Asuri liderden Şam ve DSG’ye çağrı: ‘Halep sakinleri evlerine dönmeli’

Erbil (Rûdaw) – Suriye Asuri Demokratik Örgütü (ADO) Sorumlusu Gabriel Moş, Şam hükümetine sorumluluklarını yerine getirme ve Halep’in Şeyh Maksut ile Eşrefiye mahallelerinden göç etmek zorunda kalan sivillerin geri dönüşünü sağlama çağrısında bulundu.

Rûdaw’a konuşan Gabriel Moş, Halep’teki son gelişmeleri ve Suriye’nin geleceğine dair beklentilerini paylaştı.

Moş, hem Şam yönetimine hem de Demokratik Suriye Güçleri’ne (SDG) seslenerek siyasi krizlerin askeri yöntemlerle çözülemeyeceğini vurguladı.

"Yüz binlerce kişi kış şartlarında evsiz kaldı"

Suriye Arap Ordusu’nun Halep’teki mahallelerde gerçekleştirdiği saldırıların ağır insani sonuçları olduğunu belirten Moş, "Bu operasyon sırasında insan hakları ihlalleri yaşandı ve birçok sivil hayatını kaybetti. Onlarca yaralının yanı sıra yüz binlerce insan, dondurucu kış şartlarında Halep dışına göç etmek zorunda bırakıldı" dedi.

"İntikam değil, eşit vatandaşlık"

Asayiş güçlerinin mahallelerden çekilmesinin ardından mahalleye giren Şam yönetimine "intikam" uyarısında bulunan Moş, şunları kaydetti:

"Hükümetin sorumluluklarını yerine getirmesini ve tüm sivil vatandaşların Halep'teki evlerine dönmesini sağlamasını umuyoruz. Devlet, intikam ruhundan uzak durmalı; tüm Suriyelilere ulusal veya dini kimliklerine bakmaksızın 'eşit vatandaşlar' olarak yaklaşmalıdır."

"10 Mart Mutabakatı ulusal bir zorunluluktur"

Taraflar arasındaki gerilimin düşürülmesi için diyalog yolunun tek seçenek olduğunu ifade eden Asuri lider, "Suriye hükümeti ve SDG'ye, 10 Mart Mutabakatı'nı derhal uygulamaları için çağrıda bulunuyoruz. Bunu barış ve istikrarın tesisi için 'ulusal bir zorunluluk' olarak görüyoruz. Her iki taraf da askeri çözüm arayışından vazgeçmeli ve siyasi irade göstermelidir" ifadelerini kullandı.

"Merkezi olmayan, demokratik bir Suriye"

Suriye’nin geleceğinin tüm halkların temsil edildiği bir yapıyla kurulabileceğini belirten Gabriel Moş, sözlerini şöyle tamamladı:

"Hükümeti tek taraflı yönetim anlayışından vazgeçmeye çağırıyoruz. Kürtlerin, Süryani-Asurilerin, Ermenilerin ve diğer tüm halkların hakları, birleşik bir Suriye çatısı altında güvence altına alınmalıdır. Yeni anayasa, adem-i merkeziyetçi bir yapıyı öngörmeli ve devletin kaynakları tüm vatandaşlar arasında adil paylaşılmalıdır."