Ankara (Rûdaw) - Türkiye’de yaşayan Necla Özmen isimli vatandaş, ABD’nin 47. Başkanı seçilen Donald Trump’ın öz kızı olduğunu iddia etti. Rûdaw’a konuşan Özmen, bu bilgiyi kendisini büyüten ailesinden 2017 yılında öğrendiğini öne sürerken, iddiasını kanıtlamak için DNA testi talep ediyor.
Türkiye’de yaşayan Necla Özmen, Rûdaw muhabiri Ali Tahsin Güney’e verdiği röportajda, ABD Başkanı Donald Trump’ın biyolojik babası olduğunu öne sürdü. Henüz herhangi bir resmi belge veya DNA testi ile doğrulanmayan bu iddia, Özmen’in anlatımlarına ve kendisini büyüten ailenin beyanlarına dayanıyor.
"Gerçeği televizyonda Trump'ı görünce öğrendim"
1971 yılında dünyaya gelen Necla Özmen, 46 yaşına kadar biyolojik ailesi hakkında hiçbir bilgisinin olmadığını belirtti. Özmen, gerçeği 2017 yılında, Donald Trump’ın ilk başkanlık döneminde televizyona çıktığı sırada, kendisini büyüten annesinden öğrendiğini söyledi.
Özmen o anı şu sözlerle anlattı:
"Beni yetiştiren annem, 2017'de Trump başkan olduğunda ekranda onu gösterdi ve 'Baban bu' dedi. İnanmak istemedim, çok düşündüm. Ancak bana beni veren kişinin, yani babamın bilgilerini ilettiğini söylediler. Bugüne kadar üzülmemem için saklamışlar."
NATO askeri baba ve "Sofia" isimli anne iddiası
Özmen’in iddiasına göre olaylar zinciri 1970'li yılların başında gerçekleşti. Kendisini büyüten babasının o dönemde NATO’da görevli bir asker olduğunu belirten Özmen, biyolojik annesinin "Sofia" adında Amerikalı bir kadın olduğunu öne sürdü.
Özmen, "Babam (büyüten kişi) NATO'da görevliyken biyolojik annemle tanışmış. Anemin o dönem Donald Trump ile ilişkisi varmış ve hamile kalmış. Doğumu burada yapmış. Daha sonra bebeği, tanıdığı ve güvendiği için benim şu anki aileme teslim etmiş" ifadelerini kullandı.
Biyolojik annesinin daha sonra vefat ettiğinin kendisine söylendiğini belirten Özmen, Trump’ın o dönem durumu kabul etmediğini iddia etti.
Yargı "Mesnetsiz" buldu, Büyükelçiliğe mektup yazdı
İddiasının peşine düşen Necla Özmen, konuyu Türkiye’de yargıya taşıdığını ancak mahkemenin iddiaları "mesnetsiz" (dayanaksız) bularak davayı reddettiğini açıkladı.
Mahkemenin tavrını eleştiren Özmen, "Hakim araştırmadan, karşıdaki insanın konumuna göre karar verdi. Bunu hem bana hem de Sayın Trump'a hakaret sayıyorum" dedi.
Hukuki mücadelesini uluslararası boyuta taşımaya çalışan Özmen, kendi imkanlarıyla İngilizce bir dilekçe hazırlayarak ABD Büyükelçiliği aracılığıyla Aile Mahkemesi'ne başvurduğunu belirtti.
Belge yok, "Hissiyat" var
Röportajda biyolojik annesine veya doğumuna dair elinde resmi bir doğum belgesi olmadığını, Sağlık Bakanlığı kayıtlarında da bir veriye ulaşılamadığını itiraf eden Özmen, iddiasını daha çok fiziksel ve karakteristik benzerliklere dayandırıyor.
Trump ile kendi karakterini benzeten Özmen, "Ona karşı bir yakınlık hissediyorum. Konuşması, yüz ifadesi, sert yapısı bana benziyor. Ben de onun gibi tuttuğunu koparan, haksızlığa gelemeyen biriyim" şeklinde konuştu.
Tek talebi: DNA testi
Yıllardır süren belirsizliği sona erdirmek istediğini vurgulayan Özmen, maddi bir beklentiden ziyade gerçeğin ortaya çıkmasını istediğini söyledi.
Özmen, "Tek çare, Sayın Trump'ın kabul etmesi halinde yapılacak bir DNA testidir. Eğer sonuç pozitif çıkarsa tabii ki neden arayıp sormadığını sorarım. Ancak bunu öğrenmenin tek yolu bilimsel testtir" dedi.
Yorumlar
Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın
Yorum yazın