Haber Merkezi – Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası’nın (DTSO) nisan ayı olağan meclis toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan DTSO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kaya, çözüm ve normalleşme sürecine dikkat çekerek, “Çatışmasızlık hali bir eşiktir ancak yeterli değildir. Toplumsal normalleşmenin sağlanması için çerçeve bir yasa bir an evvel çıkarılmalıdır” dedi.
Meclis Başkan Yardımcısı Mehmet Tazgel tarafından yönetilen toplantıda konuşan Kaya, kent ekonomisi, yürütülen çalışmalar ve çözüm sürecine dair değerlendirmelerde bulundu.
“Çerçeve yasa bir an evvel çıkarılmalı”
Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası, Demokratik Gelişim Enstitüsü, Doğu ve Güneydoğu İş Kadınları Derneği, DTSO İş Kadınları Meclisi ve TOBB Diyarbakır Kadın Girişimciler Kurulu iş birliğiyle nisan ayında düzenlenen “Kadınlar Barışı Konuşuyor” etkinliğinin önemine dikkat çeken Kaya, şunları söyledi:
“Yeni bir sürecin tartışıldığı bu dönemde kadınların barışa dair söz üretmesi önemli bir adımdır.
Çalışmanın temel sonucu; çatışmasızlık ortamının ötesine geçilerek kalıcı ve pozitif barış için yasal düzenlemelerin bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğidir.
Bu çağrıyı biz de destekliyoruz. Çatışmasızlık hali bir eşiktir ancak yeterli değildir. Toplumsal normalleşmenin sağlanması için çerçeve bir yasa bir an evvel çıkarılmalıdır.”
Kobani’ye insani yardım tırları
DTSO’nun da içerisinde yer aldığı Diyarbakır Kent Koruma ve Dayanışma Platformu tarafından Kobani için toplanan insani yardım tırlarını hatırlatan Kaya,
“İlk aşamada 25 tır gönderdik ve ablukayı aşarak bu yardımları Kobani’ye kadar ulaştırmayı başardık. Kampanyayı sürdürdük ve ikinci aşamada 21 tırlık bir yardım konvoyu daha hazırladık. Ancak ne yazık ki tüm ısrarlarımıza rağmen bu yardımları henüz Kobani’ye ulaştıramadık. Bunun temel nedeni, Suriye hükümetinin yardımların doğrudan Kobani’ye değil, kendisine yakın bir sivil toplum kuruluşu üzerinden, Kobani’ye yakın bir yerleşim birimine teslim edilmesi yönündeki ısrarıdır.
Biz bu yaklaşımı kabul etmedik. Şu an yardım tırları Suriye sınırının yaklaşık 8 kilometre içinde, AFAD’ın bir merkezinde bekletiliyor. Ben de bizzat oraya gittim. Bu yardımların Kobani’ye ulaştırılması için hem siyasi kesimlerle hem de Türkiye’deki yetkililerle temaslarımız sürüyor. Gözlemimiz şu ki, Türkiye hükümeti bu konuda olumsuz bir tutum içinde değil; aksine önceki yöntemin devamından yana bir yaklaşım sergiliyor. Ancak Suriye merkezi hükümeti ne yazık ki bu konuda direncini sürdürüyor. Biz de bölgedeki sivil toplum platformları olarak, Suriye merkezi hükümetinin bu tutumundan vazgeçmesi için iki gün önce uluslararası insan hakları örgütlerine, yardım kuruluşlarına ve Birleşmiş Milletler’e çağrıda bulunduk.
Amacımız, yardım malzemelerinin bir an önce ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması ve bu engelleyici tutuma karşı uluslararası kamuoyunun dikkatini çekmektir.”
Yorumlar
Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın
Yorum yazın