Erbil (Rûdaw) - Suriye Ordusu'nun Halep’in Eşrefiye Mahallesi'ne düzenlediği baskında, kendi inşa ettikleri hastaneyi korumak için geride kalan hastane müdürü Adnan Osman ve yeğeni Eczacı Ali Osman öldürüldü. Aile, "Kürt oldukları için infaz edildiler, üzerlerindeki altın ve paraları çalındı. Bize sağ olduklarını söyleyip oyaladılar" dedi.
Suriye Arap Ordusu’nun Halep’in Kürt mahalleleri Eşrefiye ve Şeyh Maksud’a yönelik saldırıları sürerken, bölgeden yürek yakan ölüm haberleri geliyor. Bu hikayelerden en dikkat çekeni, biri eczacı diğeri hastane müdürü olan bir amca ve yeğenin hikayesi. Sivillerdi, kendi kurdukları hastaneyi korumak istediler ancak "infaz" edildiler.
Eşrefiye Mahallesi’ndeki Osman Hastanesi'nin İdari Müdürü Adnan Osman ve yeğeni Eczacı Ali Osman, ordu güçleri mahalleye girdiğinde hastaneyi terk etmeyerek binada kaldı. Ancak bu kararları hayatlarına mal oldu.
"Hastaneyi korumak için nöbetçi kaldılar"
Aslen Efrinli olan ve yaklaşık 60 yıl önce Halep'e yerleşen ailenin kuzeni Velid Xoce, yaşananları Erbil’den Rûdaw’a anlattı.
Kuzeni Adnan ve Ali'nin tıp alanında çalışan sivil insanlar olduğunu vurgulayan Xoce, "Hizmet etmek ve hastaneyi yağmadan korumak için orada kaldılar. Ali ile olay gecesi saat 21:00’de telefonda konuştum. Bana ‘Hastaneye girdiler’ dedi. Daha sonra tutuklandıklarını öğrendik. İletişime geçtiğimiz subaylar bize ‘İnşallah bir şey olmaz, sorun yok, onları serbest bırakacağız’ dediler" diye konuştu.
Ancak gerçeğin subayların anlattığı gibi olmadığını belirten Xoce, şöyle devam etti:
"Gece yarısı saat 02:00-03:00 sularında bir komşuları, duruma bakmak için hastaneye giriyor. Adnan’ın alnından vurulduğunu, her ikisinin de infaz edildiğini görüyor. Her ikisi de sivildi, siyasetle ya da partilerle hiçbir ilgileri yoktu. Eşrefiye bombalanırken onlar hastane sahibi oldukları için kaçmadılar, ‘Hastanemizi koruyalım’ diyerek bekçi gibi kaldılar."
"Kürt olduklarını anlayınca öldürdüler, paralarını çaldılar"
Velid Xoce, askerlerin hastaneye girdiğinde içeride Adnan ve Ali ile birlikte Salih adında Arap bir vatandaşın da bulunduğunu belirtti.
Xoce, "Arap olana dokunmamışlar. Ama onların Kürt ve Efrinli olduğunu anlayınca öldürmüşler. Üstelik üzerlerindeki altın ve paraları da gasp etmişler. Öldürülmelerinden yarım saat önce telefonda konuşmuştuk, ‘Biz hastanedeyiz, bir sorunumuz yok’ demişlerdi. Katiller Suriye Arap Ordusu’nun askerleridir" dedi.
Konuşurken gözyaşlarını tutamayan Xoce, "Kürt olmak suç mu? Sadece Kürt olduğumuz için mi öldürülüyoruz? Eşrefiye halkının hepsi silahlı değil, çoğu sivil. Benim iki kardeşim de sivil ve masumdu. Allah ailelerine sabır versin" diyerek isyan etti.
Danimarka’daki kardeşin dramı: Ali yalnız kalmasın diye gitti
Adnan Osman’ın Danimarka’da yaşayan kardeşi ve hastanenin diğer idarecisi Muhammed Osman ise olayın perde arkasını Rûdaw’a anlattı.
Muhammed Osman, "Çatışmalar başlamadan üç gün önce kardeşim Adnan Halep’e doğru yola çıktı ama yollar kapandığı için giremedi. Yeğenim Ali hastanede tek başına kalmıştı. Adnan ne yapıp edip Ali’nin yanına ulaştı. O sırada bir havan topu hastanenin jeneratörüne isabet etti ve yakıt deposu patladı" dedi.
"Tankla vurdular, dipçikle dövdüler"
Olay anına dair komşulardan aldığı bilgileri paylaşan Muhammed Osman, dehşet anlarını şöyle aktardı:
"Hastanenin yanında oturan hasta bir komşuları Ali’den ilaç almaya geliyor. O ve kızı evlerine dönerken bir tank hastaneyi hedef alıyor ve binada yangın çıkıyor. O sırada Ali bodrum katında, radyoloji bölümündeymiş. Kendini dışarı atıyor. Adnan da merdivenlerden kaçmaya çalışırken arkadan dipçikle başına vuruyorlar. Sonra Ali’yi de görüp dövüyorlar. Üzerlerindeki her şeyi aldıktan sonra komşular, ‘Askerler girdi, galiba Ali ve Adnan’ı öldürdüler’ diyor."
Komşunun daha sonra binaya girdiğini belirten Osman, "Komşu aşağı indiğinde Adnan’ın başından vurulduğunu, kanlar içinde olduğunu, Ali’nin de yerde yattığını görüyor. Bizi arayıp önce ‘kardeşleriniz tutuklandı’ dediler" ifadelerini kullandı.
Subaydan "Serbest bırakacağız" yalanı
Aile, olayın en acı verici kısmının ise kendilerine verilen yanlış bilgi olduğunu söylüyor. Muhammed Osman, o anları şöyle anlattı:
"Sabah saat 09:00’da bir kardeşim, operasyonu yürüten bir subayı arayıp Adnan ve Ali’yi sordu. Subay, ‘10 dakika sonra bilgi vereceğim’ dedi. Tekrar aradığında ise ‘Evet elimizdeler, yanlarında Salih adında biri daha var. Sorgulayıp bırakacağız, bir şeyleri yok’ dedi. Bu sözlerle rahatladık ama kısa süre sonra eşim çığlık atarak dışarı koştu ve ‘Ali ile Adnan’ı öldürmüşler’ diye bağırdı. Biz subayla konuşurken meğer onları çoktan öldürmüşler."
Cenazeleri hastane çalışanı çıkardı
Cenazelerin, hastanenin ambulans şoförü olan bir Arap vatandaşı tarafından çıkarıldığını belirten Muhammed Osman, naaşların adli tıptan alındıktan sonra Efrin’deki köylerine götürüleceğini söyledi.
Dava açıp açmayacakları sorusuna ise Osman, "Şu an taziyemiz var, acımız taze. Bize dava açın dediler ama şu an buna vaktimiz yok. Allah’tan, sebepsiz yere sivilleri öldüren o çetelerden intikamımızı almasını diliyoruz" yanıtını verdi.
"2 saat sorgulasalar öldürmezlerdi"
Osman Hastanesi’nin 2010 yılında ailenin 5 doktor kardeşi tarafından kurulduğunu, savaşta hasar görüp 2016’da tekrar açıldığını hatırlatan Muhammed Osman, sözlerini şöyle tamamladı:
"Biz ayrım yapmadan Kürt'e, Arap'a, herkese hizmet ettik. Olaylar sırasında milyonlarca liralık ilacı halka bedava dağıttık. Halep’te herkes bizi tanır. Eğer askerler onları sadece iki saat sorgulasaydı, kim olduklarını anlar ve kesinlikle öldürmezdi. Ama bunlar Allah korkusu olmayan insanlar. Biz Kürt olduğumuz için tüm Halep halkına hizmet ettik, hakkımız onlara helal olsun ama bunu hak etmedik."
Yorumlar
Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın
Yorum yazın