ABD, IŞİD mensuplarının Irak'a transferini yavaşlatıyor
Haber Merkezi - Bağdat'ın diğer ülkelere binlerce yabancı cihatçıyı geri almaları yönünde yaptığı çağrıların ardından, ABD ordusunun IŞİD tutuklularını Suriye'den Irak'a nakletme süreci bu hafta yavaşladı.
ABD ordusu, 21 Ocak'ta tutukluların nakline başladığını duyurmuştu. Bu açıklama, Suriye'nin kuzeydoğusunda Kürtlerin öncülüğündeki Demokratik Suriye Güçleri'nin (DSG) Rakka ve Deyrezor’dan çekilmesinin ardından gelmiş; bu durum SDG'nin koruduğu hapishane ve gözaltı kamplarının güvenliği konusunda belirsizliğe yol açmıştı.
ABD, birkaç gün içinde 7 bin kadar savaşçıyı Irak'a nakletmeyi bekliyordu. Ancak aralarında vatandaşları nakledilen ülkelerin diplomatlarının da bulunduğu Iraklı yargı, güvenlik yetkilileri ve diplomatlardan oluşan ve Reuters’a konuşan kaynaklara göre, bir haftadan fazla süre geçmesine rağmen sadece yaklaşık 500 kişi sevk edildi.
Bir Irak Dışişleri Bakanlığı yetkilisi de şu ana kadar sayının 500'ün altında olduğunu doğruladı. Iraklı yetkililer ve batılı bir diplomat Reuters'a yaptıkları açıklamada, Bağdat'ın tutuklular arasındaki yabancı uyrukluların kendi ülkelerine iadesi konusunda diğer devletlerle müzakere yürütmek ve savaşçıları barındıracak ek tesisler hazırlamak için ABD'den bu akışı yavaşlatmasını talep ettiğini söyledi.
130 Iraklı, 400 civarında yabancı
Iraklı yargı ve güvenlik kaynakları ile batılı bir diplomata göre, şu ana kadar Irak'taki tesislere nakledilenler arasında yaklaşık 130 Iraklı ve 400 civarında yabancı bulunuyor.
Daha önce haberleştirilmeyen bu yavaşlama, batılı hükümetlerin 2014'ten itibaren Suriye ve Irak'ta IŞİD'in ilan ettiği sözde hilafete katılan kendi vatandaşlarını geri alma konusundaki çekinceleriyle ilgili. Yabancı savaşçıların çoğu daha sonra Suriye'de yakalanmış ve yıllarca ülkenin kuzeydoğusundaki hapishanelerde yargılanmadan tutulmuştu. ABD Dışişleri Bakanlığı ve Pentagon, Reuters'ın nakillerle ilgili yorum taleplerine henüz yanıt vermedi.
Irak toplu nakillerde geri adım attı
Iraklı hükümet yetkilileri, Suriye'deki bir tesisten onlarca savaşçının kısa süreliğine kaçmasının ardından daha fazla kaçış yaşanabileceği endişesiyle, Irak'ın ABD ordusu tarafından nakledilen tutuklulara ev sahipliği yapmayı kabul ettiğini belirtti.
Ancak yetkililer, son yıllarda düzinelerce yabancı savaşçıyı yargılayıp mahkûm etmiş olsa da, Bağdat'ın 7 bin kişinin tamamını gözetim altına alma ihtimaline karşı geri adım attığını söyledi. Bu akışın Irak mahkemelerini ve hapishanelerini kapasitesinin üzerinde zorlayabileceğini, ayrıca tutukluları idam cezasına çarptırmanın batılı ülkelerden ve hak gruplarından tepki çekeceğini belirtti.
“Neden 'kasap' olarak görülme yükünü biz omuzlayalım?"
Üst düzey bir Iraklı yargı kaynağı, "Bu bir tuzak" dedi. "Batılı ülkeler idam cezasına karşı çıkıyor ama kendi teröristlerini teslim almayı reddediyorlar. Neden 'kasap' olarak görülme yükünü biz omuzlayalım?"
Irak Dışişleri Bakanlığı Siyasi Planlama Müsteşarı Hişam el-Alevi, Reuters'ın sorularına verdiği yanıtta, şu ana kadar Irak'a 500'den az tutuklunun nakledildiğini söyledi. Alevi, "Irak yıllardır yabancı devletleri, vatandaşlarını geri alarak ve kendi yasalarına göre işlem yaparak sorumluluklarını yerine getirmeye çağırıyor. Bazı ülkeler inisiyatif alsa da, çok sayıda devlet taleplerimize yanıt vermedi” ifadelerini kullandı.
IŞİD'e katılan yabancı uyruklularla ne yapılacağı sorunu, son on yıldır Batılı ülkeleri meşgul ediyor. Vatandaşları Suriye'de yakalanan ülkelerden dört diplomat, şiddet içeren suçlara doğrudan katılımı kanıtlama gerekliliğinin daha fazla olması nedeniyle, bu tutuklular hakkında kendi ülkelerinde suçlu kararı almanın Irak'takinden daha zor olabileceğini belirtti.
IŞİD bağlantılı bir kadın kabine krizine neden olmuştu
Diplomatlar, IŞİD savaşçılarının geri getirilip ardından serbest bırakılması durumunda hükümetlerin kamuoyu tepkisiyle karşılaşabileceğini söyledi. 2020'de IŞİD bağlantılı bir kadının Norveç'e dönmesi, sonunda hükümetin düşmesine yol açan bir kabine krizine neden olmuştu.
Batılı ulusların tereddütleri sonucunda, kendi vatandaşlarını geri getirip yargılayan ABD'nin diğer ülkelere de aynısını yapma çağrılarına rağmen, Suriye ve Irak'ta tutuklu bulunan binlerce yabancı savaşçı yaklaşık on yıl boyunca orada kalmaya devam etti.
Uzman görüşü: Tek çözüm iade
Üst düzey Iraklı yargı kaynağı, Bağdat'ın ülkelerin iade işlemlerine başlaması için baskıyı artırmak üzere ABD Dışişleri Bakanlığı ile çalıştığını söyledi.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, nakiller başladıktan sonra yaptığı açıklamada, yabancı IŞİD üyelerinin geçici olarak Irak'ta bulunacağını belirterek, "ABD, ülkeleri sorumluluk almaya ve tesislerdeki vatandaşlarını adaletle yüzleşmeleri için ülkelerine geri iade etmeye çağırıyor" dedi.
Vatandaşları şu an Irak'ta bulunan ülkelerden iki diplomat, hükümetlerinin iç politikada popüler olmayacak bir "iade" ile vatandaşlarının Irak'ta yargılanıp idam cezasına çarptırılması -ki bu da kendi seçmenlerini öfkelendirebilir- arasında zor bir seçimle karşı karşıya olduğunu söyledi.
Diplomatlardan biri, Bağdat'ın ülkeleriyle iadeler konusunda görüşmelere başladığını ancak hükümet politikalarının değişmediğini belirtti. İkinci diplomat ise, "Eğer kafalarının kesilmesi (idam edilme) riski varsa, Irak'a nakledilmelerini kabul etmemiz zor olur" dedi.
Uluslararası Terörle Mücadele Merkezi'nden (ICCT) Letta Tayler, tutukluların topluca Irak'a nakledilmesinin "akıl almaz hukuki sonuçları olduğunu ve bunların hiçbirinin olumlu olmadığını" söyledi. Tayler, bu durumun tutukluların yargılanmadan süresiz olarak gözaltında tutulmasına yol açabileceğini, tutukluları işkence ve kusurlu yargılamalara dayalı infaz riskiyle karşı karşıya bırakabileceğini belirtti. ABD, daha önce de Irak'taki IŞİD tutuklularının adil olmayan yargılamaları konusundaki endişelerini dile getirmişti.
Tayler, "Tek geçerli çözüm, adil yargılama sistemine sahip ülkelerin kendi vatandaşlarını geri almasıdır" dedi.