Iraklı bir mahkûm: İçeride dışarıdan daha fazla uyuşturucu var
Bağdat (Rûdaw) - Irak Adalet Bakanlığı, Amarah Merkezi Cezaevi'ndeki koşulları incelemek üzere kurulan yüksek soruşturma komitesinin raporunu bugün açıklayacağını duyurdu. Bakanlık, ihmali tespit edilen tüm yetkililerin yargı önüne çıkarılacağını bildirdi.
Irak Adalet Bakanlığı Sözcüsü Murad Saadi, bugün (15 Şubat 2026 Pazar) Rûdaw’a yaptığı açıklamada, cezaevinden sızan görüntülerin ardından derhal harekete geçildiğini belirtti.
Saadi, "Amarah Merkezi Cezaevi'nden yayılan videonun ardından Adalet Bakanı'nın talimatıyla dün acil bir soruşturma komitesi kuruldu. Komitenin çalışmalarını bugün tamamlaması ve sonuçların kamuoyuyla şeffaf bir şekilde paylaşılması planlanıyor" dedi.
Yolsuzluk ve hak ihlallerine karşı sıfır tolerans politikası izlediklerini vurgulayan Sözcü, "Komitenin bulguları doğrultusunda, ihmali veya kastı bulunan personel hakkında en sert idari ve yasal işlemler uygulanacak, dosyaları yetkili mahkemelere sevk edilecektir" ifadelerini kullandı.
İnfial yaratan görüntülerde neler var?
Cumartesi günü sosyal medyada hızla yayılan görüntülerde, yüzlerini kapatan bir grup mahkûm; Adalet ve İçişleri Bakanları ile Sadr Hareketi liderliği ve dini mercilere seslenerek cezaevi yönetimi hakkında ağır suçlamalarda bulunmuştu.
Mahkumların videoda dile getirdiği ve cezaevi yönetimini (özellikle Necm Abdulsada, Naim Ali ve Adil Cevad isimli yetkilileri) hedef alan iddialar şunlar:
Telefon Ticareti
Mahkumlar, Samsung Galaxy tipi telefonların kendilerine 1 milyon 500 bin dinara (Bin dolar) satıldığını, daha sonra yönetim tarafından el konulup aynı telefonların tekrar aynı fiyattan kendilerine satıldığını öne sürüyor.
Uyuşturucu ağı
Cezaevindeki uyuşturucu miktarının "sokaklardan daha fazla" olduğunu iddia eden mahkumlar, yönetimi uyuşturucu girişine göz yummak ve işbirliği yapmakla suçluyor.
Rüşvet ve haraç
Koğuş değişikliği için mahkumlardan 100 bin ile 300 bin dinar arasında rüşvet istendiği belirtiliyor.
Ailelere kötü muamele
Mahkumlar, görüş günlerinde eşlerinin ve ailelerinin ziynet eşyalarına el konulduğunu, ayrıca dini değerlere hakaret edildiğini iddia ediyor.