kesme, diri diri yakma, kurşuna dizme gibi akılalmaz yöntmelerle korku salarak gücünü göstermeye çalıştı.
Katliamlara örgütün tuhaf yasakları da eklendi: Bayram ve teravih namazları, kadınların tek başına dışarı çıkması, sanat ve müzik eğitimi, ulusal eğitim, sosyal bilgiler, tarih, güzel sanatlar, beden eğitimi, felsefe, sosyoloji, psikoloji ve din kültürü dersleri, “müstehecen olması sebebiyle” keçi...
Son saldırı “Ben daha ölmedim mesajı”
Rûdaw’a konuşan Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) Musul Basın Sorumlusu Said Memuzini, örgütün, 3 Mayıs’ta düzenlediği son geniş çaplı saldırıda, “Ben daha ölmedim” mesajı vermek istediğini söyledi.
Memuzini, “Bildiğiniz gibi IŞİD’in durumu, özellikle mali ve askeri anlamda çok kötü. Saldırıya katılanların büyük bölümü yabancı örgüt üyeleriydi, Musullu sayısı çok azdı. Bu saldırıyla Başik Dağı’nı, Telsıkof, Hazır, Musul Barajı ve birçok bölgeyi ele geçirmeyi amaçladı ancak büyük bir darbe aldı” dedi.
IŞİD’in bu saldırıda 441 kayıp verdiğini belirten Memuzini, örgütün asker güçler genel komutanı, eski Baas yöneticisi Ebu Abid El Askeri’nin de öldürülenler arasında olduğunu kaydetti.
El Askeri’nin örgüt içinde büyük nüfuzu olduğunu belirten Memuzini, “2013’ten bu yana terör örgütlerinde yer alıyordu. Daha önce El-Kaide’nin içindeydi. Ebubekir Bağdadi’ye yakın bir isimdi. Öldürülmesi örgüte büyük darbe oldu” diye konuştu.
Yaralılara infaz!
Saldırı sonrası kent merkezine çok sayıda yaralı taşıyan IŞİD, son bilgilere göre elleri ve ayaklarından ağır yaralanan 50 kişiyi kurşuna dizdi. Saldırıya katılmayan çok sayıda sivil de öldürüldü.
Memuzini, “Bu son saldırı, Musul operasyonunu geciktirmeye yönelikti. Ben Irak Ordusu’nun operasyonda başarılı olabileceği inancında değilim. Ordu çok zayıf, Mahmur’da bulunan güç eksiktir, zayıftır. Kurtarma operasyonunu yapacak güçte değiller. Peşmerge bunu başarabilir ancak şartları var” diyerek son saldırının kodlarını açıkladı.
Göz yummanın bedeli 500 dolar
IŞİD’in eski gücünün kalmadığını söyleyen Memuzini, “Bazı örgüt yöneticileri ticaret yapıyor. Kaçmayı başarıp, görüştüğümüz bazı aileler kişi başına örgüte 500 dolar verdiklerini, bu şekilde kaçışlarına göz yumulduğunu anlattı. Bu kişilerin Kürdistan Bölgesi’ne geçebilmesi için aracılık yapan kaçakçılar var. Suriye’de de durum böyle” diye anlattı.
Memuzini kentin durumunu şu sözlerle özetledi:
“Halk, Musul’un cehenneme döndüğünü, korku ve açlığın hüküm sürdüğünü söylüyor. Açlıktan ölümler yaşanıyor.”
Açlıktan intiharlar yaşanıyor
Musul’u savaşın başından beri yakından takip eden KDP Musul Sorumlusu İsmet Receb ise, son istihbaratlar ışığında örgütün durumunu değerlendirdi.
İsmet Receb, “Kent halkı arasında büyük korku var. Günlük yaşam korku içinde geçiyor. IŞİD, yediden yetmişe herkesin örgütün siyasetine tâbi olmasını istiyor. Musul’da hukuk yok, sadece halkın omzunda yük var. Durum çok çok kötü. En küçük ihtiyaç malzemesi bile aşırı pahalılanmış durumda. Örneğin; domatesin kilosu 5 bin dinara (yaklaşık 4 dolar) ulaşmış” dedi.
Evine ekmek götüremeyen insanlar olduğunu kaydeden Receb, “Sırf ailesini geçindermediği için intihar edenler olduğu bilgisini alıyoruz. Kentten adım atmaya korkuyorlar. Musul büyük bir hapisaneye dönüşmüş. Kaçmaya çalışanlar halkın önünde infaz ediliyor” şeklinde konuştu.
Musul’un, örgütün yabancı elamanlarıyla dolduğunu söyleyen Receb, bunun halkın örgüte duyduğu tepkiyi arttırdığını çünkü iktidar ve imkan adına her şeyin yabancıların elinde olduğunu belirtti.
“Hutbeler sırf örgüte eleman toplamak için yapılıyor. Bir ay sonra 2 yıl olacak. IŞİD çocukları alıp ideolojik ve askeri olarak eğitti. Kendi fikirlerini bu çocuklara aşıladı. Bu büyük bir tehlikedir. Operasyon sonrası Musul, şimdikinden daha zorlu olacaktır. İdeolojik savaş da gerekli.”
KDP Sorumlusu, yukarıdaki ifadelerle, asıl savaşın, Musul’un kurtarılması sonrasında gelişeceğini ifade etti.
‘Peşmergeye evet, Şii milislere hayır!’
İsmet Receb, Musul’un kurtarılması operasyonuna ilişkin, “Halk, ‘Kim olursa olsun yeter ki bizi kurtarsın’ diyor. Peşmerge olsun, Irak Ordusu olsun... Ancak Heşdi Şabi milislerine karşılar. Çünkü Anbar ve Selahaddin kentlerinde yaptıkları hafızalarda” diyerek operasyonda dikkat edilmesi gereken önemli bir konuya değindi.
“Musul’da örgüt kendi belirledikleri kıyafetlerin dışında tüm kıyafetlerin giyimini ve satışını yasakladı” diyen Receb, “Halktan para koparma için her yolu deniyorlar. Ufak bir dükkanı ya da tezgahı olan kişilere bile ceza kesiyorlar. Araba plakaları bastırıp, halktan sözde vergi alıyorlar” diye konuştu.
Musul’u ağır silahları geride bırakara terkeden Irak Ordusu’nun kenti nasıl kurtaracağı ise büyük bir soru işareti olarak ortada duruyor.
Yorumlar
Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın
Yorum yazın