Bağdat (Rûdaw) - Irak'taki hükümet karşıtı gösteriler, ülkedeki vatandaşlar arasında ulusal kimlik bilincini güçlendirerek, ‘mezhepçilik’ söylemlerini kırdı.
Irak’ta 1 Ekim'de harekete geçen eylemciler, Erbain törenleri nedeniyle ara verdikleri gösterilere 25 Ekim'de yeniden başlamıştı.
Irak Meclisine bağlı İnsan Hakları Komisyonu, 1 Ekim'den bu yana ülkede devam eden gösterilerde, hayatını kaybeden göstericilerin sayısının 319'a, yaralıların da 15 bine ulaştığını duyurmuştu.
Bağdat'taki gösterilerin merkezi Tahrir Meydanı'nda Sünni ve Şii gençler omuz omuza vererek hükümeti protesto ediyor. Gösterilere Musul, Enbar ile Salahaddin gibi Sünni kentlerden gelenler de bulunuyor.
Göstericilerin "Vatan istiyoruz" ve "Mezhepçiliğe hayır" yazılı pankartları günlerdir Tahrir Meydanı'nda asılı duruyor.
Iraklı Şii göstericiler, iktidarda bulunan Şii partilerine İran'ın eliyle "gösterileri kana bulama" ve “yolsuzluk sisteminin parçası” olarak bakıyor.
Ülkede Şii iktidar çevresiyle sokaktaki Şiiler arasında ciddi bir bölünme yaşanıyor.
İran Dini lideri Ali Hameney, Irak'taki gösterileri "komplo ve kaos çıkarma" eylemi olarak nitelendirmişti. Hameney, açıklamasında daha da ileri giderek, yapılan gösterilerin arkasında ABD, İsrail ve Suudi Arabistan'ın olduğunu söylemişti.
Özellikle dini merci Ali es-Sistani'nin, "Gösterilerin vatandaşlara tanınan doğal hak olduğu ve dış müdahaleleri kabul edilemez buldukları" yönündeki açıklamasının ardından Şii taban ve ülkenin diğer katmanlarında "ortak ulusal kimlik" inancı pekişti.
Sistani'nin "dış müdahaleden" kastının İran olduğu yorumları yapılmıştı.
Hameney'in bu açıklamaları Irak'ta sosyal medya aracılığıyla birçok entelektüel ve sivil aktivist tarafından tepkiyle karşılandı.
Göstericiler, Hameney ve Kasım Süleymani'ye yönelik tepki göstererek, posterleri üzerinde çarpı işareti koydu.
İran'a yönelik bu tepkilerin özellikle Şii nüfusun yoğun olduğu ve İran'a yakın Heşdi Şabi silahlı grupların ciddi varlığının bulunduğu güney kentlerinde yaşanması da dikkati çekiyor.
Tahran’ın Kerbela'daki Başkonsolosluğunun iki defa göstericiler tarafından basılıp ateşe verilmesi bu ülkeye olan tepkinin en açık göstergesiydi.
İran yönetiminin, 2003 sonrası Iraklı Şiiler arasındaki güvenirliği gittikçe azalıyor.
İran'ın Irak'taki Şii iktidarına açık desteğine karşı, Şii liderler Mukteda es-Sadr ve Ammar el-Hekim Abdulmehdi'ye karşı bayrak açtı ve hükümetinin istifasını istedi.
Nur Sabır adlı Iraklı gösterici, "Bu gösteriler, yıllardır unutturulan ulusal kimliğimizi güçlenirdi. Iraklılık şuuruyla hareket edebileceğimizi gördük. Mezhepçi ve ayrımcı politikalar iflas etti. Daha özgür bir ülke için mücadele edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Yorumlar
Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın
Yorum yazın