HRW’den Kobani ve Rojava uyarısı: İnsani durum oldukça ciddi

Haber Merkezi - İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) dün yaptığı açıklamada, Suriye ordusunun Kürtlerin liderliğindeki Demokratik Suriye Güçleri'nin (DSG) kontrolündeki bölgeleri geri almak için başlattığı son saldırıların ardından, Kürt kenti Kobani’de "ciddi bir insani durumun" geliştiği ve Rojava’da sivillerin "kitlesel olarak yerinden edilmesinin" vahim sonuçları olduğu konusunda uyardı.

Rûdaw’a konuşan HRW Ortadoğu Direktör Yardımcısı Adam Coogle, bölge sakinlerinden gelen "ciddi insani yardım, su ve gıda sıkıntısı" raporlarına ve devam eden elektrik kesintilerine atıfta bulunarak, "Kobani'deki durum çok endişe verici" dedi.

Kobani'nin aynı zamanda "Suriye'nin diğer bölgelerinden gelen pek çok yerinden edilmiş insanın sığındığı bir yer" olduğunu kaydeden Coogle, "Orada kesinlikle ciddi bir insani durum söz konusu" diye ekledi. Coogle, "sorumlu olan herkese" elektrik ve temel hizmetlerin geri dönmesini sağlama çağrısında bulunarak, tüm tarafları "sivil bölgelere yönelik orantısız saldırı teşkil edecek bombardımanlar da dahil olmak üzere her türlü hukuksuz saldırıdan kaçınmaya" çağırdı.

Coogle, "Sivillerin güvenli bir şekilde gidebileceği bir yer olmalı” dedi.

"Yardım konvoylarının ulaşması hayati önemde"

Adam Coogle, aralarında Rûdaw'ın öncülüğünde yürütülen yardım kampanyası kapsamında gönderilen TIR’ların da bulunduğu yardım konvoylarının, halkın temel ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için etkilenen bölgelere ulaşmaya devam etmesinin önemini vurguladı.

Coogle, "Sivillerin refahından sorumlu olanlar; ister Rûdaw konvoyundan, ister BM'den veya diğer insani yardım sağlayıcılarından gelsin; gıda, barınma, su ve temel hizmetler gibi temel ihtiyaçların onlara ulaşmasına izin vermelidir" dedi.

Kayıp kişilere de dikkat çeken Coogle, "Kayıp ve akıbeti bilinmeyen insanlar var" diyerek hem yerinden edilenler hem de kaybolanlar için ciddi endişelerini dile getirdi. Coogle, tüm tarafların bu insanları korumak, yardım almalarını sağlamak ve sivillere gidebilecekleri güvenli bir yer sunmak için mümkün olan her türlü önlemi almasının zorunlu olduğunu vurguladı.

Ölü ve yaralı sayısı artıyor

Ocak ortasındaki saldırılardan önce Suriye Arap Ordusu, Halep'in kuzeyindeki Kürt nüfusun çoğunlukta olduğu Eşrefiye ve Şeyh Maksut mahallelerinin kontrolünü DSG'ye bağlı Kürt İç Güvenlik Güçleri'nden (Asayiş) geri almak için bir saldırı başlatmıştı. Asayiş, IŞİD’in Suriye ve Irak'taki yükselişinden bu yana yaklaşık on yıldır bu iki mahallenin güvenliğini sağlıyordu.

İngiltere merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi'nin (SOHR) pazar günü yayınladığı rapora göre, şiddet olayları 43'ü sivil olmak üzere en az 82 kişinin ölümüne yol açtı. Barzani Yardım Vakfı (BCF) ise Rûdaw'a yaptığı açıklamada yaklaşık 150 bin kişinin yerinden edildiğini belirtti.

Suriye güçlerinin askeri tırmanışı sırasındaki insan hakları ihlalleri sorulduğunda Coogle, "Çok endişe verici videoların ortaya çıktığını gördük. Her iki taraftan da ciddi suistimal iddiaları var. Bu görüntüleri bağımsız olarak doğrulayamasak da hukuksuz saldırı, yargısız infaz veya diğer suistimal iddialarını araştırmaya devam edeceğiz" dedi.

Coogle ayrıca Rojava’daki son gelişmelerin "Pandora'nın kutusunu açtığı" uyarısında bulundu. Coogle, "Bu sorular çözümsüz kaldığı sürece Suriye'de istikrarsızlığın devam etmesini bekleyebiliriz" ifadelerini kullandı.

Ne olmuştu?

Ocak ayı ortasında Suriye Arap Ordusu ve bağlı silahlı gruplar; Doğu Halep, Deyrezor, Rakka ve Rojava'nın doğusundaki Haseke vilayeti yakınlarında DSG'nin elindeki bölgeleri ele geçirmek için geniş çaplı bir saldırı başlatmıştı.

Suriye Arap Ordusu tarafından geri alınan bölgeler, daha önce Kürt güçlerinin IŞİD'den kurtardığı ve örgütün geri dönüşünü engellemek için kontrol altında tuttuğu yerlerdi.

ABD'nin aracılık ettiği ateşkes cumartesi günü 15 gün daha uzatılarak Suriye'nin saldırıları geçici olarak durdurulmuştu.

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) Ortadoğu ve Kuzey Afrika Sözcüsü Rula Amin, Rûdaw'a yaptığı açıklamada, gerilimin tırmanması nedeniyle 100 binden fazla kişinin yerinden edildiğinin tahmin edildiğini söyledi. Amin, "Sadece Rojava'nın doğusundaki Haseke ilinde 4 binden fazla aile toplu barınma merkezlerine sığındı” dedi.