Bağdat (Rûdaw) - On yılı aşkın süredir Irak’ta görev yapan Amerikalı deneyimli gazeteci Shelly Kittleson, Mart sonunda Bağdat’ta İran’a yakın milis gruplar tarafından kaçırıldığını ve bir hafta boyunca fiziksel işkence ile psikolojik baskıya maruz kaldığını açıkladı. Kittleson, kendisini alıkoyanların Ketaib Hizbullah (Hizbullah Tugayları) mensupları olduğunu söyledi.
Kittleson’ın dehşet dolu günlerini kaleme aldığı detaylı rapor, 23 Nisan 2024’te The Atlantic dergisinde yayımlandı.
Gazetecinin anlatımına göre olaylar, 31 Mart günü Bağdat sokaklarında bir hükümet yetkilisiyle mülakata gitmek üzere taksi beklerken başladı.
"Sokak ortasında darp edilerek kaçırıldım"
Güvenlik kameralarına da yansıyan görüntülerde, iri yapılı iki adamın Kittleson’ı zorla bir araca bindirdiği, çevredekilerin ise olaya müdahale etmeden izlediği görülüyor.
Kittleson, araç içinde elleri ve ayaklarının plastik kelepçelerle bağlandığını, başına bir çuval geçirildiğini belirtti.
Arapça neden kaçırıldığını sorduğunda ise İngilizce "Konuşma!" yanıtını aldığını ve defalarca darp edildiğini anlattı.
Kittleson, "Arapça dua etmeye başladığımda vuruşların şiddeti arttı. Kaburgalarım kırıldı, elbiselerim belime kadar parçalandı. Gözlerimi bağlamak için kendi çoraplarımı kullandılar" ifadeleriyle yaşadığı şiddetin boyutunu gözler önüne serdi.
Şehir merkezinden kırsala nakil
İlk olarak şehir içinde, penceresiz ve sürekli kamerayla izlenen dar bir odada tutulan gazeteci, birkaç gün sonra ellerinde bıçak olan adamlar tarafından üç farklı araç değiştirilerek kırsal bir bölgeye götürüldü.
Burada plastik kelepçelerin yerini demir kelepçelerin aldığını belirten Kittleson, gardiyanların kendisini "Eğer pencereden dışarı bakarsan veya kaçmaya çalışırsan sonun ölüm olur" diyerek tehdit ettiğini söyledi.
Tutulduğu ikinci mekanda "küçük merhametler" olarak adlandırdığı yoğurt, hurma ve karpuz gibi yiyeceklerin verildiğini, yoğun kanaması nedeniyle tıbbi malzemelere erişimine izin verildiğini aktardı.
"Tiyatro sahnelerini aratmayan sorgular"
Sorgulama sürecinin kendisini casuslukla suçlayan bir ekip tarafından yürütüldüğünü ifade eden Kittleson, milislerin önceden hazırlanmış düzmece bir "itirafnameyi" kendisine zorla ezberlettiğini açıkladı.
Kittleson, maruz kaldığı baskıyı şu sözlerle anlattı:
"Beni, aylardır ABD Büyükelçiliği'nde yaşamakla ve İran’a yakın grupların koordinatlarını Amerikalı yetkililere sızdırmakla suçladılar. Hazırladıkları senaryoda; 2025’te Suriye’de ve daha önce Ukrayna’da ABD ordusundan eğitim aldığımı söylememi istediler. Canımı kurtarmak için bu yalanları hem İngilizce hem Arapça olarak kamera önünde söylemeyi kabul ettim. Sorgucum bu video kaydına 'özgürlük biletin' adını verdi."
Özgürlüğe giden yol ve tahliye
8 Nisan sabahı yeniden gözleri bağlanarak yola çıkarılan Shelly Kittleson, sonunda Irak hükümet güçlerine teslim edildi.
Yeşil Bölge’ye götürülen gazeteci, burada Irak Yüksek Yargı Konseyi Başkanı Faik Zeydan tarafından karşılandı.
Zeydan, milislerin verdiği pembe kıyafetler içindeki Kittleson’ı bizzat ABD Büyükelçiliği yetkililerine teslim etti. Kittleson, tıbbi tedavi için özel bir uçakla derhal Avrupa’ya sevk edildi.
Daha sonra edinilen bilgilere göre, Ketaib Hizbullah grubu kaçırma olayını üstlenmiş ve Kittleson’ın serbest bırakılması karşılığında bazı tutuklu mensuplarının salıverilmesini talep etmişti.
Ancak herhangi bir esir takasının gerçekleşip gerçekleşmediği resmi olarak doğrulanmadı.
Yaşadığı tüm bu travmaya rağmen Irak’taki gazetecilik tutkusundan vazgeçmediğini belirten Kittleson, raporunu şu sözlerle noktaladı:
"Irak’ta, bu ülkeyi gerçekten tanıyan ve önemseyen deneyimli gazeteciler tarafından anlatılmayı bekleyen çok önemli hikayeler var. Faik Zeydan bana gelecekte mülakat sözü verdi; bir gün oraya güvenle dönebilmeyi umuyorum."
Yorumlar
Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın
Yorum yazın