Tuncer Bakırhan: Kürtler statüsüz yaşamak, dilsiz yaşamak istemiyor, onurluca yaşamak istiyor
Haber Merkezi - Diyarbakır’da 1 Şubat Rojava ile dayanışma günü vesilesiyle düzenlenen yürüyüşte konuşan DEM Parti Eş Başkanı Tuncer Bakırhan, “Suriye rejimi antlaşmaya uyarsa Ortadoğu kazanır, Türkiye kazanır, hepimiz kazanırız” dedi. Bakırhan “Kürtler statüsüz yaşamak, dilsiz yaşamak istemiyor. Onurluca yaşamak istiyor. Rojava devrimi öyle basit üzerinden geçilerek unutulacak bir devrim değil. Devletin bile önünden geçemediği karanlığı yendiler” ifadelerini kullandı.
Demokratik Kurumlar Platformu öncülüğünde, 1 Şubat Dünya Rojava ile Dayanışma Günü kapsamında Diyarbakır Koşuyolu Parkı İnsan Hakları Anıtı önünden Ofis AZC Plaza önüne gerçekleştirilen yürüyüşe, siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcilerinin de olduğu on binlerce kişi katıldı.
Alkış, zılgıt, sloganlar ve coşkuyla AZC Plaza önünde yürüyüşünü tamamlayan kitle, burada açıklama yaptı.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, konuşmasına, “Yaşasın Rojava Devrimi, Rojava Devrimi’ni kutluyoruz. Kürt kadınlarının, Kürt halkının mücadelesini kutluyoruz” diyerek başladı.
“Rojava Dünyayı karanlık IŞİD belasından kurtardı”
Kar, kış demeden dünyanın neresinde olursa olsun Kürtlerin uğramış olduğu zulüm karşısında onurluca tavrını ortaya koyan halklara teşekkür eden Bakırhan, “15 yıl önce bugün başta Ortadoğu olmak üzere dünyayı karanlık bir zulüm dalgası almış götürüyordu. Suriye’de, Rojava’da, Kürt kadını, devrimciler, Kürtler dünyanın karşısındaki bu karanlığı mücadelesiyle canı pahasında bitirerek, Rojava’yı özgürleştirdi. Dünyayı karanlık IŞİD belasından kurtardı. İşte o kadın devrimi Halep’te bastırılmaya başlandı. Şeyh Maksud’da Eşrefiye’de çeteler, rejim güçleri, paramiliter güçler dünyanın ilan ettiği, saygı gösterdiği, Rojava devrimini bitirmek istediler. Ama bir şeyi unuttular Duhok’u, Zaho’yu Süleymeniye’yi Amed’i Van’ı Siirt’i İzmir’i, Kars’ı oradaki halkların direnişini ve dayanışmasını unuttular. Bugün Rojava’da 30 Ocak antlaşması varsa, Süleymaniye’den Duhok’a Zaho’ya kadar Hewlêr’den Amed’e kadar sizlerin mücadelesi sayesinde. Bir kez daha sizin bu mücadelenizi kutluyorum” dedi.
“Kürtler Suriye’nin demokratik parçası olmak istiyor”
Bakırhan konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Siz olduğunuz için teslimiyet anlaşması yerine 30 Ocak’ta bir anlaşma imzalandı. Bizler Rojava devriminin devamcılarıyız. Rojava’daki bu antlaşmayı sonuna kadar takip edeceğiz, izleyeceğiz. Rojava’nın dünyaya armağan ettiği kadın devriminin başarıya ulaşması için dün olduğu gibi, bugün Amed’de on binlerle birlikte takipçisi olacağız. Herkes aklını başına toplasın. Hiç kimse Kürtlerle oyun oynamasın. Kürtler demokrasi, eşitlik, hakkını, hukukunu istiyor. HTŞ yönetimi şunu çok iyi görsün. Kürtler Suriye’nin demokratik bir parçası olmak istiyor. Ama hakkıyla, kimliğiyle, statüsüyle birlikte olmak istiyor.
“Suriye rejimi 30 Ocak’ta ki antlaşmaya uyarsa Ortadoğu kazanır, Türkiye kazanır, hepimiz kazanırız”
Eğer Suriye rejimi 30 Ocak’ta ki antlaşmaya uyarsa Ortadoğu kazanır, Türkiye kazanır, hepimiz kazanırız. Oradaki demokratik adımlar buradaki sürecin ilerlemesini sağlar. Günlerdir meydanlardayız. Kürtler onurlu bir yaşam istiyor. Kürtlerin kimsenin toprağında, malınca, canında gözü yok. Kürtler herkes onların hakkına ve hukukuna riayet etsin istiyor. Dünya insanlık tarihine DAİŞ gibi karanlık bir belayı yenerek adını altın harflerle yazdıran Kürtler onurluca yaşamak istiyor.
“Kürtler statüsüz yaşamak, dilsiz yaşamak istemiyor”
Kürtler statüsüz yaşamak, dilsiz yaşamak istemiyor. Onurluca yaşamak istiyor. Rojava devrimi öyle basit üzerinden geçilerek unutulacak bir devrim değil. Devletin bile önünden geçemediği karanlığı yendiler. Uluslararası demokratik kamuoyuna da sesleniyoruz. Kürtleri beladan kurtaran Kürtlerle dayanışma günüdür. Kürtler dünyayı beladan kurtardılar, sizlerde onlarla dayanışmak durumundasınız. Bir yüz yıl daha dilsiz, statüsüz kalmasına asla izin vermeyeceğiz. Kürtler yüzyıldır kendilerine biçilen kadere isyan ediyor. Yüzyıl daha kimliksiz yaşamak istemiyor. Bunu anlamak gerekiyor. Boş algılarla, tartışmalarla ne Türkiye’nin ne Suriye’nin ne de Rojava’nın gündemini meşgul etmeye gerek yok. Dünya halklar tarihinde özgür demokratik bir zeminde kendimizi yaşatmak istiyoruz. “
“Öcalan’a, Mesud Barzani’ye teşekkür ediyoruz”
“Rojava’yı Suriye’yi Arap ve Kürt çatışmasından kurtaran Sayın Öcalan’a teşekkür etmek istiyoruz” diyerek sözlerini sürdüren Bakırhan, şöyle devam etti:
“Rojava’da Kürtlerle Araplarla karşı karşıya getirilerek bir iç savaş tezgahı yapıldı. Sayın Öcalan bu oyunu da boşa çıkardı. Yine Sayın Mesud Barzani’ye de teşekkür etmek istiyoruz. Başından beri yapıcı tutumuyla birlikte 30 Ocak anlaşmasının oluşması için büyük katkılar sundu. Neçirvan Barzani’ye de teşekkür etmek istiyorum. Sayın Bafil Talabani’ye de teşekkürlerimizi iletmek istiyoruz. Buradan tarih yazan Hewler’de ki ve Suriye’deki halklarımıza da binlerce kez teşekkür ediyoruz.
“Tarihte ilk defa 4 parçadaki Kürtler bir konuda birlik oldu”
Tarihte ilk defa 4 parçadaki Kürtler bir konuda birlik oldu, Rojava konusunda. Rojava Kürtlerin kırmızıçizgisidir. Rojava’yı destekleyen başta Kürtler olmak üzere onlarla dayanışan devrimcilere de teşekkür etmek istiyoruz. Moralinizi bozmayın, algılara kanmayın, Kürtler yalnız değil 50 milyondur. Biz kendi öz gücümüzle her hangi bir bölgesel güce dayanmadan emekçilerin ezilenlerin alın teriyle, canıyla kanıyla bu günlere geldik. Bugünden sonra da hiç kimse yüzyıl daha Kürtleri dilsiz, statüsüz, kimliksiz yaşatamaz. Bizler yüzyıl daha zulüm düzenine evet demeyeceğiz. Suriye’de bir anlaşma imzalandı. Bu anlaşmayı olumlu görüyoruz. Türkiye’deki yetkilileri de Rojava’da etkili rol oynamaya davet ediyoruz. Kürtlerin dilini kültürünü alması konusunda yapıcı tutum almasını istiyoruz.
“Kürtler tehdit değil. Kürtler hiçbir zaman hiçbir halka tehdit olmadı”
Kürtler tehdit değil. Kürtler hiçbir zaman hiçbir halka tehdit olmadı, bundan sonra da olmayacak. Bizim bu sokaklarda direnmemizin tek sebebi var. İnkar edildik, reddedildik. Bunun bitmesi için mücadele ediyoruz. Tekçilik bittiği zaman bizlerde demokratik bir zeminde insanca yaşayacağız. Anlaşmayı takip edeceğiz, uyanık olacağız. Yeni kandırmalara, oyunlara hayır diyeceğiz. Rojava’yla dayanışacağız. Demokratik tepkimizi bugün olduğu gibi ortaya koyacağız.”
“Şara, Kürtlerin idari statüsünü tanımalıdır”
Ahmet El Şara’ya da seslenen Bakırhan şunları söyledi:
“Kürtlerin idari statüsü tanınmalıdır. Anayasal güvence altına alınmalıdır. Bu sürecin takipçisi olacağız. Hiç kimsenin emeği boşa gitmedi. Hiçbir zindanda direnen, ömrünü veren hiçbir arkadaşımızın mücadelesi boşa gitmedi. Kürtler Suriye’de bir anlaşma imzaladı. Türkiye’de demokratik toplum süreci de devam ediyor. Suriye’de bir anlaşma oldu, sıra Türkiye’de. İnanıyorum ki dün olduğu gibi, bugün olduğu gibi yarın da Amed partisiyle birlikte sürecin başarıya ulaşması için elinden geleni yapacaktır.”