İnsan Hakları İzleme Örgütü’nden 'Suriye' raporu: 'Uluslararası hukuk ihlal ediliyor'

Erbil (Rûdaw) - İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), Rojava’da devam eden çatışmalara dair yayımladığı son raporunda, bölgedeki aktörlerin uluslararası hukuku hiçe sayan eylemlerine dair sarsıcı detaylar paylaştı.

Bugün kamuoyuna sunulan kapsamlı çalışmada, hem Suriye ordusu hem de Demokratik Suriye Güçleri (DSG) hak ihlalleri işlemekle suçlanıyor.

Saha verileri ve tanıklıklara dayandırılan rapor, çatışmaların sivil halk üzerindeki yıkıcı etkisini ve savunmasız grupların karşı karşıya kaldığı tehlikeleri mercek altına alıyor.

Halep’te savaş suçları ve zorla kaybedilmeler                

Raporun en dikkat çeken kısımlarından birini, Halep mahallelerinde kaydedilen ve örgüt tarafından teyit edilen görüntüler oluşturuyor.

Hükümet yanlısı grupların, hayatını kaybeden bir kadın savaşçının bedenini bir binanın çatısından aşağı attığının görüldüğü sahneler raporda geniş yer buldu.

 İnsan Hakları İzleme Örgütü, bu eylemi "cesede saygısızlık" olarak tanımlayarak eylemin uluslararası teamüllere göre net bir savaş suçu teşkil ettiğini vurguladı.

 Eş zamanlı olarak Halep’te geniş çaplı bir gözaltı dalgasının başlatıldığı, akıbetleri hakkında bilgi alınamayan onlarca Kürt vatandaşın zorla kaybedilme riskiyle karşı karşıya olduğu bildirildi. 

Temel ihtiyaçlar savaş silahına dönüştürüldü 

İnsani krizin bir diğer boyutu ise stratejik altyapı tesislerinin kontrolü üzerinden yürütülüyor. Suriye hükümet güçlerinin Teşrin Barajı’nın kontrolünü sağlamasının ardından Kobani ve Halep’in bir bölümüne giden hayati kaynakları kestiği bilgisi raporda yer aldı.

Örgütün Orta Doğu Direktör Yardımcısı Adam Coogle, bölgedeki sivil halkın cezalandırılmasına yönelik bu adımı sert bir dille eleştirdi.

Coogle, "temel ihtiyaçların sivil halka karşı bir silah olarak kullanılması, savaş kanunlarının açık bir ihlalidir ve binlerce kişinin hayatını tehlikeye atmaktadır" değerlendirmesinde bulunarak uluslararası toplumu acil önlem almaya çağırdı. 

İnsani koridorlarda keskin nişancı tehdidi         

Göç verilerine göre çatışmalar nedeniyle yerinden edilenlerin sayısı 13 bine ulaşırken, sivillerin güvenli bölgelere geçiş çabalarının da engellendiği belirtiliyor.

Görgü tanıklarının ifadelerine yer verilen raporda, hükümetin güvenli olduğunu iddia ettiği “insani koridorların her iki tarafın keskin nişancıları tarafından ateş altında tutulduğu” ifade edildi.

Sivillerin kaçmaya çalışırken hedef alındığı, bazı durumlarda ise bölgedeki asayiş birimleri ve DSG unsurlarının halkın çatışma alanlarını terk etmesine fiziksel engeller çıkardığına dair bulgular paylaşıldı.

IŞİD tutuklularının Irak’a nakli ve işkence riski 

Raporun son bölümü, Al-Hol ve Roj kamplarındaki güvenlik boşluğuna ve Amerika Birleşik Devletleri’nin yaklaşık 7 bin IŞİD mensubunu Irak’a nakletme planına odaklanıyor.

 DSG’nin sahadan çekilmesiyle kamplarda yağma olaylarının baş gösterdiği ve 120 mahkumun firar ettiği belirtilirken, asıl büyük tehlikenin nakil sürecinde yaşanabileceği uyarısı yapıldı.

 Irak’taki yargı sürecine dair ciddi endişelerini dile getiren HRW, "Irak mahkemelerinin adaletsiz yargılama ve işkence konusunda kötü bir sicili var" hatırlatmasında bulundu.