‘Suriye Libya değil, ama dünya gözünü ondan kaçırırsa Libya'ya dönüşebilir’

Haber Merkezi - ABD'li bir araştırma merkezi, ABD güçlerinin Suriye'den aceleyle çekilmesine karşı Trump yönetimini uyararak; Washington'ın net bir strateji olmadan ve zamansız bir şekilde çekilmesi durumunda Suriye'nin Libya ile aynı kaderi paylaşacağını, vekalet savaşlarının ve aşırılıkçı grupların savaş alanına döneceğini belirtiyor.

Atlantic Council Kıdemli Araştırmacısı Kurt Davis, kaleme aldığı analizde ABD’nin Suriye’deki askeri varlığını, Libya deneyimi üzerinden değerlendirdi. Davis, Suriye’nin henüz Libya olmadığını ancak yanlış zamanlamayla atılacak bir geri çekilmenin ülkeyi benzer bir parçalanma sürecine sürükleyebileceği uyarısında bulundu.

Kıdemli Araştırmacısı Kurt Davis, ABD güçlerinin yakın zamanda Suriye'deki Tanf üssünden çekilmesine dikkat çekerek, bu adımın ABD Başkanı Donald Trump'ın Suriye'den tamamen çekilme isteğinin bir işareti olduğunu söylüyor; ancak "Sırf biz savaşlardan yorulduk diye savaşlar bitmek zorunda değil" uyarısında bulunuyor.

Suriye ve Libya; farklılıklar ve ortak riskler

Davis'e göre Suriye henüz Libya'ya dönüşmedi; çünkü Suriye işleyen kurumlara sahip ve halkı merkezi otoriteye alışkın, oysa Libya'da Kaddafi sonrası her şey çöktü. Ancak araştırmacı, bu "idari merkezin" -ki bundan kasıt Suriye hükümetinin mevcut kurumlarıdır- ülkeye sadece zaman kazandırdığını, istikrarı garanti etmediğini belirtiyor.

Araştırmacı şu uyarıda bulunuyor: Eğer ABD çekilmeden önce farklı güçler birleşik bir ulusal ordu çatısı altında düzenlenmezse, Suriye de Libya'nın durumuna düşecek ve "milisler" yerel iktidar sahibi olup halktan vergi ve haraç toplayacaklardır.

IŞİD zayıf ama bitmedi

IŞİD tehdidiyle ilgili olarak köşe yazarı, IŞİD hilafetinin 2019'da yenilgiye uğratılmasının örgütün sonu anlamına gelmediğine, aksine IŞİD'in şu anda uyuyan hücreler ve gezici birimler şeklinde faaliyet gösterdiğine ve güç mücadeleleri sonucu oluşan güvenlik açıklarından yararlandığına işaret ediyor.

Davis şöyle diyor: "Libya bize önemli bir ders verdi; aşırılıkçı grupların her yerde olmalarına gerek yok, tehdit oluşturmak için sadece bir yere ihtiyaçları var." Ayrıca IŞİD'in Suriye'de Rakka'yı yeniden kontrol etmesine gerek olmadığını, yeniden ortaya çıkmak için sadece zamana ve güvenlik açıklarına ihtiyaç duyduğunu belirtiyor.

ABD ve "önce Amerika" politikası

Makalede ele alınan temel meselelerden biri de Amerikan kamuoyunun "sonu gelmeyen savaşlardan" duyduğu yorgunluktur.

"Ipsos" kuruluşu tarafından Aralık 2024'te yapılan bir ankete göre, Amerikalıların sadece yüzde 41'i ülke askerlerinin Suriye'de kalmasından yanayken, yüzde 50'si Suriye sorununun "Amerika ile bir ilgisi olmadığını" düşünüyor.

Davis, sahadaki durum yerine "siyasi yorgunluk" temelinde yapılacak bir çekilmenin Suriye'yi uçuruma sürükleyeceğini; tıpkı ulusal kurumlar yerleşmeden uluslararası müdahalenin sona erdiği Libya'da yaşananların aynısının olacağını söylüyor.

Bölge ülkelerinin ve Avrupa'nın rolü

Araştırmacı bölge ülkelerini eleştirerek, bu ülkelerin Libya'da birleşik bir devletin kurulmasına yardım etmek yerine çatışan tarafları desteklediklerini ve ülkeyi kendi çatışma alanlarına çevirdiklerini belirtiyor.

Eğer Körfez ülkeleri, Türkiye ve İsrail sadece kendi çıkarlarının peşine düşerse aynı tehlikenin Suriye için de geçerli olduğu ifade ediliyor.

Avrupa konusunda ise Davis, Avrupalıların şu anda tüm dikkatlerini Ukrayna'ya verdiğini ve Suriye'de etkili bir rol oynama kapasitelerinin olmadığını, bunun da büyük bir boşluk yarattığını düşünüyor.

Sonuç: Çekilmek zaman gerektirir

Kurt Davis makalenin sonunda, Suriye'nin "Libyalılaşmasını" önlemenin ABD'nin sonsuza kadar orada kalmasını gerektirmediğini, ancak çekilmenin "doğru bir sıralama" ile yapılması gerektiğini vurguluyor. Yani çekilmeden önce güvenlik güçleri birleştirilmeli, terörle mücadele sorumluluğu meşru kurumlara devredilmeli ve bölge ülkeleri istikrarın korunması konusunda anlaşmalıdır.

Davis, Suriye’nin kaybedilmiş bir dava olmadığını vurguluyor. Son bir yılda diplomasi, yeniden inşa tartışmaları ve azalan şiddet umut verici gelişmeler sundu. Ancak Libya deneyimi, kırılgan kazanımların dış baskı erken kalktığında hızla buharlaşabileceğini gösteriyor.

“Suriye kaybedilmiş değil; koşullu bir dosya” diyen Davis, uyarı işaretlerinin görünür olduğunu belirtiyor ve soruyu şu şekilde bırakıyor: ABD yakın tarihten ders mi çıkaracak, yoksa aynı hatayı başka bir isim altında mı tekrarlayacak?

Davis şöyle diyor: "Libya'dan alınan ders Batı'nın çok uzun süre kalması değil, sorumluluk tamamen devredilmeden önce ülkeyi terk etmiş olmalarıdır."