Sadr: ‘Ramazan-ı Kerim’ ifadesinin dini bir dayanağı yok
Bağdat (Rûdaw) - Şii lider Mukteda es-Sadr, Ramazan ayında yaygın olarak kullanılan bazı tabirleri ve gelenekselleşmiş uygulamaları eleştirerek, bunların İslam’da yeri olmadığını savundu. Sadr, "Ramazan Kerim" yerine başka ifadelerin kullanılması çağrısında bulundu.
Mukteda es-Sadr, sosyal medya hesabı üzerinden yayımladığı mesajda, Ramazan ayına ilişkin toplumsal alışkanlıkları dini ve ahlaki açıdan değerlendirdi.
Sadr, birçok uygulamanın şer'i temelden yoksun olduğunu ve ibadet ruhuna zarar verdiğini belirtti.
"Ramazan-ı Kerim israfa kapı aralıyor"
"Ramazan-ı Kerim" (Cömert Ramazan) ifadesinin ne Kur’an-ı Kerim’de ne de sünnette yer almadığını vurgulayan Sadr, "İnsanlar bu sıfatı, kendileri için israf ve aşırılığa, yoksullara karşı ise cimriliğe bir kapı haline getirdiler" dedi.
Sadr, bu ifade yerine "Ramazan ayınız mübarek olsun" veya "Allah orucunuzu, dualarınızı ve aranızdaki uyumu kabul etsin" gibi temennilerin kullanılmasını önerdi.
Sahurda müzik ve dans uyarısı: "Haramdır"
Sahur vaktinde insanları uyandırmak için sürdürülen geleneklere de değinen Sadr, bu durumun tarihsel kökenine işaret etti.
Bu uygulamanın bir Osmanlı veya Fatımi geleneği olduğunu, dini bir metne dayanmadığını belirten Sadr, özellikle müzik ve dans eşliğinde sahur duyurusu yapanlara sert tepki gösterdi.
Sadr, "Bu haram bir eylemdir; çocukları, hastaları ve yaşlıları rahatsız etmeye neden olur" ifadelerini kullandı.
Müheybis oyunu ve kafe kültürü
Ramazan gecelerinde kafelerde vakit geçirilmesini ve geleneksel yüzük oyunu (Müheybis) oynanmasını da eleştiren es-Sadr, bu konuya ahlaki bir pencereden yaklaştı.
Oyunların para veya bahis içermediği sürece fıkhen sorun teşkil etmeyebileceğini ancak "ahlaki olarak engellendiğini" söyleyen Sadr, gerekçesini şöyle açıkladı:
"Bu tür meşgaleler insanı Allah’ı zikretmekten ve ibadetten uzaklaştırıyor. Ramazan, eğlence ayı değil, ibadetlerin artırılması gereken bir aydır."
Sadr, mesajında babası Ayetullah Muhammed Muhammed Sadık es-Sadr’ın fetvalarına da atıfta bulunarak, müminlerin bu kutsal ayı dünyevi eğlencelerle değil, maneviyata odaklanarak geçirmesi gerektiğini hatırlattı.