Van'daki depreme ilişkin Prof. Dr. Sözbilir'den kritik açıklama

Haber Merkezi – Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir, Van'ın Tuşba ilçesinde meydana gelen 5.2 büyüklüğündeki depreme ilişkin, "Bu büyüklükteki deprem, tek başına çok daha büyük ve yıkıcı bir depremin kesin habercisi olarak yorumlanamaz" dedi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) Deprem Bilim Kurulu Üyesi de olan Sözbilir, yazılı açıklamasında, depremin Van Gölü'nün kuzeydoğusunda, AFAD verilerine göre 5.2 büyüklüğünde ve 7 kilometre derinlikte orta ölçekli gerçekleştiğini belirtti.

Depremin meydana geldiği yer kabuğunun kuzey-güney doğrultusunda sıkıştığını, bu nedenle enerjinin diri faylar üzerinden açığa çıktığını aktaran Sözbilir, Van ile Muradiye arasında çok sayıda bindirme ve doğrultu atımlı fay bulunduğunu ifade etti.

Ulusal ve uluslararası sismoloji merkezlerinin değerlendirmelerine göre depremin, sıkışma sonucu oluşan bindirme fay kaynaklı olduğunu belirten Sözbilir, "Meydana gelen ana şokun ardından, büyüklükleri 4 seviyelerine varabilen artçı sarsıntıların yaşanması muhtemeldir. Bu büyüklükteki deprem, tek başına çok daha büyük ve yıkıcı bir depremin kesin habercisi olarak yorumlanamaz. Aksine o bölgedeki belirli bir fay hattında biriken enerjinin tahliyesi anlamına gelir" değerlendirmesinde bulundu.

Sözbilir, 5.2 büyüklüğündeki depremin, 2011'deki deprem sonrası komşu faylarda biriken enerjiden kaynaklanabileceğini dile getirdi.

Bu büyüklükteki bir depremin mühendislik kurallarına uygun ve zemin etüdü yapılmış binalarda yıkım ya da ağır hasara yol açmasının beklenmediğini belirten Sözbilir, şunları kaydetti:

"Ancak sarsıntının yüzeye yakın bir noktada gerçekleşmiş olması nedeniyle, özellikle kırsal kesimlerdeki yığma ve kerpiç yapılarda yahut daha önceki depremlerde yorulmuş ve hasar almış binalarda ufak çaplı çatlaklar veya dökülmeler gözlemlenebilir. Bu nedenle vatandaşlarımızın, yetkili kurumlar tarafından onay verilmedikçe çatlak veya hasar gördükleri yapılara girmekten kaçınmaları büyük önem taşımaktadır."