İSTANBUL - Çoğu Kürt binlerce kağıt toplayıcısı geçim derdi ve baskılarla boğuşuyor
İstanbul (Rûdaw) - İstanbul’da büyük çoğunluğunu Kürtlerin oluşturduğu on binlerce işçi, geçimini kâğıt ve plastik atık toplayarak sağlıyor. Zor şartlar altında çalışan bu emekçiler, son dönemde hem devletin hem de belediyelerin baskılarıyla karşı karşıya. Kadıköy’de kâğıt depolarının kapatılmak istenmesi, işçilerin sert direnişine neden oldu.
Türkiye’nin en büyük metropolü olan İstanbul sokaklarında, resmi rakamlar net olmasa da yaklaşık 15 ila 20 bin kağıt toplayıcısının olduğu tahmin ediliyor. Bu işçilerin büyük bir kısmı Urfa, Bingöl, Bitlis gibi illerinden gelenlerden oluşuyor. İşçiler, kışın dondurucu soğuğunda çekçekleriyle çöpten ekmeklerini kazanmaya çalışıyor.
Son dönemde işçiler üzerinde "çifte baskı" oluşmuş durumda. Bir yandan devletin vergi düzenlemeleri, diğer yandan belediyelerin depo kapatma girişimleri işçileri zor durumda bırakıyor.
Kadıköy Belediyesi geri adım attı
CHP’li Kadıköy Belediyesi, "kentsel dönüşüm" gerekçesiyle Fikirtepe’deki 25 depoyu kapatmak istedi ancak işçilerin direnişi üzerine geri adım attı. Kadıköy Belediyesi Basın Ofisi'nden Rûdaw’a yapılan açıklamada, henüz resmi bir karar alınmadığı ve durumun yeniden değerlendirileceği ifade edildi.
Kürt işçiler, gurbette verdikleri bu mücadelenin tek sebebinin çocuklarının geleceği olduğunu söylüyor. Siverek’in Karacadağ bölgesinden gelen ve 15 yıldır bu işi yapan Sabah Hazar, "Kendi memleketimizde iş imkânı yoktu. Biz burada rezillik çekiyoruz ama çocuklarımız çekmesin diye uğraşıyoruz. Çöpten kazandığımızla çocuklarımızı okutuyoruz" dedi.
Sokaklardaki en acı tabloyu ise eğitimlerini yarıda bırakan çocuklar oluşturuyor. Siverekli 16 yaşındaki Yılmaz ve 14 yaşındaki Mikail, okul sıralarında olmaları gerekirken İstanbul sokaklarında boylarından büyük yükler taşıyor. 5. sınıfta okulu bırakan Yılmaz İstekli, "Babamın haline üzüldüğüm için okulu bıraktım. Pişmanım ama artık geçti. Sokaklar çok soğuk, bu yapılacak iş değil ama mecburuz" diyerek yaşadığı çaresizliği anlattı. Mikail Bayraktar ise sabah 06.00’dan akşam 20.00’ye kadar sokaklarda olduğunu ve ailesine yardım etmek zorunda kaldığını belirtti.
Fikirtepe’deki depolarda çalışan yaklaşık 400 işçi, günde 14 saatlik mesai karşılığında 400 ile 1000 lira arasında bir kazanç sağlıyor. Sosyal güvenceleri olmayan işçiler, her an trafik kazası riskiyle de karşı karşıya. İşçilerden Abidin Ay, "Birçok arkadaşımız yollarda araç çarpması sonucu hayatını kaybetti ya da sakat kaldı. Tek derdimiz çocuklarımızın okumasıdır" ifadelerini kullandı.
Belediyelerin operasyonları şimdilik durmuş olsa da işçilerin endişesi devam ediyor. İşçiler, insani koşullarda çalışabilmek ve çocuklarının da aynı kaderi paylaşmaması için güvenli bir çalışma ortamı talep ediyor.