Bakan Hakan Fidan: 'En olumsuz senaryo bölgesel istikrarsızlık'

Haber Merkezi - ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının dördüncü gününde çatışmalar genişlerken, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan hem savaşın olası seyrine hem de Türkiye’nin tutumuna ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. “Karşılıklı saldırılar bir an önce durmalı, diplomasiye dönülmeli” diyen Fidan, Türkiye’nin her türlü senaryoya hazır olduğunu vurguladı.

Çatışma genişliyor, diplomasi çağrısı yükseliyor

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları dördüncü gününde sürerken, İsrail ordusu yeni hava operasyonları başlattığını duyurdu. İran medyası ise stratejik önemdeki Hürmüz Boğazı’nın kapatıldığını bildirdi.

Medya temsilcileriyle bir araya gelen Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, gelişmelerin yalnızca bölgeyi değil küresel istikrarı da riske attığını söyledi.

Fidan, şu ana kadar İran’ın bölgedeki vekil unsurlarında belirgin bir hareketlilik görülmediğini, ancak Hizbullah cephesinde bazı kıpırdanmalar yaşandığını belirtti.

“En olumsuz senaryo: Bölgesel istikrarsızlık”

Fidan’a göre mevcut şartlarda en kötü ihtimal, çatışmaların tırmanarak İran’la birlikte tüm bölgeyi içine çeken bir istikrarsızlık sürecine dönüşmesi.

Enerji boyutuna dikkat çeken Fidan, İran’dan doğalgaz akışının kesilmesi ya da Körfez ülkelerinden enerji tedarikinde yaşanacak ciddi aksamanın küresel enerji güvenliğini tehdit edeceğini söyledi.

Hürmüz Boğazı ve enerji riski

Bakan Fidan, İran’ın Arap ülkelerindeki ABD üslerini hedef almasının daha büyük bir güvenlik krizini tetikleyebileceğini ifade etti.

Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının ise küresel finans ve enerji piyasalarında ciddi dalgalanmalara yol açabileceğini belirten Fidan, bunun ABD’yi hızlı bir sonuç almaya zorlayabileceğini kaydetti.

“Savaş daha erken başlayacaktı”

Fidan, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun İran’ı yalnızca askeri kapasitesiyle değil, rejimin kendisiyle tehdit olarak gördüğünü söyledi.

Türkiye’nin savaşın başlamasını geciktirmek için diplomatik çaba gösterdiğini ifade eden Fidan, “Aslında savaş daha erken başlayacaktı, biz biraz geciktirmiş olduk” dedi.

İran’ın stratejisi ve bölgesel denge

Fidan’a göre İran, Körfez’deki enerji hedeflerini vurarak maliyet üretmeye çalışıyor. Ancak Tahran’ın beklediği uluslararası baskının oluşmayabileceğini belirtti.

İran’ın füze ve dron kapasitesini yoğun kullanması halinde İsrail üzerinde ciddi baskı oluşturabileceğini de sözlerine ekledi.

“Türkiye kendini her zaman korur”

İran’ın bölgedeki bazı hedeflere karşılık vermesi durumunda Türkiye’nin risk altında olup olmayacağı sorusuna Fidan net yanıt verdi:

“Türkiye kendini her zaman korur. Bunun için gerekli iradeye ve yeteneğe sahibiz.”

Kuzey Kıbrıs için mevcut tabloda ciddi bir risk görmediğini ifade eden Bakan Fidan, Avrupa Birliği yetkilileri, Fransa, Almanya ve Körfez ülkeleriyle yoğun temas halinde olduklarını söyledi.

“Barış istiyorsanız beraber çalışalım” mesajı verdiklerini belirten Fidan, çok katmanlı bir müzakere zemininin oluşabileceğini ifade etti.

Savaşın en erken İran’ın temel askeri kapasitesinin etkisiz hale getirilmesiyle, en geç ise rejim değişikliğiyle sona erebileceğini söyledi.

Bölgedeki Türk vatandaşlarının durumu

Fidan, İran’da yaklaşık 20 bin Türk vatandaşının bulunduğunu, şu ana kadar yaralanan ya da hayatını kaybeden kimsenin olmadığını açıkladı.

Üç sınır kapısından geçişlerin sürdüğünü, Konsolosluk Çağrı Merkezi’nin 24 saat esasına göre çalıştığını belirtti.

Türkiye’ye göç dalgası olur mu?

Fidan, olası göç senaryolarına karşı İçişleri Bakanlığı, AFAD, Kızılay ve MİT ile koordinasyon içinde olduklarını söyledi.

Şu an için İran’ın kendi vatandaşlarının çıkışına izin vermediğini belirten Fidan, Türkiye’nin gerekli planlamalara sahip olduğunu vurguladı.