Serhan Afacan: ABD’nin İran’da bir çıkış planı yok, Kürtlerin şu an harekete geçeceğini zannetmiyorum

1 saat önce
İran Araştırmaları Merkezi (İRAM) Başkanı Doç. Dr. Serhan Afacan
İran Araştırmaları Merkezi (İRAM) Başkanı Doç. Dr. Serhan Afacan
Etiketler Doç. Dr. Serhan Afacan İran Araştırmaları Merkezi (İRAM) İran Kürtler ABD İsrail
A+ A-

Erbil (Rûdaw) - İran Araştırmaları Merkezi (İRAM) Başkanı Doç. Dr. Serhan Afacan, ABD’nin İran operasyonunda net bir “bitiş stratejisi” olmadığını belirtti. Afacan, “Hamaney’in ölümü askeri mekanizmayı durdurmadı. İran, merkezi otoriteden bağımsız hareket edebilen ‘mozaik savunma doktrini’ ile saldırılara karşılık vermeye devam ediyor” dedi.

Rûdaw TV’de Hevidar Zana’nın sunduğu bültene katılan Doç. Dr. Serhan Afacan, savaşın sahadaki gerçeklerini ve bölgesel etkilerini yorumladı.

“ABD’nin İran için bir çıkış planı yok”

Savaşın ne zaman ve nasıl biteceğine dair belirsizliğin sürdüğünü ifade eden Afacan, ABD’nin stratejisini şu sözlerle eleştirdi:

“Haziran 2025’teki 12 günlük savaşta ABD’nin amacı belliydi; nükleer tesisleri vurdu ve çekildi. Ancak şu anki gidişata baktığımızda, ABD’nin net bir çıkış planı (exit plan) yok. Ne olursa ‘tamam’ deyip çıkacakları belli değil. İsrail ise rejim düşmese bile İran’ın tamamen istikrarsızlaşmasını ve kaos içinde kalmasını kendi stratejik hedefi olarak yeterli görebilir. Bu noktada Washington ve Tel Aviv arasında yaklaşım farkları var.”

Afacan, “İsrail, İran'da rejimin düşmesini ister ama rejim düşmese bile İran'ın tamamen istikrarsızlaşması, kaosun ortaya çıkması ve ülkenin zayıf kalması İsrail açısından yeterli bir hedef veya sonuç olabilir. Bu noktada Amerika Birleşik Devletleri ile İsrail'in yaklaşımlarının farklılaştığını düşünüyorum” dedi.

“Kara harekatı ABD için bir kabus olur”

Sadece havadan vurmakla İslam Cumhuriyeti rejimini düşürebileceklerini veya kökten değiştirebileceklerini zannetmediğini belirten Afacan, kara harekatının da mümkün görünmediğini söyledi.

ABD’li bazı senatörlerin kara harekatı imalarına değinen Afacan, bunun çok yüksek riskler barındırdığını vurguladı.

Afacan, “Teorik olarak Irak üzerinden bir kara girişi konuşulsa da, bu ABD askerlerini açık hedef haline getirir. Tahran, İran’ın tam merkezinde; oraya kadar yürüyerek bir operasyon yapmak askeri olarak çok zor. Ne ABD ne de İsrail şu aşamada böyle bir riski göze alamaz” dedi.

İRAM Başkanı, “Halkın ayaklanmasını bekliyor olabilirler; nitekim İsrail Başbakanı bunu birkaç defa söyledi, ABD Başkanı da benzer çağrılar yaptı. Ancak buradan da sonuç alacak gibi görünmüyorlar. Şu ana kadar herhangi bir şekilde o beklentiyi karşılayacak kitlesel bir halk hareketi olmadı. İran içindeki bazı örgütleri bu manada hareketlendirmek isteyebilirler; buna yönelik son iki gündür bazı haberler çıkıyor ama şu anki görüntüye bakarsak o istedikleri ayaklanma sonucunu elde edecek gibi durmuyorlar” ifadelerini kullandı.

“Kürt partileri ve iç muhalefet faktörü”

İran içindeki muhalif grupların ve Kürt partilerinin (PDK-İ, Komele, PAK, PJAK vb.) kurduğu koordinasyon merkezine değinen Afacan, “Bu birliktelik, illaki ABD saldırılarıyla eş zamanlı olarak rejime karşı silahlı bir mücadeleye girecekleri anlamına gelmiyor. Nitekim iki gün önce yaptıkları açıklamada, koşulların -tıpkı geçen Haziran'da olduğu gibi- elverişli olmadığını açıkça ifade ettiler. Dolayısıyla ben bu yapıların da böyle bir hareketi şu an için çok riskli bulacağı düşüncesindeyim” dedi.

Kürt örgütlerin Tahran’daki zayıflığı bir fırsat olarak görebileceğini ancak risklerin hala çok büyük olduğunu belirten Afacan, “Kürt örgütlerinin şu aşamada bir harekete girişeceğini hiç zannetmiyorum. Çünkü oradaki riskler çok büyük. Rejim güçlerinin bu bölgelerde hala güçlü olduğunu biliyoruz. Koşulların böyle bir müdahale için henüz oluşmadığı kanaatindeyim” şeklinde konuştu.

“Hamaney’in ölümü savaş makinesini durdurmadı”

Ali Hamaney’in öldürülmesinin sahadaki askeri karşılığı bitirmediğini belirten İRAM Başkanı, İran’ın savunma yapısına dikkat çekti.

Doç. Dr. Serhan Afacan, şunları kaydetti:

“İran bu tür bir çatışmaya karşı hazırlıklıydı. ‘Mozaik Savunma Doktrini’ uyarınca, sahadaki askeri birimler merkezi otoriteden emir beklemeden stratejik hedeflere atış yapabiliyor. Hamaney olsa da olmasa da bu sistem işliyor. Nitekim İran Dışişleri Bakanı Erakçi’nin de belirttiği gibi, bazı birimler inisiyatif alarak saldırıları sürdürüyor. Savaşın asıl etkisi Hamaney sonrası İran’ın iç politik dengelerinde görülecektir.”

Hatay/Dörtyol olayı ve Türkiye’nin tepkisi

Çatışmaların Türkiye sınırına yansımasına da değinen Afacan, Hatay’a düşen füze parçasıyla ilgili şu bilgileri paylaştı:

“Yayına girmeden kısa süre önce Türkiye makamları önemli bir açıklama yaptı. İran’dan ateşlenen bir füzenin Suriye/Hatay hattında NATO sistemleri tarafından düşürüldüğü ve parçaların Dörtyol’a düştüğü bildirildi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın, İranlı mevkidaşı Abbas Erakçi’yi arayarak duyulan rahatsızlığı iletmesi çok kritik bir diplomatik hamledir. Bu durum, Türkiye’nin hava sahası ihlallerine karşı ne kadar hassas olduğunu gösteriyor.”

 

Yorumlar

Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın

Yorum yazın

Gerekli
Gerekli