Öcalan’ın doğduğu ev müze olacak

Urfa (Rûdaw) – PKK lideri Abdullah Öcalan'ın 77’nci yaş günü kapsamında Amara Festival Günleri düzenlendi. Festivale, Öcalan’la İmralı Cezaevinde kalan Veysi Aktaş ve Çetin Arkaş ile Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanları Çiğdem Kılıçgün Uçar, Keskin Bayındır, Demokratik Birlik İnisiyatifi Eşsözcüsü Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, MEBYA-DER, TUAY-DER eşbaşkanları ve Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) milletvekilleri de katıldı.

Abdullah Öcalan, 4 Nisan 1949’da Urfa’nın Halfeti ilçesine bağlı Amara köyünde doğdu.

1999 yılında Kenya’da yakalanan Öcalan, 27 yıldır İmralı Cezaevi’nde bulunuyor. Öcalan’ı ziyaret eden kardeşleri ve yeğenleri, cezaevindeki yaşamı ve çözüm için yürüttüğü çalışmalar hakkında Rûdaw’a konuştu. 

Yeğeni ve Urfa DEM Parti Milletvekili Ömer Öcalan, Abdullah Öcalan’ın günlük yaşamına ilişkin bilgi vererek yaşamının disiplinli olduğunu söyledi.

Ömer Öcalan, “Onun yaşamı her zaman disiplinlidir. Yemek ve içmekten uyumaya kadar her şey planlıdır. Ancak az uyur. Tüm zamanını okumaya, yorum yapmaya ve analiz etmeye ayırır. Şu anda Sayın Öcalan ile birlikte cezaevinde 5 kişi daha kalıyor. Bir buçuk yılı aşkın süredir demokratik çözüm süreci için planlama yapıyor, bu konuda çalışıyor ve görüşmeler yapıyorlar” dedi.

“Benim meselem sadece Kürt sorununun çözümüdür”

Öcalan’ın kardeşi Mehmet Öcalan da Öcalan’ın temel hedefinin Kürt sorununun çözümü olduğunu ve en büyük isteğinin kanın durması olduğunu söyledi.

Mehmet Öcalan, “Diyor ki, ‘24 saat bunun üzerinde çalışıyorum; Kürt sorununu nasıl çözeriz diye.’ Başka hiçbir şeyle ilgisi yok. Tek bir hedefi var; bu sorunun çözülmesi ve kanın durmasıdır. Her zaman demokratik alanda bir çözümün nasıl bulunacağı üzerinde duruyor” diye konuştu.

Amara’daki ev müze olacak

Öcalan’ın talebi üzerine Amara köyündeki evi müze haline getiriliyor.

Aile, bu evin orijinal halinin korunmasını istiyor.

Ömer Öcalan, “Başkan Apo burada yaşadı. Bazen Cemil Bayık ve Kemal Pir de burada kaldılar. Hareketin öncülüğünü yapan birçok kişi bu evi ziyaret etti. Bu evin orijinalliğini korumak ve bu şekilde tarihte kalmasını istiyoruz” dedi.

Mehmet Öcalan ise evin geçmişine ilişkin şunları söyledi:

“Evimiz çok basitti. Bir su kuyusu vardı, tasla su içerdik. Gaz lambası vardı, üfleyerek söndürürdük ve karanlıkta uyurduk. Bu evi koruyacağız çünkü hepimiz burada büyüdük.”

2025’te yeni barış süreci çağrısı

Abdullah Öcalan, 27 Şubat 2025’te gönderdiği bir mektupla yeni bir barış sürecinin başlatılması çağrısında bulunmuştu.

O tarihten bu yana statüsü ve geleceği konusunda tartışmalar sürse de şimdiye kadar somut bir adım atılmış değil.