Erbil (Rûdaw) - Uluslararası hukuk uzmanı ve İngiltere merkezli Arap Adalet Merkezi Müdürü Muhammed eş-Şeyhli, Halep’in Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde yaşanan çatışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Şeyhli, sivillere yönelik aşırı askeri güç kullanımının uluslararası hukuka göre “savaş suçu” teşkil ettiğini belirtti.
Rûdaw’a konuşan Şeyhli, çatışmalar sırasında yaşanan can kayıpları ve zorunlu göçlerin “savaş suçu” kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
"Şam yönetimi anayasal değil, geçici bir otoritedir"
Şam’daki merkezi yönetimin hukuki statüsüne dikkat çeken Şeyhli, mevcut yönetimin anayasal bir temele değil, “devrimci meşruiyet” anlayışına dayandığını ifade etti.
Şeyhli, “Şam'daki merkezi otorite, anayasal değil, geçici bir otorite olarak kabul edilir. Dolayısıyla, herhangi bir geçici otorite, yönetimi sırasında iç çatışmaları çözmek için askeri güç kullanmak gibi geniş yetkilere sahip değildir” dedi.
Yönetimin temel sorumluluğunun seçimlere hazırlık yapmak olduğunu hatırlatan Şeyhli, şu değerlendirmede bulundu:
“Devrimci otoritenin muhaliflerini tasfiye etmek için askeri güç kullanması, geçici yetkilerini aşmasıdır. Bu otoritenin halka karşı anayasal kısıtlamalar olmaksızın aşırı askeri güç kullanması, savaş suçuna varabilir.”
"Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne başvurulmalı"
Rojava Dış İşler Dairesi Eş Başkanı İlham Ahmed’in gündeme getirdiği “kaçırma, infaz ve mülklere el koyma” konusunda da değinen Şeyhli, bu tür iddialar karşısında izlenmesi gereken hukuki sürece dikkat çekti.
Şeyhli, “İnsan hakları ihlalleri veya taraflardan birinin savaş suçu işlediğine dair her türlü iddia belgelenmelidir. Bu suçların ispatlanması durumunda, soruşturma ve belgeleme amacıyla Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) Savcılığına başvurulmalıdır” dedi.
Şeyhli ayrıca, Özerk Yönetim’in elindeki delillerle birlikte Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne resmi başvuruda bulunma hakkı olduğunu ifade etti.
"Demografik değişim insanlığa karşı suçtur"
Demografik değişim konusuna da değinen Şeyhli, bu tür uygulamaların uluslararası hukukta ağır suçlar arasında yer aldığını belirterek, “Demografik değişim, 1998 Roma Statüsü’nde yer alan insanlığa karşı suçlardan biridir. Her türlü etnik temizlik ve nüfusun zorla yerinden edilmesi süreci de insanlığa karşı suç teşkil eder” dedi.
Uluslararası kuruluşların sessizliği: Siyasi değil, tatil kaynaklı
Uluslararası kuruluşların Halep’teki gelişmelere ilişkin tutumuna da değinen Şeyhli, bu durumu siyasi gerekçelerle açıklamanın doğru olmadığını vurguladı.
Şeyhli, “Uluslararası kuruluşların, BM organlarının veya İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün Halep olaylarından siyasi nedenlerle vazgeçtiğini düşünmüyorum. Sorun, bu olayların tüm ülkelerin Noel ve yılbaşı resmi tatili olduğu bir döneme denk gelmesidir. Bu hafta itibarıyla bu kuruluşlardan daha yoğun bir takip ve raporlama görebiliriz” ifadelerini kullandı.
Yorumlar
Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın
Yorum yazın