Şam yetkilisinden DSG değerlendirmesi: Askeri özerklik önerimizi geri çektik

25-01-2026
Etiketler Rojava Suriye Demokratik Suriye Güçleri (DSG)
A+ A-

Erbil(Rûdaw) - Suriye Dışişleri Bakanlığı yetkilisi, DSG ile yürütülen müzakerelerde köprüleri attı. Bakanlık yetkilisi Muhammed Ahmed, sahadaki dengelerin değiştiğini belirterek, DSG’nin askeri bir yapı olarak varlığını sürdürme teklifini geri çektiklerini duyurdu. Şam yönetimi, "Suriye sınırları içinde Kürtler için ayrı diye bir parçayı tanımıyoruz" diyerek Irak’taki Kürdistan Bölgesi modelini kesin bir dille reddetti.

Suriye ordusunun ülkenin kuzey ve doğusundaki ilerleyişi sürerken, Şam yönetimi ile Demokratik Suriye Güçleri (DSG) arasındaki müzakerelerin perde arkasına dair kritik ayrıntılar ortaya çıktı.

Rûdaw TV'den Sima Abkhazir'in sunduğu bültene katılan Suriye Dışişleri Bakanlığı Arap İşleri Müdürü Muhammed Ahmed, ateşkes süreci, askeri entegrasyon şartları ve siyasi statü konularında hükümetin "kırmızı çizgilerini" hakkında değerlendirmelerde bulundu. 

Askeri pazarlıkta sert dönüş: "Tugay teklifi masadan kalktı"

Muhammed Ahmed, Şam yönetiminin daha önce DSG’ye sunduğu ve "kısmi askeri özerklik" olarak yorumlanabilecek teklifin artık geçerli olmadığını açıkladı. Ahmed, sürecin nasıl değiştiğini şu sözlerle detaylandırdı:

"Daha önce DSG’ye, Haseke, Deyrizor ve Rakka’da ortak komuta altında üç ayrı tugay kurmaları yönünde bir teklif iletmiştik. Ancak DSG zaman kazanmaya çalıştı. Şimdi sahadaki gerçeklik değişti. Artık bu teklifi kabul etmiyoruz. Yeni ve tek şartımız şudur: DSG bünyesindeki silahlı unsurlar, birlik veya tümen olarak değil, bireysel olarak (tek tek) Suriye Arap Ordusu ve güvenlik kurumlarına katılmalıdır. Bağımsız bir askeri hiyerarşiye izin verilmeyecektir."

Mazlum Abdi’ye "valilik ve bakanlık" teklifi

Askeri yapının tasfiyesi karşılığında DSG Genel Komutanı Mazlum Abdi’ye siyasi imtiyazlar önerildiğini belirten Ahmed, Şam’ın sunduğu paketin içeriğini paylaştı. Buna göre Abdi’den, Suriye Parlamentosu, egemenlik gerektiren üst düzey devlet kadroları ve Haseke Valiliği için isim önermesi istendi. Ancak Şam, bu kişilerin merkezi hükümetin hiyerarşisi altında çalışmasını şart koşuyor.

"Suriye’de özerk bir bölgeyi tanımıyoruz"

Irak’taki gibi  Kürdistan Bölgesi benzeri bir federal yapının Suriye’de uygulanma ihtimaline kapıları tamamen kapatan Suriyeli yetkili, demografik yapıyı gerekçe gösterdi:

"Suriye toprakları içerisinde Kürdistan’ın hiçbir parçasını tanımıyoruz. Biz sadece Suriye’yi tanıyoruz. 'Kürt bölgesi yoktur' demiyorum; ancak bu bölgeler (Haseke, Kamışlı, Kobani) Arap ve Kürtlerin iç içe yaşadığı karma bölgelerdir. Bağımsız bölge, otonomi veya federalizme karşıyız. 13 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Kürtlerin kültürel haklarını ve vatandaşlık haklarını güvenceye alıyoruz ancak idari yapı merkezi kalacaktır."

Ateşkesin perde arkası: ABD ve IŞİD tutukluları

Çatışmalara verilen 15 günlük aranın insani bir ateşkes olmadığını ima eden Ahmed, kararın arkasındaki stratejik nedeni açıkladı. Şam’ın onayı, yalnızca ABD’nin DSG kontrolündeki hapishanelerde bulunan IŞİD’li tutukluları Irak’a nakletmesine olanak sağlamak için verildi. Ahmed, "DSG’nin bu tutukluları kontrol edemeyeceğine dair büyük bir endişe vardı. Bu süre, tutukluların tahliyesi içindir" dedi.

"ENKS ile görüşeceğiz, PYD kadroları yabancı"

Şam yönetimi yetkilisi, DSG ve PYD’yi "dış güçlerin uzantısı" olmakla suçladı. DSG kadrolarının büyük kısmının Suriyeli olmadığını, İran ve Türkiye’den gelen PKK kadroları olduğunu iddia eden Ahmed, buna karşılık Suriye Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) ile diyaloğa yeşil ışık yaktı:

"Önümüzdeki günlerde ENKS heyetini Şam’da ağırlayacağız. Milli duruşa sahip Kürtlerle masaya otururuz ancak emirleri sınır dışından alanlarla görüşmeyiz."

Kürt siyaseti içindeki dengelere de değinen Ahmed, Nisan 2025’te Kamışlo’da düzenlenen “Kürt ulusal kongresin” Başkan  Mesud Barzani’nin müdahil olmasından duydukları rahatsızlığı dile getirdi.

"Irak’taki bir bölgesel başkanın Suriye’de kongre yönetmesine izin verilemez" dedi.  Kürtleri "Selahaddin Eyyubi’nin torunları" olarak nitelendireren Ahmed, “ayrılıkçı” taleplerin dış güçlerin oyunu olduğunu savundu.

İsrail İddiası ve "Süveyda" hedefi

Şam ile Tel Aviv arasında, "DSG’ye operasyon izni karşılığında Golan Tepeleri’nden feragat edildiği" yönündeki iddiaları "gerçek dışı" olarak niteleyen Ahmed, Suriye ordusunun hedefinin tüm toprakları geri almak olduğunu vurguladı.

Operasyonlarda Kürtlerin yoğun yaşadığı yerleşim yerlerine girilmemesi için Savunma Bakanı'nın özel talimat verdiğini savunan Ahmed, kuzeydoğudaki operasyonların tamamlanmasının ardından ordunun rotasını güneydeki Süveyda kentine çevireceğini ve burayı da merkezi otoriteye bağlayacaklarını ilan etti.

Röportajda gergin anlar: Yağma, infazlar…

Röportajın en gergin anları, Suriye ordusuna yönelik savaş suçları ve yağma suçlamalarının sorulmasıyla yaşandı. Suriye askerlerinin infaz görüntüleri ve Kamışlo’da lüks araçları yağmaladığına dair iddiaları kesin bir dille reddeden Ahmed, bu görüntülerin manipüle edildiğini ve söz konusu ihlallerin asıl failinin DSG olduğunu öne sürdü. Savunma Bakanı’nın mülkiyeti korumak için sert talimatlar verdiğini belirten Ahmed, askeri polisin ihlalleri takip ettiğini savundu.

‘Arap aşiretler Kürtlere karşı silahlandırıldı’ iddiası

Hükümetin Arap aşiretlerini Kürtlere saldırmaları için silahlandırdığı iddialarının doğru olmadığını savunan Suriye Dışişleri Bakanlığı yetkilisi Ahmed, aşiretlerin sadece kendi bölgelerini savunduğunu belirtti.

İsrail ile Golan Tepeleri karşılığında DSG’ye operasyon izni alındığı yönündeki iddiaları "gerçek dışı" olarak niteleyen Suriyeli yetkili, kuzeydoğudaki operasyonların tamamlanmasının ardından ordunun rotasını güneydeki Süveyda kentine çevireceğini ve burayı da merkezi otoriteye bağlayacaklarını ilan etti.

Yorumlar

Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın

Yorum yazın

Gerekli
Gerekli