Haber Merkezi - CHP tarafından 31 Ocak’ta İstanbul’da düzenlenen “Toplumsal Barış ve Demokrasi Konferansı”, kameraların kapandığı bölümlerde Kürt sorununun çözümü, bölgesel eşitsizlik ve barış inşasına dair çarpıcı değerlendirmelere sahne oldu.
Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer ve Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın fikir öncülüğünde hayata geçen konferans, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in ev sahipliğinde yedi saat sürdü.
Sembol isimlerle barış sofrası
Medyascope'un haberine göre Özgür Özel, konferanstan bir gece önce barış mücadelesinin sembol isimlerinin aileleriyle bir araya geldi. Yemekte Türkan Elçi, Rakel Dink, Gülten Kaya, Fatoş Güney, Ceren Önder Kandemir ve DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan yer aldı. Özel, konferansı “barışa adanmış hayatlara” ithaf ederek, Kürt meselesinde çözüm iradesinin toplumsallaşması gerektiği mesajını verdi.
Mithat Sancar: Kürt sorunu ve demokrasi birbirinden ayrılamaz
Konferansın en dikkat çekici konuşmalarından birini DEM Parti Milletvekili ve İmralı Heyeti Üyesi Mithat Sancar yaptı. CHP’nin bu girişimini “kritik bir eşik” olarak nitelendiren Sancar, Kürt sorununun çözümünün Türkiye’nin demokratikleşmesiyle olan kopmaz bağına vurgu yaptı:
“Demokrasiden ayrı bir Kürt sorunu çözümü yok; Kürt sorunu çözülmeden de demokratikleşme mümkün değil. Barış, sadece masada atılan bir imza değildir; toplumsal ve kültürel bir inşa sürecidir.”
Sancar, Suriye’deki gelişmelerin de sürece etkisine değinerek, ırkçılığın kamusal alandaki yükselişine karşı barışın bir “sağaltma süreci” olması gerektiğini belirtti.
İrlanda’dan barış dersleri
Konferansa video mesajla katılan İrlanda eski Dışişleri Bakanı Dermot Ahern, İrlanda deneyiminden yola çıkarak önemli uyarılarda bulundu. Barış süreçlerinin riskli ve zorlu olduğunu belirten Ahern, “Masanın karşısındakini dinlemek, diline ve kültürüne saygı duymak temeldir. Megaloman diplomasisini bir kenara bırakıp karşıdakinin yerine kendinizi koymalısınız” dedi.
Bölgesel eşitsizlik ve "güvenlik politikaları" eleştirisi
İktisat tarihçisi Prof. Dr. Şevket Pamuk, Türkiye’nin batısı ile doğusu arasındaki derin ekonomik uçuruma dikkat çekti. Batıdaki ortalama gelirin doğudakinin iki buçuk katından fazla olduğunu belirten Pamuk, kalıcı barışın ancak ekonomik adalet ve yerel yönetimlerin güçlendirilmesiyle mümkün olacağını ifade etti.
Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Kaya ise devletin bölgeye yönelik “güvenlik odaklı” yaklaşımlarını eleştirerek şunları söyledi:
“Güvenlik politikalarıyla Kürtleri sistemli olarak yoksullaştıran bir süreçten bahsediyoruz. CHP, Kürt hassasiyetini kurumsal kimliğine almalı. Bu, sadece şahısların inisiyatifiyle kalırsa çözüm şansı olmaz.”
Mehmet Kaya’nın Özgür Özel ile Türk Eczacıları Birliği (TEB) dönemine dayanan dostluklarına değinmesi ise salonda gülümsemelere neden oldu. Kaya, “Özgür Bey genel sekreterken doğu ve batıdaki eczacı odalarını bir araya getirmişti. O olmasaydı biz İzmir Oda Başkanı’nın çayını içemezdik” dedi.
Ahmet Özer: Her şeye rağmen barış
Görevden alınarak yerine kayyum atanan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, salondan büyük alkış alan konuşmasında barışta ısrarcı olduklarını vurguladı. Özer, “Canımızı dişimize takmışız, her şeye rağmen ‘barış’ diyoruz. Yaşasın barış!” sözleriyle konuşmasını sonlandırdı.
Özgür Özel, kapanışta yaptığı konuşmada hazırlanan sonuç bildirgesinin tarihe not düşeceğini ve ortak gelecek buluşmalarının devam edeceğini belirtti.
Yorumlar
Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın
Yorum yazın